dağları ile cümle

dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.Podľa vedcov bude o 100 rokov všetok horský ľadovec fuč.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.Polul Nord. Am facut aceasta fotografie vara trecuta.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.Secondo gli scienziati entro 100 anni tutti i ghiacciai della montagna saranno scomparsi.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.Tudósok szeriint 100 éven belül a hegyekben teljesen eltűnnek a gleccserek.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.Và theo nhiều nhà khoa học trong vòng 100 năm tất cả mọi sông băng sẽ biến mất.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.Volgens wetenschappers zullen over 100 jaar alle berggletsjers verdwenen zijn.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.Zdaniem naukowców, w przeciągu 100 lat znikną wszystkie lodowce.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.Σύμφωνα με τους επιστήμονες σε 100 χρόνια όλοι οι παγετώνες των βουνών θα έχουν χαθεί.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.По мнению ученых, через сто лет все горные ледники исчезнут.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.לפי תחזיות מדענים בתוך 100 שנים כל קרחוני ההר יעלמו.
Bilim adamlarına göre yüz yıl içerisinde tüm buzul dağları yok olacak.وفقا للعلماء سيكون في 100سنة سيكون كل جبل متجمد قد ذاب.
Biliran dağlarında kükürt madenciliği yapılıyor.Hay minería de azufre en las montañas de Biliran.
Biliran dağlarında kükürt madenciliği yapılıyor.In de bergen van Biliran vindt zwavelmijnbouw plaats.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Au supravieţuit milenii în deşert, în permafrost, în vârful munţilor şi în fundul oceanelor.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Chúng đã tồn tại ngàn năm ở sa mạc, ở vùng cực, ở đỉnh núi, ở đáy biển.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.De har overlevet i årtusinder i ørkener, i permafrosten, på toppen af bjerge og på bunden af havet.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Évezredeket éltek túl sivatagokban, fagyos területeken, hegycsúcsokon és az óceánok mélyén.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.그들은 수천년을 생존해 왔습니다. 사막에서, 얼어붙은 땅에서, 산의 정상에서, 그리고 바다 밑바닥에서요.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Prežili tisícročia v púšti, v permafroste, na vrcholoch hôr a na dne oceánu.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Przetrwały tysiące lat na pustyni, w wiecznej zmarzlinie, na szczytach gór i na dnie oceanu.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Sie haben Jahrtausende überlebt, in der Wüste, im Permaforst auf Berggipfeln, und am Meeresgrund.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Sobreviveram durante milénios no deserto, na "permafrost", no topo das montanhas e no fundo do oceano.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Sono sopravvissuti per millenni nel deserto, nel permafrost, in cima alle montagne e sul fondo dell'oceano.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Ze hebben millennia overleefd in een woestijn, in de permafrost, bovenop bergen en op de bodem van de oceaan.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.Они существовали тысячелетиями в пустыне, вечной мерзлоте, на вершинах гор и дне океана.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.הם שרדו אלפי שנים במדבר, בקרקע הקפואה, בפסגות ההרים ובקרקעית הים.
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.لقد نجوا لآلاف السنين في الصحراء و الجليد في أعالي الجبال و أعماق المحيطات
Bin yıldır hayattalar çölde, donmuş topraklarda, dağların tepesinde ve okyanusun dibinde.砂漠や永久凍土 山頂や海の底で 何千年も生き続けてきました 知られざる自然の脅威や人間の侵略を
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Are doar câţiva zeci de km pătraţi, este în Munţii Stîncoşi
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Ça fait seulement quarante kilomètres carrés, dans les Rocheuses.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Csupán néhány tucatnyi négyzetkilométer az egész, a Sziklás-hegységben.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Den är bara 13 km² stor, ligger i Klippiga Bergen.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Het is slechts een paar vierkante mijlen groot, gelegen in het Rocky Gebergte.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.록키 산맥에 있는 아주 작은 마을이었습니다.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Sie erstreckt sich nur über ein paar Dutzend Quadratmeilen und liegt in den Rocky Mountains.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Thành phố ở gần dãy Rockies với diện tích chỉ khoảng vài dặm.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Tiene sólo un área de un par de kilómetros cuadrados y está en las Rocallosas.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Всего лишь пара десятков квадратных миль в Скалистых горах.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.Той е само една-две дузини квадратни мили, в Скалистите планини е.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.היא קטנה - רק כמה קילומטרים מרובעים; היא בהרי הרוקי.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.إنها تبعد فقط بضع عشرات من الأميال المربعة، إنها في جبال روكي.
Birkaç bin hektar kadar. Rocky Dağları'nda.仕事は羊牧場からのものだった
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Cuando lo logras a través de fuerza bruta, entonces sólo remueves cumbres de montañas completas.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Dès que l'on se sert de la force brute, on arrache des sommets entiers de montagnes.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Kiedy tylko się ją zastosuje, wtedy zdziera się całe szczyty gór.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.압력적 기술이 적용되면,
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Odată ce parcurgi această metodă a forţei brute, apoi trebuie doar să îndepărtezi vârfuri întregi de munte.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Portando all'estremo
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Uma vez iniciada esta abordagem de força bruta, acabamos a arrasar montanhas.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Wenn Sie einmal mit dem rohen Ansatz anfangen, tragen Sie irgendwann ganze Bergspitzen ab.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Zodra je daarmee klaar bent, haal je gewoon hele bergtoppen neer.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Когда даже этого не достаточно, мы просто взрываем целые горы.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.Щом веднъж се приложи този метод, просто се откъртват цели планински върхове.
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.הכוחנית. אתה
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.بمقاربة القوة الغاشمة، آنذاك تقوم فقط
Bir kere kaba kuvvetinizi iyice ilerletince, sonra dağların tepelerini söküp atıyorsunuz.山を丸ごと削り取ってしまいます
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Aceşti munţi submarini sunt necesari biodiversităţii.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.A fenékhegyek fontosak a biológiai sokféleség szempontjából.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Các núi đáy biển rất quan trọng đối với đa dạng sinh học.
Biyolojik çeşitlilik açısından deniz dağları önemlidir.Gunung bawah laut penting bagi keanekaragaman makhluk hidup.

İlgili Sayfalar