dağları ile cümle
dağları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Altiplano, Güney Amerike'nın en yüksek And Dağları'nda ve orası bildiğim en çok başka dünyaya benzeyen yer.この世とは思えない場所です でも標高4,500メートルですから 大変なんです
Ama bu ülkede ne kalıcı üsler kuracağız, ne de kent ve dağlarında devriye yapacağız.그러나 우리는 이 나라에 영구적인 기지를 건설하거나, 도시와 산들을 순찰하지 않을 것입니다.
Ama bu ülkede ne kalıcı üsler kuracağız, ne de kent ve dağlarında devriye yapacağız.Pero no construiremos bases permanentes en este país, ni patrullaremos sus ciudades y montañas.
Ama bu ülkede ne kalıcı üsler kuracağız, ne de kent ve dağlarında devriye yapacağız.これらはアフガニスタンの人々の仕事となります。
Ancak Great Smoky Dağları Ulusal Parkı yılda 2.5 metre yağmur alan bir bölge.하지만 '그레이트 스모키 국립공원'은 1년에 100인치(2.54미터)나 비가 오기도 하는 지역입니다.
Ancak Great Smoky Dağları Ulusal Parkı yılda 2.5 metre yağmur alan bir bölge.אך בשמורת הרי הסמוקי הגדולים עשוי לרדת עד 250 ס"מ של גשם בכל שנה.
Ancak Great Smoky Dağları Ulusal Parkı yılda 2.5 metre yağmur alan bir bölge.لكن في المحمية الوطنية غرايت سماوكي ماونتنز يمكن أن تمطر لحدود 2500 ميليميترا من المطر في العام.
Ancak Great Smoky Dağları Ulusal Parkı yılda 2.5 metre yağmur alan bir bölge.年に2,500ミリ以上も雨が降ることがあります ここ2,3年の夏、この侵入してきたアブラムシが
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Az Andokban, ez a gleccser jelenti az ivóvíz forrását ennek a városnak
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Di pegunungan Andes, sungai es ini adalah sumber air minum untuk kota ini.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.En los Andes, este glaciar es la fuente de agua potable para esta ciudad.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.I Anderna är glaciären dricksvattenkällan för den här staden.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.I Andesbjergene er denne gletcher kilden til drikkevand for denne by.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In Anzi, acest ghetar este sursa de apa potabila pentru acest oras.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In de Andes, is deze glestjer de bron van drinkwater voor deze stad.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.In den Anden ist dieser Gletscher die Trinkwasserquelle für diese Stadt.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.안데스 산맥에서 이 빙하는 이 도시의 식수원입니다.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Nos Andes, todo o gelo é a principal fonte de água potável para toda cidade.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Ở Andes, sông băng này là nguồn nước uống cho thành phố.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Sulle Ande: questo ghiacciaio è la fonte dell'acqua potabile di questa città.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Tento ledovec v Andách je zdrojem pitné vody pro toto město.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.V Andách je tento ľadovec zdrojom pitnej vody celého mesta.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.W Andach, ten lodowiec jest źródłem wody pitnej dla tego miasta.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Στις Άνδεις, αυτός ο παγετός είναι η πηγή του πόσιμου νερού για αυτή την πόλη.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.В Андите този ледник е източникът на питейна вода за този град.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Цей льодовик в Андах є джерелом питної води для цього міста.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.Этот ледник в Андах является источником питьевой воды для этого города.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.באינדים, הקרחונים מהווים את מקור מי השתיה לעיר הזו
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.في الأنديز، النهر هو مصدر مياة الشرب لهذه المدينة.
And dağlarında gördüğünüz bu buzul şu şehrin içme suyunu sağlamaktadır.この氷河が飲み水の源です 流れは上昇しましたが
And Dağları'ndaki buzulları görmeye gidebilirdik.혹은 안데스 산맥의 빙하를 보러 갈 수도 있습니다.
And Dağları'ndaki buzulları görmeye gidebilirdik.יכולנו ללכת לראות את הקרחונים באנדים.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Ci preoccupa la cocaina proveniente dalle Ande settentrionali.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.우리는 안데스의 능선 북쪽으로부터 나오는 코카인에 대해 걱정합니다.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Kokaina płynąca zza Andów na północy. Kokaina płynąca zza Andów na północy.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Ne facem griji pentru cocaina venind din nordul Anzilor Cordilieri.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Nos preocupa la cocaína que llega del norte de la cordillera de los Andes.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Nous nous inquiétons de la cocaïne en provenance du nord de la Cordillère des Andes.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Ta lo sợ về cocaine đến từ phía bắc của đỉnh Andean.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Uns besorgt das Kokain, das aus den Anden nach Norden kommt.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.We maken ons zorgen over cocaïne uit de noordelijke Andes.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Ανησυχούμε για την κοκαΐνη που προέρχεται από τις βόρειες κορυφογραμμές των Άνδεων.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.А также кокаин, перевозимый через Анды на север.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Ми хвилюємося через кокаїн, який потрапляє на північ через Анди.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.Тревожим се за кокаина, който идва от Андиан ридж на север.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.אנחנו מודאגים מקוקאין שמגיע מצפון רכס האנדים.
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.نحن قلقون بشأن الكوكايين الذى يأتى من شمال الإنديز
And Dağları'ndan kuzeye gelen kokain bizi endişelendiriyor.コカインも心配です 違法な武器の輸送と取引も不安材料です
And Dağları tamamen değişir.Andy zupełnie się zmieniają.
And Dağları tamamen değişir.Anzii se schimbă radical.
And Dağları tamamen değişir.안데스는 완벽하게 변화합니다.
And Dağları tamamen değişir.le Ande cambiano completamente aspetto.
And Dağları tamamen değişir.Les Andes changent complètement.
And Dağları tamamen değişir.los Andes cambian por completo.
And Dağları tamamen değişir.Андите напълно се променят.
And Dağları tamamen değişir.Анды полностью меняются.
And Dağları tamamen değişir.האנדים משתנים לגמרי.
And Dağları tamamen değişir.تتغير جبال الأنديز تماماً.
And Dağları tamamen değişir.ここはアルティプラノ(高原)と呼ばれる場所です
Anlayamadığımız şey bu gerginlik altında dağların nasıl bulunduğuydu.Kami tidak dapat mengerti mengapa gunung mengalami tegangan.