Kutsal dağda Onunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi biz de işittik.И этот глас, принесшийся с небес, мы слышали, будучи с Ним на святой горе.
Kutsal dağda Onunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi biz de işittik.но избави праведния Лот, комуто бе досадил развратния живот на нечестивите;
Kutsal dağda Onunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi biz de işittik.сей голос чули ми, як сходив з неба, бувши з Ним на горі сьвятій.
Kutsal dağda Onunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi biz de işittik.ואת הקול הזה שמענו באזנינו יצא משמים בהיותנו עמו בהר הקדש׃
Kutsal dağda Onunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi biz de işittik.ونحن سمعنا هذا الصوت مقبلا من السماء اذ كنا معه في الجبل المقدس.
Kutsal dağda Onunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi biz de işittik.我 們 同 他 在 聖 山 的 時 候 、 親 自 聽 見 這 聲 音 從 天 上 出 來
Kutsal dağda Onunla birlikte bulunduğumuz için gökten gelen bu sesi biz de işittik.我 們同 他 在 聖山 的 時候 、 親自聽見這聲 音從 天上 出來
Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağdaבלילה אחד בשנת 610
Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağdaفي تلك الليلة من عام 610
Muhammed'e Mekke'nin yakınlarındaki dağdaムハンマドが初めて コーランの啓示を受けたとき
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.A Mojžiš vošiel doprostred oblaku a vyšiel na vrch. A Mojžiš bol na vrchu štyridsať dní a štyridsať nocí.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.És beméne Mózes a felhõ közepébe, és felméne a hegyre, és negyven nap és negyven éjjel vala Mózes a hegyen.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.gik Moses ind i Skyen og steg op på Bjerget. Og Moses blev på Bjerget i fyrretyve Dage og fyrretyve Nætter.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.In Mojzes je šel v sredo oblaka in stopil na goro; in bil je Mojzes na gori štirideset dni in štirideset noči.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.I všel Mojžíš do prostřed oblaku a vstoupil na horu. A byl Mojžíš na hoře čtyřidceti dní a čtyřidceti nocí.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.모세는 구름 속으로 들어가서 산 위에 올랐으며 사십일 사십야를 산에 있으니라
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Moisés entró en la nube y subió al monte. Y estuvo Moisés en el monte cuarenta días y cuarenta noches
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Môi-se vào giữa đám mây , lên núi , ở tại đó trong bốn mươi ngày và bốn mươi đêm .
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Môi-se vào giữa đám mây, lên núi, ở tại đó trong bốn mươi ngày và bốn mươi đêm.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Mosè entrò dunque in mezzo alla nube e salì sul monte. Mosè rimase sul monte quaranta giorni e quaranta notti
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Mozes beklom de berg verder en verdween in de wolk. Daar bleef hij 40 dagen en nachten.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Og Moses gikk midt inn skyen og steg op på fjellet; og Moses var på fjellet i firti dager og firti netter.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Моисей вступил в средину облака и взошел на гору; и был Моисей на горе сорок дней и сорок ночей.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.ויבא משה בתוך הענן ויעל אל ההר ויהי משה בהר ארבעים יום וארבעים לילה׃
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.ودخل موسى في وسط السحاب وصعد الى الجبل. وكان موسى في الجبل اربعين نهارا واربعين ليلة
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.摩 西 進 入 雲 中 上 山 、 在 山 上 四 十 晝 夜
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.摩西進 入 雲 中 上山 、 在 山上 四十 晝夜
Musa Tanrının huzuruna çıktı. RAB dağdan kendisine seslendi: ‹‹Yakup soyuna, İsrail halkına şöyle diyeceksin:모세가 하나님 앞에 올라가니 여호와께서 산에서 그를 불러 가라사대 너는 이같이 야곱 족속에게 이르고 이스라엘 자손에게 고하라
Musa Tanrının huzuruna çıktı. RAB dağdan kendisine seslendi: ‹‹Yakup soyuna, İsrail halkına şöyle diyeceksin:ומשה עלה אל האלהים ויקרא אליו יהוה מן ההר לאמר כה תאמר לבית יעקב ותגיד לבני ישראל׃
Musa Tanrının huzuruna çıktı. RAB dağdan kendisine seslendi: ‹‹Yakup soyuna, İsrail halkına şöyle diyeceksin:واما موسى فصعد الى الله. فناداه الرب من الجبل قائلا هكذا تقول لبيت يعقوب وتخبر بني اسرائيل.
Musa Tanrının huzuruna çıktı. RAB dağdan kendisine seslendi: ‹‹Yakup soyuna, İsrail halkına şöyle diyeceksin:摩 西 到 神 那 裡 、 耶 和 華 從 山 上 呼 喚 他 說 、 你 要 這 樣 告 訴 雅 各 家 、 曉 諭 以 色 列 人 、 說
Musa Tanrının huzuruna çıktı. RAB dağdan kendisine seslendi: ‹‹Yakup soyuna, İsrail halkına şöyle diyeceksin:摩西 到 神 那 裡 、 耶和華 從 山上 呼喚 他 說 、 你 要 這樣 告 訴 雅各 家 、 曉諭 以色列人 、 說
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Ansigt til Ansigt talede HERREN med eder på Bjerget ud fra Ilden.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Ansikte mot ansikte talade HERREN till eder på berget ur elden.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Åsyn til åsyn talte Herren med eder på fjellet midt ut av ilden.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Cara a cara habló Jehovah con vosotros en el monte, de en medio del fuego
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Dari api di atas gunung itu TUHAN mau berbicara langsung dengan kamu
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Domnul v'a vorbit faţă în faţă pe munte, din mijlocul focului.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Ðức Giê-hô-va tại trên núi từ giữa lửa, đã đối diện phán cùng các ngươi.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Ðức_Giê - hô-va tại trên núi từ giữa lửa , đã đối_diện phán cùng các ngươi .
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Er hat von Angesicht zu Angesicht mit euch aus dem Feuer auf dem Berge geredet.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Face a face falou o Senhor conosco no monte, do meio o fogo
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Il Signore vi ha parlato faccia a faccia sul monte dal fuoco
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Kasvoista kasvoihin Herra puhui teidän kanssanne vuorelta, tulen keskeltä.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.여호와께서 산 위 불 가운데서 너희와 대면하여 말씀하시매
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.L`Éternel vous parla face à face sur la montagne, du milieu du feu.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Od obličja do obličja je govoril GOSPOD z vami na gori iz sredi ognja
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Színrõl színre szólott veletek az Úr a hegyen, a tûz közepébõl.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Tváří v tvář mluvil Hospodin s vámi na té hoře z prostředku ohně,
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Tvárou v tvár hovoril Hospodin s vami na vrchu zprostred ohňa.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Twarzą w twarz mówił Pan z wami na górze, z pośrodku ognia,
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Προσωπον προς προσωπον ελαλησε Κυριος με σας εις το ορος εκ μεσου του πυρος,
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Лице в лице говори Господ с вас на планината изсред огъня,
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.Лицем к лицу говорил Господь с вами на горе из среды огня;
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.פנים בפנים דבר יהוה עמכם בהר מתוך האש׃
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.وجها لوجه تكلم الرب معنا في الجبل من وسط النار.
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.耶 和 華 在 山 上 、 從 火 中 、 面 對 面 與 你 們 說 話
RAB dağda ateşin içinden sizinle yüz yüze konuştu.耶和華 在 山上 、 從火中 、 面對 面與 你 們說話
Sonra dağda kurban kesip yakınlarını yemeğe çağırdı. Yemeği yiyip geceyi dağda geçirdiler.야곱이 또 산에서 제사를 드리고 형제들을 불러 떡을 먹이니 그 들이 떡을 먹고 산에서 경야하고
Sonra dağda kurban kesip yakınlarını yemeğe çağırdı. Yemeği yiyip geceyi dağda geçirdiler.И заколол Иаков жертву на горе и позвал родственников своих есть хлеб; и они ели хлеб и ночевали на горе.