Ana içeriğe geç
Sözlük

dağa ile cümle

dağa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ve... bu dağa ne olmuş?E...o que se passa com a montanha?
Ve... bu dağa ne olmuş?E poi... cos'è quella montagna?
Ve... bu dağa ne olmuş?I co to za góra?
Ve... bu dağa ne olmuş?Mikä tuota vuorta vaivaa?
Ve... bu dağa ne olmuş?Og ... sikke et underligt bjerg!
Ve... bu dağa ne olmuş?Titta... Vilket underligt berg!
Ve... bu dağa ne olmuş?¿Y... qué es esa montaña?
Ve... bu dağa ne olmuş?Και τι είναι αυτό το βουνό;
Ve... bu dağa ne olmuş?И... что это там за гора?
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.Cuối cùng, sau 2 tháng chuẩn bị, chúng tôi đã sẵn sàng leo núi.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.E dopo due interi mesi di preparazione montammo i nostri campi su per la montagna.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.És végül két hónapos előkészítés után, felépítettük a táborainkat a hegyen.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.Et après deux mois de préparation, on a établit nos campements pour tenter l'ascension.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.Iar după două luni bune de pregătiri, ne-am construit taberele în sus pe munte.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.I, po dwóch miesiącach przygotowań, zaczęliśmy budować obozy w coraz wyższych częściach góry.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.거의 두 달 쯤 준비한 뒤 우리는 등정 루트에 모든 캠프를 차릴 수 있었습니다.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.Po dvoch mesiacoch príprav, sme postavili naše tábory po celej ceste hore.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.Uiteindelijk, na twee maanden voorbereiding, bouwden wij ons kampement op langs de berg.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.Und nach zwei ganzen Monaten der Vorbereitung zogen wir unsere Lager bis oben auf den Berg hoch.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.И, всъщност след два месеца подготовка, построихме лагерите си по целия път нагоре по планината.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.И, после двух месяцев подготовки, мы построили лагеря по всему маршруту.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.І після двох місяців приготувань ми розбили наші табори уздовж усього підйому.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.ולאחר חודשיים של הכנות, בנינו את האוהלים שלנו למעלה על ההר.
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.وبعد فترة تحضير فعلية دامت شهرين بنينا مُخيمنا والذي سنطلق منه إلى القمة
Ve yaklaşık iki aylık bir hazırlıktan sonra kamplarımızı dağa kadar kurabilmiştik.経路上のキャンプを設営しました これは氷瀑を下から見上げた眺めです
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Acele religii care şi-au trimis înţelepţii pe vârfuri de munte izolate ne învaţă dragoste şi încredere.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Azok a vallások, amelyek a bölcseiket kiküldik a magányos hegytetőkre, szeretetet és bizalmat is hirdetnek.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.De selvsamme religioner, som sender deres vismænd til ensomme bjergtoppe, lærer os også kærlighed og tillid.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Dieselben Religionen, die ihre Weisen auf einsame Bergspitzen sandten, lehren uns auch Liebe und Vertrauen.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Ista verstva, ki svoje modrece pošiljajo na samotne vrhove gora, nas učijo tudi ljubiti in zaupati.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.산꼭대기로 외롭게 현자를 보낸 종교 또한 우리에게 사랑과 믿음을 가르칩니다.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Le stesse religioni che mandano i loro saggi in cima alle montagne ci insegnano anche l'amore e la fiducia.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Náboženstvá, ktoré posielajú mudrcov na vrcholy hôr, nás tiež učia o láske a dôvere.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Stejná náboženství, která vysílají své mudrce do osamělých vrcholků hor nás také učí milovat a důvěřovat.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Te same religie wysyłające swoich mędrców na odosobnione szczyty gór uczą także miłości i zaufania.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Uskonnot, jotka lähettivät viisaat miehensä yksinäisille vuorille opettavat myös rakkautta ja luottamusta.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Същите религии, които пращат мъдреците си сами по планинските върхове, също ни учат на любов и доверие.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Те же религии, мудрецы которых уходили к одиноким горным вершинам, также учат нас любви и доверию.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.Ці само релігії, які засилають своїх мудреців до самотніх гірських вершин, також вчать нас любові та довіри.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.אותן הדתות המשלחות את נביאיהן לפסגות הרים מבודדות גם מטיפות לאהבה ואמון.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.فذات الاديان التي دفعت حكماءها إلى الاختلاء و التعبد في قمم الجبال المنعزلة هي ذاتها من علمتنا الثقة و الحب.
Yalnız başına bilgeleri dağa gönderen dinler, bize aynı zamanda sevgiyi ve güveni öğütlüyorlar.私たちに愛や信頼を教えているのです 科学や経済といった領域で
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››Alleen Mozes mag naar Mij toe komen en onthoud goed dat het volk de berg absoluut niet mag betreden."
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››A priblíži sa iba sám Mojžiš k Hospodinovi, ale oni sa nepriblížia, ani ľud nevyjde s ním hore.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››A sam tylko Mojżesz wstąpi do Pana; ale oni nie przybliżą się ani lud wstąpi z nim.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››És csak Mózes közeledjék az Úrhoz, amazok pedig ne közeledjenek, és a nép se jõjjön fel vele.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››In Mojzes sam naj pristopi h GOSPODU, oni pa naj ne pristopijo, in tudi ljudstvo naj ne hodi gori ž njim.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››너 모세만 여호와에게 가까이 나아오고 그들은 가까이 나아오지 말며 백성은 너와 함께 올라오지 말지니라
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››Luego se acercará Moisés solo a Jehovah; pero no se acerquen ellos, ni suba el pueblo con él
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››Mooses yksinään lähestyköön Herraa; muut älkööt lähestykö, ja kansa älköön nousko sinne hänen kanssansa."
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››Moses alene skal træde hen til HERREN, de andre ikke, og det øvrige Folk må ikke følge med ham derop."
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››Numai Moise să se apropie de Domnul; ceilalţi să nu se apropie şi poporul să nu se suie cu el.``
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››poi Mosè avanzerà solo verso il Signore, ma gli altri non si avvicineranno e il popolo non salirà con lui»
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››Sám pak toliko Mojžíš vstoupí k Hospodinu, ale oni se nepřiblíží; aniž lid vstoupí s ním.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››Só Moisés se chegará ao Senhor; os, outros não se chegarão; nem o povo subirá com ele.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››Моисей один пусть приблизится к Господу, а они пусть не приближаются, и народ пусть невосходит с ним.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››само Моисей ще се приближи при Господа, а те не ще се приближат, нито ще се възкачат людете с него.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››ונגש משה לבדו אל יהוה והם לא יגשו והעם לא יעלו עמו׃
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››ويقترب موسى وحده الى الرب وهم لا يقتربون. واما الشعب فلا يصعد معه.
Yalnız sen bana yaklaşacaksın. Ötekiler yaklaşmamalı. Halk seninle dağa çıkmamalı.››惟 獨 你 可 以 親 近 耶 和 華 . 他 們 卻 不 可 親 近 . 百 姓 也 不 可 和 你 一 同 上 來
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
dağa ile cümle - Sayfa 20 - dağa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App