dağıttı ile cümle

dağıttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hay aksi, sanırım dikkatinizi dağıttım.それでは、直線を上に移動させましょう。
Hükumetlere broşürler dağıttım.C'était un livre blanc que j'ai remis aux gouvernements.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Det var et hvidt papir jeg delte ude til regeringer.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Đó là một tờ giấy trắng mà tôi đã gửi tới các chính phủ.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Egy fehér könyv volt, amit a kormányoknak adtam.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Era o hârtie albă pe care o dădeam guvernerlor.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Era un foglio bianco che ho inviato ai governi.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Foi uma tese que entreguei aos governos.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Het was een white paper die ik uitreikte aan regeringen.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Lo convertí en un artículo, y lo entregué a diversos gobiernos.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Σαν να παρέδιδα ένα λευκό χαρτί στις κυβερνήσεις.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Това беше една бяла книга, която аз предоставих на правителствата.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Этот доклад я вручил нескольким правительствам.
Hükumetlere broşürler dağıttım.Я виклав ці думки у доповіді, яку передав урядам країн.
İki terimdeki x'leri dağıttım.Co dalej?
İki terimdeki x'leri dağıttım. Şimdi ne yapabiliriz?¿a la xi mu, correcta?
İki terimdeki x'leri dağıttım.רק חילקנו את ה X בשני הביטויים.
İki terimdeki x'leri dağıttım.مجرد توزيع علامات x الموجودة في كل من المصطلحات.
İkiyi dağıttığımızda da, denklemin sağ tarafı 2x kare eksi 16x artı 32 artı 3e eşit olacak.즉, 정리하자면 우변은 2x^2 - 16x + 32 + 3인
İkiyi dağıttığımızda da, denklemin sağ tarafı 2x kare eksi 16x artı 32 artı 3e eşit olacak.هذا يساوي 2x^2-- لقد قمت بتوزيع الـ2-- - 16x + 32 +3، ما يساوي
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.A Ježiš vzal chleby a poďakujúc rozdával učeníkom a učeníci sediacim, a podobne aj z rýb, koľko len chceli.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.Ja Jeesus otti leivät ja kiitti ja jakeli istuville; samoin kaloistakin, niin paljon kuin he tahtoivat.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.예수께서 떡을 가져 축사하신 후에 앉은 자들에게 나눠 주시고 고기도 그렇게 저희의 원대로 주시다
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.Прийнявши ж хлїби Ісус, і оддавши хвалу, подав ученикам, ученики ж сидячим; так само й риби, скільки хотіли.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.Това ви казах, за да се не съблазните.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.ויקח ישוע את ככרות הלחם ויברך ויתן לתלמידיו והתלמידים אל המסבים וככה גם מן הדגים כאות נפשם׃
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.واخذ يسوع الارغفة وشكر ووزع على التلاميذ والتلاميذ اعطوا المتكئين. وكذلك من السمكتين بقدر ما شاءوا.
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.耶 穌 拿 起 餅 來 、 祝 謝 了 、 就 分 給 那 坐 著 的 人 . 分 魚 也 是 這 樣 、 都 隨 著 他 們 所 要 的
İsa ekmekleri aldı, şükrettikten sonra oturanlara dağıttı. Balıklardan da istedikleri kadar verdi.耶穌 拿起 餅來 、 祝謝 了 、 就 分 給 那 坐 著 的 人 . 分魚 也 是 這樣 、 都 隨 著 他 們所 要 的
Japonya'nın farklı yerlerindeki insanlara dağıttılar ve topladıkları bigileri internette paylaştılar.그리고 이를 통해서 얻은 정보를 코스므라고 불리는 이 누리집에 올리고, 또 다른 누리집도 만들어서
Japonya'nın farklı yerlerindeki insanlara dağıttılar ve topladıkları bigileri internette paylaştılar.המידע שהם אספו התפרסם באתר הזה שנקרא קוסם, אתר אחר
Japonya'nın farklı yerlerindeki insanlara dağıttılar ve topladıkları bigileri internette paylaştılar.البيانات التي يقومون بجمعها تُنشر على هذا الموقع الإلكتروني والذي يدعا "Cosm"، وهو موقع آخر
Japonya'nın farklı yerlerindeki insanlara dağıttılar ve topladıkları bigileri internette paylaştılar.ウェブサイトで 公開されています 現場からの リアルタイムで
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.I dal kněz setníkům kopí a pavézy, kteréž byly Davida krále, a kteréž byly v domě Hospodinově.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Il sacerdote consegnò ai capi di centinaia lance e scudi del re Davide, che erano nel deposito del tempio
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.제사장이 여호와의 전에 있는 다윗왕의 창과 방패를 백부장들에게 주니
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Og Præsten gav Hundredfø rerne Spydene og Skjoldene, som havde tilhørt Kong David og var i HERRENs Hus.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Og presten gav høvedsmennene de spyd og skjold som hadde tilhørt kong David, og som var i Herrens hus.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.Tedy dał kapłan rotmistrzom włócznie i tarcze, które były króla Dawida, które były w domu Pańskim.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.И раздал священник сотникам копья и щиты царя Давида, которые были в доме Господнем.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.И свещеникът даде на стотниците цар Даводовите копия и щитове, които бяха в Господния дом.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.ויתן הכהן לשרי המאיות את החנית ואת השלטים אשר למלך דוד אשר בבית יהוה׃
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.فاعطى الكاهن لرؤساء المئات الحراب والاتراس التي للملك داود التي في بيت الرب.
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.祭 司 便 將 耶 和 華 殿 裡 所 藏 大 衛 王 的 槍 和 盾 牌 交 給 百 夫 長
Kâhin RABbin Tapınağındaki Kral Davuttan kalan mızraklarla kalkanları yüzbaşılara dağıttı.祭司 便 將 耶和華 殿 裡所 藏 大衛王 的 槍和 盾牌 交 給百 夫長
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.(43:12) Ты отдал нас, как овец, на съедение и рассеял нас между народами;
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.(44:12) Tu nous livres comme des brebis à dévorer, Tu nous disperses parmi les nations.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Chúa đã phó chúng tôi khác nào chiên bị định làm đồ ăn, Và đã làm tan lạc chúng tôi trong các nước.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Chúa đã phó chúng_tôi khác_nào chiên bị định làm đồ_ăn , Và đã làm tan lạc chúng_tôi trong các nước .
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Ci hai fatti fuggire di fronte agli avversari e i nostri nemici ci hanno spogliati
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.du har givet os hen som Slagtekvæg, og strøet os ud mellem Folkene,
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Du lar oss vike tilbake for fienden, og våre avindsmenn tar sig bytte.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Du lässest uns auffressen wie Schafe und zerstreuest uns unter die Heiden.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Du låter oss vika tillbaka för ovånnen, och de som hata oss taga sig byte.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Entregaste-nos como ovelhas para alimento, e nos espalhaste entre as nações.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Izdal si nas kakor ovce v hrano in med pogane si nas razkropil.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Kaubiarkan kami dibantai seperti domba, dan Kauceraiberaikan kami di antara bangsa-bangsa
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.주께서 우리로 먹힐 양 같게 하시고 열방 중에 흩으셨나이다
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Megfutamítottál minket szorongatóink elõtt, és a kik gyûlölnek minket, fosztogattak magoknak.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.Ne dai ca pe nişte oi de mîncat, şi ne risipeşti printre neamuri.

İlgili Sayfalar