dağıttı ile cümle

dağıttı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Butün ifadeleri 1/2 üs ile gösteriyoruz çünkü buradaki 1/2 üssü hepsine dağıttık. -We're raising each of these terms to that 1/2 power. Times s to the 1/2 power.
Hay aksi, sanırım dikkatinizi dağıttım.Oh, I distracted very easily.
Döndüğümde dağıttığım her şey yerli yerine yerleştirilmiş durumda oluyordu.By the time I returned everything had always been neatly returned to its place.
Evimi dağıttınız alçaklar hasarı öderiz, affet lütfen size Misai'yi ve parayı veririmYou trashed my place What do you have to say? I'll pay for the damages, please let me go
Savurup oklarını düşmanlarını dağıttı, Şimşek çaktırarak onları şaşkına çevirdi.He sent out arrows, and scattered them; lightning, and confused them.
Ey Tanrı, beni tükettin, Bütün ev halkımı dağıttın.But now, God, you have surely worn me out. You have made desolate all my company.
Kasaplık koyuna çevirdin bizi, Ulusların arasına dağıttın.You have made us like sheep for food, and have scattered us among the nations.
Bunları söyledikten sonra topluluğu dağıttı.When he had thus spoken, he dismissed the assembly.
Ne yaptılarsa hepsini ele aldık da zerreler haline getirip dağıttık.We shall turn to their deeds and scatter them like particles of dust.
Biz de onları efsanelere çevirdik ve tamamen didik didik dağıttık.So We turned them into bygone tales, and dispersed them, scattered in all directions.
Onları yeryüzünde ayrı ayrı topluluklar olarak paramparça dağıttık.And We scattered them into communities on earth.
Onları, yeryüzünde takımtakım topluluklar haline getirdik, dağıttık.And We scattered them into communities on earth.
Onları (yahudileri) gurup gurup yeryüzüne dağıttık.And We scattered them into communities on earth.
Onları parça parça topluluklar halinde dünyanın her yerine dağıttık.And We scattered them into communities on earth.
Polis protestocuları biber gazı ve tazyikli suyla dağıttı.The police responded to these protests with tear gas and water hoses.
Ama şarkılarımı yerel DJ’lere dağıttığımızda, onlar bize böyle bir program olmadığını söylüyor.But when we distributed the songs to local DJ’s, they just told us there’s no program for that.
BM'nin Makedonya ofisi ödülleri BM günü kutlamaları kapsamında dağıttı.The UN office in Macedonia presented the awards as part of UN day commemorations.
Bono U2 konvoyunu durdurarak imza dağıttı ve hayranlarına sevgi gösterdi.Bono stopped the U2 motorcade to sign autographs and show some love to his adoring fans.
Dernek üyelerinin ortak bir internet sitesi ve fuarlarda dağıttıkları ortak bir broşürleri var.They have a common Web site. They have a common brochure they distribute at the fairs.
Polis Mitrovica'da Sırp göstericileri dağıttıPolice disperse Serb protesters in Mitrovica
Türkiye Papa'nın Ziyaretini Erteleyerek Siyasi Kaygıları DağıttıTurkey Postpones Papal Visit, Defusing Political Concerns
Hükümet ayrıca tıbbi personel ve halk için koruyucu ekipman da dağıttı.The government also provided protection equipment for medical staff and the public.
Utrisnki Vesnik gazetesi, Slovenya'nın açıklamasının Makedonya'nın umutlarını dağıttığını yazdı.The Slovenian statements have dashed Macedonian hopes, said the daily Utrinski Vesnik.
BH polisi suç örgütlerini dağıttıBiH police break up criminal enterprises
Ödülleri Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Zoran Jeftiç dağıttı.Defence Ministry State Secretary Zoran Jeftic handed out the awards.
Oteller, tatil beldeleri, bungalovlar ve özel oda hizmetlerine afişler ve broşürler dağıttılar.They have distributed posters and leaflets to hotels, resorts, bungalows and private room services.
Gruevski, akademinin mezuniyet töreninde katılım belgelerini dağıttı.Gruevski handed out certificates of completion at the academy's graduation ceremony.
Nokia ürünlerini tüm dünyaya dağıttığı için Cluj havalimanının ilave yapılara ihtiyacı olabilir.Cluj airport may require an addition, as Nokia delivers its products all over the world.
Daha önce binlerce maskeyi ücretsiz dağıttık.We have distributed thousands of masks free of charge before.
Alman yönetimi kısa süre içinde komiteleri dağıttı ve eylemcileri suçladı. [2]The German administration soon disbanded the committees, and in turn charged the activists.[2]
Theosophical Guest House, Tekels Park, UK1996 - "Mystical Christianity" üzerine 5 bildiri dağıttı.Theosophical Guest House, Tekels Park, UK1996 - Delivered 5 papers on "Mystical Christianity".
1924 haricinde, Fransız Bilimler Akademisi, 1877'den 1943'e kadar her yıl Valz Ödülü'nü dağıttı.Save for 1924, the French Academy of Sciences awarded the Valz Prize annually from 1877 to 1943.
Pusu sırasında, Hüseyin erken ateş etmeye başladı ve bu da tüm operasyonu dağıttı.During the ambush, Hussein began shooting prematurely, which disorganised the whole operation.
Birlik ordusu Kutsal Kabir Manastırı'ndaki savunmayı dağıttı.The League army broke through the defenses at the Monastery of the Holy Sepulchre.
Rus yanlısı güçler, Ukrayna yanlısı protestoyu havaya ateş açarak dağıttı.[1][2]The pro-Russian forces dispersed the pro-Ukrainian meeting with shots in the air.[7][8]
Arnavutluk polisi protestoyu şiddetle dağıttı ve yaklaşık 20 avukat ve gazeteciyi gözaltına aldı.The Albanian Police violently broke up the protest and detained about 20 lawyers and journalists.
ABD kuvvetleri Mayıs 2003'te Irak'ın el-Kut sokaklarında bilgi broşürleri dağıttı.U.S. forces distribute information leaflets on the streets of Kut, Iraq in May 2003.
Rouen Başpiskoposluğu, Hamel'in şefaatini talep etmek için bir dua dağıttı.The Archdiocese of Rouen distributed a prayer to request Hamel's intercession.
Mızrağını kuşandı ve düşmanı dağıttı.She couched her lance and scattered the enemy.
Latimer, Amerika Birleşik Devletleri'ne taşındı ve grubu tekrar dağıttı. [3]Latimer moved to the United States and disbanded the group again.[17]
Hükümet ilk olarak işçi ve asker konseylerini dağıttı.Die Macht lag zunächst bei den Arbeiter- und Soldatenräten.
Jackson kariyeri boyunca dokuz kez derginin dağıttığı ödüllere layık görülmüştür.Tom muss dreimal die durch Nick vom Stapel aufgedeckten Karten erraten.
Kral Davit Onlara toprak ve başka mülkler dağıttı.Dazu erhielt Basset auch Upavon und weitere Güter vom König zurück.
Gecenin ilerleyen saatlerinde Banks, bir sahne arkası segmentinde resmî olarak BFFs'i dağıttı.In einem Backstage Segment wurden die BFFs kurz darauf offiziell von ihr aufgelöst.
Ne var ki Japonlar güçlerini dağıttılar.Les Écossais divisèrent leurs forces.
The Recording Academy, dağıttığı Grammy Ödülleri ile ünlüdür.La Recording Academy est notamment connue du grand public pour ses Grammy Awards.
Kral buna tepki göstererek parlamentoyu dağıttı.Le roi y répond par la dissolution du parlement.
Aynı yıl Ubisoft da oyunun Game Boy versiyonunu dağıttı.Pour lui, les joueurs risquent donc d’être déçus par la version Game Boy.
Sonra Undertaker geldi ve bu grubu dağıttı.À ce moment-là l'Undertaker a fait son retour.
Bunun için yüklü bir serveti yurttaşlarına dağıttı.Il laisse une grosse fortune à ses héritiers.
Gamsahırdia, 1958'de anti-komünist edebiyatı yaydığı ve bildirileri dağıttığı için tekrar tutuklandı.Il fut à nouveau arrêté en 1958 pour avoir distribué des documents anti-soviétiques.
Kayıp anahtarları ararken odayı dağıttı.Revolvió la habitación buscando las llaves perdidas.
Sonunda Los Angeles'ta esrar ve amfetamin dağıttılar.También comenzaron a distribuir marihuana y anfetaminas en Los Ángeles.
Donna'nın cenaze töreninde Nightwing Titanlar'ı dağıttı.En el funeral de Donna, Nightwing disolvió a los Titanes.
Ayrıca protestonun nedenini açıklayan el ilanları dağıttılar.También repartieron panfletos explicando la razón de la protesta.
The Recording Academy, dağıttığı Grammy Ödülleri ile ünlüdür.La Academia es famosa por sus premios Grammy.
Aynı yıl, bir dernek aracılığı ile Afrika'da yemek dağıttı.Ese mismo año ya resultaba difícil encontrar una sola piel de cuaga en África.
Pirinçten yapılma bir saati dağıttı ve denilenlere göre yeterince iyi çalışan tahtadan bir kopyasını yaptı.Desmontó un reloj de latón y construyó una réplica de madera que, según se cuenta, funcionaba "bien".
Kalan grup üyeleri grubu dağıttı.Los hermanos restantes luego dividieron el territorio.
2006 yılının Yılbaşı gününü ise Kolombiyalı mültecilerle hediyeleri dağıttığı San José, Kosta Rika'da geçirdi.Pasó la Navidad de 2006 con refugiados colombianos en San José, Costa Rica.

İlgili Sayfalar