dağıtım ile cümle
dağıtım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Başkan,Komisyon’un görev süresi boyunca, bu sorumlulukların dağıtımınıyeniden düzenleyebilir.Rada Ministrów decyduje o organizacji Sekretariatu Generalnego zwykłąwiększością.
Başkan,Komisyon’un görev süresi boyunca, bu sorumlulukların dağıtımınıyeniden düzenleyebilir.Rättegångsreglerna skall godkännas av ministerrådet.
Başkan,Komisyon’un görev süresi boyunca, bu sorumlulukların dağıtımınıyeniden düzenleyebilir.Vendar pa lahko Sodišče, če meni,da okoliščine to zahtevajo, odloži izvršitev izpodbijanega akta.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Produção e tráfico de distribuição secundário para outros países da Europa Ocidental.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Productie en handel voor andere West-Europese landen.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Production et trafic servant de centre de distribution secondaire vers d’autres pays d’Europe occidentale.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Produktion och handel fungerar som ett sekundärt distributionscentrum för andra västeuropeiska länder.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Produktion og ulovlig handel til andre vesteuropæiske lande.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Proizvodnja in trgovanje druge zahodnoevropske države.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Proprio i Paesi Bassi fungono da centro di distribuzione secondario ai paesi dell’Europa occidentale.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Tuotanto ja salakuljetus jakelukeskus, josta huumetta kuljetetaan edelleen muihin Länsi-Euroopan maihin.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Výroba a obchodování to funguje jako sekundární distribuční centrum pro další západoevropské země.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Παραγωγή και διακίνηση δευτερογενούς διανοµής για piεραιτέρω µεταφορά σε χώρες της ΕΕ.
Batı Avrupa ülkelerine ikincil bir dağıtım merkezi görevi görmektedir.Производство и незаконна търговия западноевропейски страни.
Bazı sektörlerde, distribütörler ürün dağıtımında kilit bir rol oynarlar.유통업체가 제품의 유통에 있어 피봇 역할을 하는 경우도 있습니다
Bazı sektörlerde, distribütörler ürün dağıtımında kilit bir rol oynarlar.Таким чином, для деяких галузей, дистриб'ютори відіграють ключову роль у збуті продукту.
Bazı sektörlerde, distribütörler ürün dağıtımında kilit bir rol oynarlar.في بعض القطاعات، يؤدي الموزعون دور محوري في توزيع المنتج.
Bazı sektörlerde, distribütörler ürün dağıtımında kilit bir rol oynarlar.販売代理店は卸売業務、倉庫業務
B dağıtım için gidiyoruz, dağıtıma karşı olarak.저 배포에 관한것과는 반대가 되는, 이러한 배포를 가지게 될 것입니다
B dağıtım için gidiyoruz, dağıtıma karşı olarak.Onde quer que haja vida, iremos ter esta distribuição, por oposição àquela distribuição.
B dağıtım için gidiyoruz, dağıtıma karşı olarak.Вы получить это распределение или это распределение.
B dağıtım için gidiyoruz, dağıtıma karşı olarak.בניגוד לפילוג ההוא.
B dağıtım için gidiyoruz, dağıtıma karşı olarak.سوف تحصل على هذا التوزيع في مقابل ذلك التوزيع
B dağıtım için gidiyoruz, dağıtıma karşı olarak.こちらの分布ではなくてね そしてこれは アミノ酸だけに言えることではありません
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.De pronto para que puedas imaginarlo, estas películas son distribuidas directamente en mercados.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.여러분들은 이렇게 생각 하시겠지요. 영화는 시장으로 바로 나오겠구나 하구요.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.Może, proszę sobie wyobrazić, że te filmy rozprowadzane są bezpośrednio na rynku.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.Poate, ca să vă puteţi imagina, acestea sunt fime distribuite direct în pieţe.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.Provate ad immaginare questo: questi films vengono distribuiti direttamente nei mercati.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.U moet zich voorstellen dat deze films direct op de markt gebracht worden.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.Може би, знаете ли, за да се опитате да си го представите, това са филми, разпространявани пряко на пазарите.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.Попробуйте представить вот что. Эти фильмы распространяются непосредственно на рынке.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.אולי בשבילכם יהיה קשה לדמיין, אלו הם סרטים המופצים ישירות לשווקים.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.ربما , كما تعلم , لأجل أن تتمكن أن تتخيل الأمر, تلك أفلام توزع مباشرة للسوق.
Belki de, işte bunu hayal etmenizi sağlamak için, bunlar doğrudan piyasada dağıtımı yapılan filmler değil.これらの映画は 市場に直接配給されています ビデオショップで購入されたり
Belki de ürününüz fiziki dağıtım kanalı gerektiriyor.물리적 유통채널이 필요한 제품일 수도 있겠죠
Belki de ürününüz fiziki dağıtım kanalı gerektiriyor.Możliwe, że twój produkt wymaga fizycznego kanału dystrybucji.
Belki de ürününüz fiziki dağıtım kanalı gerektiriyor.Можливо, Ваш продукт потребує фізичного каналу збуту.
Belki de ürününüz fiziki dağıtım kanalı gerektiriyor.قد يتطلب منتجك قناة توزيع مادية.
Belki de ürününüz fiziki dağıtım kanalı gerektiriyor.まずはリアルなチャネルの選択肢を見てみましょう
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Acum, flautele pot parea ... distributia flautelor poate parea un caz banal.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Bien, las flautas pueden parecer... la distribución de flautas puede parecer un caso insignificante.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Fluiten lijken... de verdeling van fluiten lijkt een triviale zaak.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Jetzt mögen Flöten und die Verteilung von Flöten belanglos sein.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.자, 플룻을 나누는 일은 아마 하찮은 사례같이 보일겁니다.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.La distribution de flûtes peut sembler un exemple futile.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Nå, fløjter kan virke ... fordelingen af fløjter kan virke som et trivielt tilfælde.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Những cây sáo hay sự phân phối sáo dường như là một trường hợp nhỏ nhặt.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Nos, a furulyák talán...a furulyák elosztása triviálisnak tűnhet.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Ora bem, as flautas podem parecer... a distribuição das flautas pode parecer um assunto trivial.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Ora, i flauti potrebbero... la distribuzione di flauti potrebbe sembrare una questione triviale.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Przydział fletów może wydawać się trywialnym zagadnieniem.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Rozdělování fléten může vypadat jako jednoduchý případ.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Sekarang, seruling bisa dibilang .. pembagian seruling kasus yang sepele.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Τώρα τα φλάουτα... μάλλον η διανομή των φλάουτων μπορεί να φαίνεται μια απλή υπόθεση.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Так вот, флейты, раздача флейт, может показаться несущественной проблемой.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.Флейтите може да изглеждат... разпределението на флейти може да изглежда тривиален случай.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.עכשיו, חלילים יכולים להראות...חלוקת החלילים יכולים להראות כמקרה קל ערך.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.الآن، ربما تبدو المزامير...توزيع المزامير ربما تبدو قضية ساذجة.
Belki flüt konusu... flüt dağıtımı konusu sizlere önemsiz gelmiştir.取るに足りない問題のように思える 次に 正義に関する議論の