dağın ile cümle
dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Докато става по-топло на върха на планината, растителната зона всъщност се променя.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.С потеплением на вершине горы меняется зона растительности.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.ומזג האוויר בהר הזה התחמם, קו הצמחיה ממש השתנה.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.بما أن الجو يزداد دفئاً في أعالي الجبال فإن الغطاء النباتي يتغير أيضاً
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.植生が変わっています 植物と直接に接しなくとも
Daha bir Uzay Dağını bile Feth edemedin!Et pystyisi ylittämään vuorta edes avaruudessa
Daha bir Uzay Dağını bile Feth edemedin!Non potresti nemmeno conquistare le Space Mountain!
Daha bir Uzay Dağını bile Feth edemedin!Tu ne pourrais même pas conquérir Space Moutain !
Daha bir Uzay Dağını bile Feth edemedin!Você não serviria nem mesmo para conquistar uma montanha no espaço!
Eğer onlara katılacak güvendiklerini dağınık soluyarak öven당신은에 합류 할것이다 자만 분산을 온다 칭찬
Eğer onlara katılacak güvendiklerini dağınık soluyarak övenמרגיש בטוח שתצטרף אליהם ב משבח מתנשף התפזר
Eğer onlara katılacak güvendiklerini dağınık soluyarak övenالشعور بالثقة سوف ينضم إليهم في مشيدا يلهث وفرقت
Eğer onlara katılacak güvendiklerini dağınık soluyarak öven公共サービスの
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.1924-ben akkor látták utoljára, amikor eltűnt a felhőkben a Mount Everest csúcsa felé tartva.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.1924년에 마지막으로 목격되었을 당시, 그는 에베레스트 산 정상 근처 구름 속으로 사라졌다고 합니다.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.En 1924 fue visto por última vez desapareciendo entre las nubes cerca de la cumbre del Monte Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.En 1924, il a été aperçu pour la dernière fois disparaissant dans les nuages, près du sommet du Mont Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Foi visto pela última vez em 1924, enquanto desaparecia nas nuvens perto do cume do monte Evereste.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.I 1924 blev han sidst set forsvinde op i skyerne nær Mt. Everests bjergtinde.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.În 1924 a fost văzut ultima oară dispărând în norii de lângă vârful Muntelui Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.In 1924 zag men hem voor het laatst de wolken in verdwijnen bij de top van Mt. Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Lần cuối cùng người ta nhìn thấy anh là năm 1924 khi anh biến mất vào đám mây gần đỉnh núi Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Leta 1924 so ga nazadnje videli kako je izginjal med oblaki blizu vrha Mt. Everesta.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Letztmalig 1924 gesehen, als er in den Wolken, in Gipfelnähe des Mount Everest, verschwand.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Naposledy ho videli v roku 1924, ako mizne v oblakoch blízko vrcholu Mt. Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Nel 1924 è stato visto per l'ultima volta sparire tra le nuvole vicino alla cima del Monte Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Pada tahun 1924, dia terakhir kali terlihat menghilang di balik awan di dekat puncak Gunung Everest.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.V roce 1924 byl naposledy spatřen, jak mizí v mracích obklopujících vrchol Mt. Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.W 1924 roku był widziany po raz ostatni jak znikał w chmurach w pobliżu szczytu Mount Everestu.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.Το 1924 τον είχαν δει για τελευταία φορά να εξαφανίζεται μέσα στα σύννεφα κοντά στην κορυφή του Έβερεστ.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.В 1924 його востаннє бачили, коли він зник поміж хмарами біля вершини гори Еверест.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.В 1924-м, его видели последний раз, входившим под облака у вершины Эвереста.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.През 1924 г., за последно беше видян да изчезва в облаците, близо до връх Еверест.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.שנראה לאחרונה ב-1924 כשהוא נעלם בין העננים בקרבת פסגת האוורסט.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.في عام 1924 شوهد آخر مرة يختفي بين السحب بالقرب من قمة ايفرست.
En son 1924'te Everest dağının zirvesinin yakınlarında bulutların arasında kaybolurken görülmüştü.雲の中に消えていきました 彼がエベレストに登った最初の 人間かもしれない
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.A régiek pedig 'em out o' a fészek egy " make 'em repülni egy "ők szétszóródtak, mielőtt te is tudod.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Cele vechi turn 'em out o "cuibul lor o" face "le acoperi o" ele sunt împrăştiate înainte de a ştii asta.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.De gamla tur ut dem o "boet ett" Gör dem flyga en "de är utspridda innan du vet det.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Den gamle tænder 'em out o' deres rede en ' gøre 'em flyve en' de er spredt ud, før du ved af det.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.De oude turn 'em out o' hun nest een ' maken 'em vliegt een' ze verspreid voor je het weet.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Die alten turn 'em out o' ihr Nest ein " make 'em fly' sie sind verstreut, bevor Sie es wissen.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.I vecchi girare 'em out o' il loro nido un ' make 'em volare una' sono dispersi prima di conoscerla.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.당신이 그것을 알기도 전에 그들이 흩어져있어 '그들이 비행합니다.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Les anciens leur tour 'em out o' leur nid une " Make 'Em piloter un "ils sont dispersés avant que vous savez.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Los viejos a su vez 'em out o' su nido una ' make 'em marcha un' están dispersos antes de que usted lo sepa.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Những người cũ lần lượt 'em o' tổ ' làm em bay một "họ đang nằm rải rác trước khi bạn biết điều đó.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Stare kolei 'em się o "swoje gniazdo" make 'em locie "są rozproszone zanim się zorientujesz.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Stare pa jih ven o "svojih gnezdo" da 'em fly "oni so razpršeni, preden ti to veš.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Tie staré zase 'em sa o "svoje hniezdo" make 'em lietať "sú rozptýlené, než sa nazdáte.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Ty staré zase 'em se o "své hnízdo" make 'em létat "jsou rozptýlené, než se nadějete.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Vanhat kääntää heidät ulos O "pesän" make 'em lentää' He ovat hajallaan ennen kuin huomaatkaan.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Старите им о "тяхното гнездо" правят "Ем летят" те са разпръснати, преди да се усетиш.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Старі свою чергу 'Em Out про' своє гніздо ' зробити їм, літати 'вони розпорошені, перш ніж ви це знаєте.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.Старые свою очередь 'Em Out о' свое гнездо ' сделать им, летать 'они рассеяны, прежде чем вы это знаете.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.לגרום להם לעוף "הם התפזרו לפני שאתה יודע את זה.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.جعل 'م تسيير طائرة" كنت تفرقوا قبل ان تعرفه.
Eskileri 'yuvalarını' o em dışarı açmak önce bunu biliyorsun bunlar dağınık 'em bir fly' olun.この1つはknowinだが'one'、彼は孤独を知っていた。"
Etrafın nasıl gözüktüğünü biliyorum. ama her zaman bu kadar dağınık değildir.Ich weiß, wie es hier drinnen aussieht Aber es ist nicht immer so unordentlich.
Everest Dağına tırmanmanın yararı ne?Apa gunanya mendaki Gunung Everest?