dağın ile cümle

dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dağınık kartlar düzenli olanlardan daha fazla dizilime de sahip değil.이 카드들이 가질 수 있는 것보다 더 많은 배열을 가지고 있는 것도 아닙니다
Dağınık kartlar düzenli olanlardan daha fazla dizilime de sahip değil.Není to tak, že tyhle karty by mohly mít víc konfigurací než tyhle.
Dağınık kartlar düzenli olanlardan daha fazla dizilime de sahip değil.זה לא שאלה יכולים להיות ביותר תצורות, מהקלפים האלה.
Dağınıklık için özür dilerim.5가 좀 이상하게 쓰였네요
Dağınıklık için özür dilerim.Desculpe por essa pequena bagunça.
Dağınıklık için özür dilerim.Désolé pour le désordre
Dağınıklık için özür dilerim.Lo siento por el poco de desorden.
Dağınıklık için özür dilerim.Omlouvám se za ten drobný nepořádek.
Dağınıklık için özür dilerim. Peki o zaman g'nin 5'i ne?Hvad er g af 5?
Dağınıklık için özür dilerim. Peki o zaman g'nin 5'i ne?אז G של f של 3 הוא אותו דבר כמו ג 'מתוך 5, כי f
Dağınıklık için özür dilerim.Scusa per la confusione.
Dağınıklık için özür dilerim.Sorry voor de knoeiboel.
Dağınıklık için özür dilerim.Ursäkta att det blev lite rörigt.
Dağınıklık için özür dilerim.Συγγνώμη για την ακαταστασία.
Dağınıklık için özür dilerim.Вибачте за деякий безлад.
Dağınıklık için özür dilerim.Защото f(3) е равно на 5. Малко е разхвърляно.
Dağınıklık için özür dilerim.اعتذر عن هذه الفوضى
Dağınıklık için özür dilerim.それでは、g (5 )は何でしょうか。
Dağınık olabilir, hangi elektronun kime ait olduğu anlaşılmayabilir.Het kan rommelig lijken of onduidelijk waar deze eletronen bij horen.
Dağınık olabilir, hangi elektronun kime ait olduğu anlaşılmayabilir.Nenapsal jsem to tak jasně, jak jsem mohl.
Dağınık olabilir, hangi elektronun kime ait olduğu anlaşılmayabilir.Запись может быть запутанной, в которой будет неясно, к чему относятся эти электроны.
Dağınık olabilir, hangi elektronun kime ait olduğu anlaşılmayabilir.قد لا يكون واضحا أين تنتمي هذه الإلكترونات.
dağınık ve karmaşık olabilir.caótica, desordenada y complicada.
dağınık ve karmaşık olabilir.chaotisch und kompliziert.
dağınık ve karmaşık olabilir.confusa e complicada.
dağınık ve karmaşık olabilir.dezorganizata si complicata.
dağınık ve karmaşık olabilir. Hepimiz kendi fikirlerimize sahibiz.peut être bruyante et compliquée et sans order.
dağınık ve karmaşık olabilir.ακατάστατη και περίπλοκη.
Dağın karşısına doğru.През планината.
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""A nemzedék, amelyik a hegy csúcsán élt, amelyik olyan nagyot bulizott, hogy elherdálta az örökséget."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""de generatie die op de bergtop leefde, die zo hard feestte, en z'n erfenis zo misbruikte."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""Generasi yang hidup di puncak gunung yang sering berpesta dan menyalahgunakan warisannya."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""Generația care a locuit în vârf de munte, care a petrecut din greu și și-a abuzat moștenirea."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""산 정상에서 살았던 세대들은 파티를 너무 즐기다 살 곳을 다 망쳤데."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu"la generación que vivió en la cima de la montaña, que vivió la gran fiesta, y abusó de su herencia.
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu"la génération qui a vécu au sommet de la montagne, qui a tellement fait la fête et détruit son héritage.
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""Thế hệ mà sống ở đỉnh của mô hình này, đã ăn chơi và lạm dụng quyền thừa kế của họ quá nhiều."
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""Поколение тех, кто жили на энергетическом пике, кто усиленно кутили и промотали всё наследие".
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""הדור שחי בקצה ההר, שחגג כל כך חזק ושכה ניצל את הירושה שלו".
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu""الجيل الذي عاش على قمة الجبل، واحتفل كثيرا، واستغلّ ميراثه أسوأ استغلال. "
"Dağın üstünde yaşayan kuşak o kadar çok parti yaptı ki mirasını kötüye kullanmış oldu"遺産を乱用してしまった世代」でしょうか これを想像する時に私がするのは
Dağın üzerinden tüm ülkeyi kayarak geçerlerBiegną na nartach w góre stoku z tak zawziętymi minami, że
Dağın üzerinden tüm ülkeyi kayarak geçerler그들은 크로스 컨추리 스키를 타고 산을 오릅니다.
Dağın üzerinden tüm ülkeyi kayarak geçerlerהם עושים סקי מחוף-לחוף על ההרים.
Dağın üzerinden tüm ülkeyi kayarak geçerlerيتزلجون على الجبال عبر البلدان
Dağın üzerinden tüm ülkeyi kayarak geçerlerせっせと登る彼らを
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Ahogy egyre melegszik a hegycsúcs, a növényzeti öv is változik.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Ako sa vrchol hory zohrieva, vegetačná zóna sa mení.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Als es auf dem Berggipfel wärmer wurde, änderte sich die Vegetationszone.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Como actualmente se ha vuelto más cálido en la cima de la montaña, la zona de vegetación está cambiando.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Com o aquecimento no topo da montanha, a zona de vegetação tem de facto mudado.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Coraz wyższa temperatura na szczycie góry sprawia, że strefa wegetacji ulega zmianom.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Het is warmer geworden op de top van de berg, en de vegetatiezone is echt aan het veranderen.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Karena puncak gunung menjadi lebih panas daerah vegetasi berubah.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Khi đỉnh núi trở nên nóng hơn, thảm thực vật cũng thay đổi.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.산 정상이 점차 따뜻해짐에 따라서 초목 지역이 변화하고 있다고 합니다.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Pe măsură ce s-a făcut mai cald în vârful muntelui, zona vegetaţiei e de fapt în schimbare.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Quand la température s'adoucit au sommet de la montagne, la végétation de la zone change.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Som det er blevet varmere på toppen af bjerget, har vegetationszonen rykket sig.
Dağın yüksek bölgelerinde sıcaklık arttıkça bitkisel bölge de değişmekte.Με την αύξηση της θερμοκρασίας στην κορυφή του βουνού, η ζώνη βλάστησης στην πραγματικότητα αλλάζει.

İlgili Sayfalar