dağın ile cümle

dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biz yanından geçerken, iki çocuk Kenya'nın bu çöplük dağına tırmanıyordu.כשעברנו שני ילדים טיפסו על הר הזבל.
Biz yanından geçerken, iki çocuk Kenya'nın bu çöplük dağına tırmanıyordu.عند مرورنا كان هناك صبيان يتسلقان "جبل كينيا" للقمامة.
Biz yanından geçerken, iki çocuk Kenya'nın bu çöplük dağına tırmanıyordu.せいぜい5、6歳くらいでしょう
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.A pojav Balák Baláma, uvedl jej na vrch hory Fegor, kteráž leží naproti poušti.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.A tak pojal Balák Baláma na temeno vrchu Peor, ktorý hľadí na šírinu púšte.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Balac a dus pe Balaam pe vîrful muntelui Peor, care este cu faţa spre pustie.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Ba-lác bèn dẫn Ba-la-am đến chót núi Phê - ô , đối ngang đồng vắng .
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Ba-lác bèn dẫn Ba-la-am đến chót núi Phê-ô, đối ngang đồng vắng.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Balac llevó a Balaam a la cumbre de Peor que mira hacia Jesimón
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Balak mena Balaam sur le sommet du Peor, en regard du désert.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Così Balak condusse Balaam in cima al Peor, che è di fronte al deserto
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Elvivé azért Bálák Bálámot a Peór tetejére, a mely a puszta felé néz.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Então Balaque levou Balaão ao cume de Peor, que dá para o deserto.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Ja Baalak vei Bileamin Peor-vuoren huipulle, joka kohoaa yli erämaan.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.발락이 발람을 인도하여 광야가 내려다 보이는 브올산 꼭대기에 이르니
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Maka dibawanya Bileam ke puncak Gunung Peor yang menghadap ke padang gurun
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Och Balak tog Bileam med sig upp på toppen av Peor, där man kan se ut över ödemarken.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Og Balak førte Bileam op på Toppen af Peor, der rager op over Ørkenen.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Pelje torej Balak Balaama na vrh Peorja, ki strmi nad puščavo.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Så tok Balak Bileam med op på toppen av Peor, hvorfra en skuer ut over ørkenen.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Tedy wiódł Balak Balaama na wierzch góry Fegor, która patrzy ku puszczy.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Und er führte ihn auf die Höhe des Berges Peor, welcher gegen die Wüste sieht.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Zo nam koning Balak Bileam mee naar de top van de berg Peor, vanwaar zij over de woestijn uitkeken.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.Και εφερεν ο Βαλακ τον Βαλααμ επι την κορυφην του Φεγωρ, το οποιον βλεπει προς Γεσιμων.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.И Валак заведе Валаама на върха на Фегор, който гледа към Иесимон.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.И взял Валак Валаама на верх Фегора, обращенного к пустыне.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.ויקח בלק את בלעם ראש הפעור הנשקף על פני הישימן׃
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.فاخذ بالاق بلعام الى راس فغور المشرف على وجه البرية.
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.巴 勒 就 領 巴 蘭 到 那 下 望 曠 野 的 毘 珥 山 頂 上
Böylece Balamı çöle bakan Peor Dağının tepesine götürdü.巴勒 就 領巴蘭 到 那 下 望曠野 的 毘珥 山頂上
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Alors elles descendent d'un côté de la montagne, elles descendent d'un autre.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Aşa că unele coboară pe un versant al muntelui, altele pe un alt versant.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.A tak sjíždějí z jedné strany hory, sjíždějí druhou stranu.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Così scendono da un pendio della montagna, e poi da un altro.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Descem por um lado da montanha, descem pelo outro lado.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.그래서 스키를 타고 것에 비유하자면 한사람은 산의 이쪽 면을 타고 내려가고 또 한 사람은 산의 반대편을 타고 내려가는거죠.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Por lo que unas van por un lado de la montaña, otras van por otro.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Så de åker ned för en sida av berget, de åker ned för en annan.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Sie fahren also an einer Bergseite hinunter andere an einer anderen.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Takže idú dole po jednej strane hory, idú dole po druhej.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Úgyhogy lemennek a hegy egyik oldalán, a hegy másik oldalán.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Zij gaan naar beneden aan één kant van de berg, zij aan een andere.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Zjeżdżają jedną stroną góry, zjeżdżają drugą.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Έτσι, κατεβαίνουν από τη μία πλευρά του βουνού, κατεβαίνουν από την άλλη.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Итак, эти спускаются по одной стороне горы, эти — по другой.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.Те слизат от едната страна на планината, слизат от другата страна.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.לכן הם יורדים למטה מצד אחד של ההר, אלה יורדים מהצד האחר.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.فينزل بعضهم على ناحية واحدة من الجبل، وينزل البعض على الناحية الأخرى.
Böylece bir kısmı dağın bir tarafından bir kısmı başka bir tarafından aşağı iniyor.もう一方は別の斜面を下ります 降りる方向が決まると
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.Also taten die Kinder Israel ihren Schmuck von sich vor dem Berge Horeb.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.A synovia Izraelovi strhali si svoju okrasu, a tak aj zostalo od vrchu Hóreba.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.Copiii lui Israel şi-au scos de pe ei podoabele, şi au plecat dela muntele Horeb.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.Da aflagde Israeliterne deres Smykker fra Horebs Bjerg af.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.Da tok Israels barn sine smykker av og bar dem ikke mere, efterat de hadde draget fra fjellet Horeb.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.Então os filhos de Israel se despojaram dos seus atavios, desde o monte Horebe em diante.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.És lerakták magokról az Izráel fiai az õ ékességeket, a Hóreb hegyétõl fogva.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.Gli Israeliti si spogliarono dei loro ornamenti dal monte Oreb in poi
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.Het volk droeg de rest van de reis vanaf de berg Horeb geen sieraden meer.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.In sneli so sinovi Izraelovi lepotičje s sebe pri gori Horebski.
Böylece Horev Dağından sonra İsrailliler takılarını çıkardı.I svlékli s sebe synové Izraelští okrasy své u hory Oréb.

İlgili Sayfalar