dağın ile cümle
dağın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.ci a ales seminţia lui Iuda, muntele Sionului, pe care -l iubeşte.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Hanem a Júda törzsét választá; a Sion hegyét, a melyet szeret.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.han udvalgte Judas Stamme, Zions Bjerg, som han elsker;
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Hij koos de stam van Juda; de berg Sion, waarvan Hij zoveel houdt.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Il préféra la tribu de Juda, La montagne de Sion qu`il aimait.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.오직 유다 지파와 그 사랑하시는 시온산을 택하시고
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.ma elesse la tribù di Giuda, il monte Sion che egli ama
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Más bien, escogió a la tribu de Judá; el monte Sion, al cual amó
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Men han utvalde Juda stam, Sions berg, som han älskade.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.men han utvalgte Juda stamme, Sions berg som han elsket.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.sondern erwählte den Stamm Juda, den Berg Zion, welchen er liebte.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Temuč izvolil je rod Judov, goro Sionsko, ki jo je ljubil.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.vaan valitsi Juudan sukukunnan, Siionin vuoren, jota hän rakastaa.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Však vyvolil pokolení Judovo, horu Sion, kterouž zamiloval.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Wszakże obrał pokolenie Judowe, i górę Syon, którą umiłował.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Yang dipilih-Nya ialah suku Yehuda, dan Bukit Sion yang dicintai-Nya
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Αλλ' εξελεξε την φυλην Ιουδα, το ορος της Σιων, το οποιον ηγαπησε.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.Но избра Юдовото племе, Хълма Сион, който възлюби.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.ויבחר את שבט יהודה את הר ציון אשר אהב׃
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.بل اختار سبط يهوذا جبل صهيون الذي احبه.
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.卻 揀 選 猶 大 支 派 、 他 所 喜 愛 的 錫 安 山
Ancak Yahuda oymağını, Sevdiği Siyon Dağını seçti.卻揀選猶 大 支派 、 他 所喜愛 的 錫安山
Ancak yeterince dikkat ederseniz, dağın artık daha az eğimli olduğunu fark edersiniz.Aber wenn ihr aufmerksam seid, erkennt ihr vielleicht, dass der Berg nun weniger steil ist.
Ancak yeterince dikkat ederseniz, dağın artık daha az eğimli olduğunu fark edersiniz.Budete-li ale pozorní, možná zjistíte, že kopec je nyní daleko mírnější.
Ancak yeterince dikkat ederseniz, dağın artık daha az eğimli olduğunu fark edersiniz.Jeśli jednak będziecie uważni, zauważycie, że góra jest teraz łagodniejsza.
Ancak yeterince dikkat ederseniz, dağın artık daha az eğimli olduğunu fark edersiniz.Mais si vous êtes attentif, vous verrez peut-être que la montagne est désormais moins sauvage.
Artık daha fazla gizlenecek yer ve buraya dağın kenarından da gidilebiliyor.Jetzt gibt es Deckungsmöglichkeiten und einen Weg, von der Seite des Bergs dorthin zu gelangen.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,A keď oznámili Sizerovi, že vyšiel hore Barák, syn Abinoamov, na vrch Tábor,
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Anunciaram a Sísera que Baraque, filho de Abinoão, tinha subido ao monte Tabor.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Au dat de ştire lui Sisera, că Barac, fiul lui Abinoam, s'a îndreptat spre muntele Taborului.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Cuando comunicaron a Sísara que Barac hijo de Abinoam había subido al monte Tabor
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Da Sisera fikk spurt at Barak, Abinoams sønn, hadde draget op på Tabor-fjellet,
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Da Sisera fik Melding om, at Barak, Abinoams Søn, var draget op på Tabors Bjerg,
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Da ward Sisera angesagt, daß Barak, der Sohn Abinoams, auf den Berg Thabor gezogen wäre.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Fu riferito a Sisara che Barak, figlio di Abinoam, era salito sul monte Tabor
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Hírül vivék pedig Siserának, hogy Bárák, az Abinoám fia felvonult a Thábor hegyére.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,In sporoči se Siseru, da je šel Barak, sin Abinoamov, na goro Tabor.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,I powiedziano Sysarze, iż wyszedł Barak, syn Abinoemów na górę Tabor.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,아비노암의 아들 바락이 다볼산에 오른 것을 혹이 시스라에게 고하매
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Kun Siiseralle ilmoitettiin, että Baarak, Abinoamin poika, oli noussut Taaborin vuorelle,
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Người ta thuật cho Si-sê-ra hay rằng Ba-rác, con trai của A-bi-nô-am, đã đi đến núi Tha-bô.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Người_ta thuật cho Si-sê-ra hay rằng Ba-rác , con_trai của A-bi-nô-am , đã đi đến núi Tha-bô .
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Och man berättade för Sisera att Barak, Abinoams son, hade dragit upp på berget Tabor.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,On informa Sisera que Barak, fils d`Abinoam, s`était dirigé sur le mont Thabor.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Oznámeno pak bylo Zizarovi, že vytáhl Barák syn Abinoemův na horu Tábor.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Segera setelah Sisera mendengar bahwa Barak sudah pergi ke Gunung Tabor
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Toen generaal Sisera hoorde dat Barak zich met zijn troepen op de berg had gelegerd,
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,Και ανηγγειλαν προς τον Σισαρα, οτι Βαρακ ο υιος του Αβινεεμ ανεβη εις το ορος Θαβωρ.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,И донесли Сисаре, что Варак, сын Авиноамов, взошел на гору Фавор.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,И известиха на Сисара, че Варак Авиноамовият син се изкачил на хълма Тавор.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,ויגדו לסיסרא כי עלה ברק בן אבינעם הר תבור׃
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,واخبروا سيسرا بانه قد صعد باراق بن ابينوعم الى جبل تابور.
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,有 人 告 訴 西 西 拉 說 、 亞 比 挪 菴 的 兒 子 巴 拉 已 經 上 他 泊 山 了
Avinoam oğlu Barakın Tavor Dağına çıktığını duyan Sisera,有 人 告 訴 西西 拉說 、 亞比 挪菴 的 兒子 巴拉 已 經上 他 泊山了
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Apa juhar emelkedett, és egy enyhe hangja szerény hatóság elrendelte a szétszórt emberek lecsapódik.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Cha Mapple tăng, và bằng một giọng nhẹ của cơ quan khiêm tốn đã ra lệnh rải rác mọi người ngưng tụ.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Fader Mapple steg, och i en mild röst anspråkslösa myndighet beordrade utspridda människor att kondensera.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Far Mapple steg, og i en mild stemme fordringsløse myndighed bestilt den spredte folk til at kondensere.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Isä Mapple nousi, ja lievä äänen vaatimaton viranomainen määräsi hajallaan ihmiset tiivistyä.
Baba Mapple yükseldi ve dağınık alçakgönüllü otorite hafif bir sesle emretti insanların yoğunlaşmasına.Mapple Bapa bangkit, dan dengan suara ringan otoritas sederhana memerintahkan tersebar orang mengembun.