Bakın, 2000 yıl önce, Avrupa: dağılma, kutsal Roma İmparatorluğu'nun parçalanması.Знаєте, 2 тисячі років тому, Європа: розпад, поділ Римської Імперії.
Bakın, 2000 yıl önce, Avrupa: dağılma, kutsal Roma İmparatorluğu'nun parçalanması.אתם יודעים, לפני 2000 שנים, אירופה: התמוטטות - פירוקה של האימפריה הרומית.
Bakın, 2000 yıl önce, Avrupa: dağılma, kutsal Roma İmparatorluğu'nun parçalanması.كما تعلمون فمنذ 2000 عام تعرضت اوروبا للتقسيم على يد الامبرطورية الرومانية
Bakın, 2000 yıl önce, Avrupa: dağılma, kutsal Roma İmparatorluğu'nun parçalanması.ローマ帝国が崩壊しました それ以来ずっと欧州は分化されたままです
Bazı örnekler görüyorsunuz. Resimlere bakarsanız rüzgarla dağılması gereken ağaç poleni çok pürüssüz.Íme néhány példa -- ezeknek nagyon sima a felülete -- a fa pollennek, amit a szél terjeszt.
Bir sonraki videoda matris çarpımının dağılma özelliği olup olmadığına bakacağız. -En el siguiente video, voy a ver si los productos de matriz son realmente distributiva.
Bir sonraki videoda matris çarpımının dağılma özelliği olup olmadığına bakacağız. -في العرض التالي، سأرى اذا كانت نواتج المصفوفة
Böylece dağılma özelliğini uygulamış olurum. -우리는 제곱이라는 것이 자기자신을
Böylece dağılma özelliğini uygulamış olurum. -Nós sabemos qe um expoente significa multiplicar algo por si mesmo por diversas vezes.
Böylece dağılma özelliğini uygulamış olurum. -Vi vet att en exponent betyder att multiplicera något med sig själv så många gånger.
Böylece dağılma özelliğini uygulamış olurum. -We weten dat een exponent betekent dat een getal een x aantal keer met zichzelf vermenigvuldigd wordt.
Böylece dağılma özelliğini uygulamış olurum. -Знаем, че степента означава, да умножите нещо по него самото толкова пъти.
Böylece matris çarpımının dağılma özelliğinin iki yönde de geçerli olduğunu görmüş olduk. -따라서 우리는 분배 법칙이 행렬 벡터 곱에서 두 방향 모두 성립한다는 것을 알 수 있습니다.
Böylece matris çarpımının dağılma özelliğinin iki yönde de geçerli olduğunu görmüş olduk. -اذاً الآن قد رأينا ان الخاصية التوزيعية تنجح بكل الطرق باستخدامها مع نواتج متجه المصفوفة
Bu adımda yine dağılma özelliğini uyguladığımızı unutmayın. - 2 çarpı 5 x eşittir 10 x.분배법칙을 한 번 더 사용해야 한다는 것을 기억하세요 2 × 5x = 10x가 되고,
Bu adımda yine dağılma özelliğini uyguladığımızı unutmayın. - 2 çarpı 5 x eşittir 10 x.ثم تذكروا ان هذه الخطوة عبارة عن تطبيق خاصية التوزيع مرة اخرى ثم لدينا 2 × 5x = 10x
Bu artıksadece sıradan gerçek sayıların sıradan dağılma özelliği정수들을 일반적으로 나눈 값과 같으며
Bu binomları aynı, çarpımın toplama üzerine dağılma özelliğini kullanabiliriz. -그 두 다항식이 서로 같은 것일 뿐이죠 F.O.I.L을 이용해서 풀어도 되고
- Bu binomları aynı, çarpımın toplama üzerine dağılma özelliğini kullanabiliriz. -Vi ganger altså to toleddede størrelser sammen, og de to størrelser er ens.
Bu binomları aynı, çarpımın toplama üzerine dağılma özelliğini kullanabiliriz. -وهما في الواقع نفس العبارة ويمكنك ان تستخدم FOIL
Bu çarpmanın çıkartma üzerinde dağılma özelliğiydi. Genelde sadece dağılma özelliği olarak kullanılır. .V tomto případě jsme využili distributivní zákon, podle kterého má násobení přednost před odčítáním.
Bu çarpmanın çıkartma üzerinde dağılma özelliğiydi. Genelde sadece dağılma özelliği olarak kullanılır. .V tomto prípade sme využili distributívnehy zákonu, podľa ktorého má násobenie prednosť pred odčítavaním.
Bu çarpmanın çıkartma üzerinde dağılma özelliğiydi.이것이 뺄셈에 대한 곱셈의 분배 법칙을 사용한 거에요
Bu çarpmanın çıkartma üzerinde dağılma özelliğiydi.هذا باستخدام قانون التوزيع قبل
Bu çarpmanın çıkartma üzerinde dağılma özelliğiydi.ふつうこれを単に分配法則と
Bu dağılmak zorundaydı.A tento sa musel rozlomiť.
Bu dağılmak zorundaydı.A toto muselo být rozbito.
Bu dağılmak zorundaydı.Deze moest in stukken gebroken worden.
Bu dağılmak zorundaydı.E este teve de ser partido.
Bu dağılmak zorundaydı.Este tuvo que romperse.
Bu dağılmak zorundaydı.Et celui-ci a dû être fragmenté.
Bu dağılmak zorundaydı.Ezt szét kellett törni.
Bu dağılmak zorundaydı.Iar aceasta a trebuit să fie ruptă.
Bu dağılmak zorundaydı.이것은 부서져야 했던 일이 있었어요.
Bu dağılmak zorundaydı.Questa è stata rotta.
Bu dağılmak zorundaydı. Son zamanlarda Mısır'dan çıkan bir parçaydı.А вот эту работу пришлось разделить - отколоть кусочек, что уехать из Египта.
Bu dağılmak zorundaydı.To dzieło musiało zostać rozbite.
Bu dağılmak zorundaydı.Und dieses wurde gebrochen und benutzt,
Bu dağılmak zorundaydı.Và cái này phải được chia nhỏ ra.
Bu dağılmak zorundaydı.Κι αυτό εδώ χρειάστηκε να το σπάσει.
Bu dağılmak zorundaydı.И този трябваше да бъде счупен.
Bu dağılmak zorundaydı.את זה היו צריכים לחלק.
Bu dağılmak zorundaydı.وهذه لزم كسرها
Bu dağılmak zorundaydı.つい最近エジプトを脱出するため壊さなくてはならなかったのです
Bu dağılma özelliği.Husk, hvad der sker, når vi ganger ind i parentesen.
Bu dağılma özelliği.기억해, 분배법칙.
Bu dağılma özelliği.Ne feledjük, hogy mit jelent a szorzás disztributív jellege!
Bu dağılma özelliği.N'oubliez pas, les propriétés distributives.
Bu dağılma özelliği.Pamatujte, distributivní zákon.
Bu dağılma özelliği.Pamiętajcie, właściwość rozdzielności.
Bu dağılma özelliği.Recuerde que las propiedades distributivas.
Bu dağılma özelliği.Spomeňte si, distributívny zákon.
Bu dağılma özelliği.Нека си спомним свойствата на "разпределение".
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.A sledoval jsem to měnící se dění doufaje, že se rozestoupí a já uvidím její tvář.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.E observava essas constelações alterar-se na esperança de que se afastassem e pudesse ver a sua cara.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.És figyeltem ahogy azok a képek változtak, remélve, hogy eloszlanak és meglátom az arcát.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Guardavo quei personaggi muoversi, sperando che si aprissero e mi facessero vedere il suo viso.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Ik keek hoe deze constellaties bewogen, en hoopte dat ze zouden wijken en ik haar gezicht zou zien.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.그리고 그 별자리들이 움직이는 것을 보며 그들이 갈라져서 그녀의 얼굴을 볼 수 있기를 바랬습니다.
Bu kalabalık topluluğun hareketini izledim, dağılmalarını ve onun yüzünü görebilmeyi istedim.Și mă uitam cum se deplasau acele constelații, sperând că ele se vor separa și voi vedea fața ei.