Fadıl bütün gün dışarıda kaldı.Fadil stayed out all day.
Artık yemek yemek için asla dışarı çıkmıyoruz.We never go out to eat anymore.
Dışarıda çok yemek yerim.I eat out a lot.
Çöpü zaten dışarı çıkardım.I've already taken the garbage out.
Geceleri kendi başınıza dışarı çıkmanın güvenli olduğunu sanmıyorum.I don't think it's safe to go out at night by yourself.
Ben dışarlıklıyım.I'm an outsider.
Tamam, dışarıda bekle.Okay, wait outside.
Sana dışarı çıkmanı söyledim.I told you to get out.
Bu gece dışarı çıkıp Çin yemekleri yiyelim.Let's go out and eat Chinese food tonight.
Karanlıktan sonra neredeyse hiç dışarı çıkmam.I almost never go out after dark.
Tom ve Mary ne kadar süre birlikte dışarı çıktı?How long did Tom and Mary go out together?
Dün bütün gün dışarıdaydım.I was out all day yesterday.
Bir kez içeri girersen, dışarı çıkamazsın.Once you're in, you can't get out.
Tom dışarıda ama Mary evde.Tom is out, but Mary is at home.
Dışarı sokağa çıkıyorum.I am going out onto the street.
Dışarıda yemenin keyfini çıkarıyorum.I enjoy eating out.
Şu günlerde neredeyse hiç dışarı çıkmıyorum.I hardly ever go out nowadays.
Odanızı temizleyene kadar arkadaşlarınızla dışarı çıkamazsınız.You can't go out with your friends until you clean your room.
Biz Çince için dışarı gidiyoruz.We're going out for Chinese.
Biz kutlama yapmak için dışarı çıkıyoruz.We're going out to celebrate.
Biz tekrar dışarı çıkacağız.We're going out again.
Kahvaltı için dışarı çıktık.We went out for breakfast.
Tom kendisiyle akşam yemeği yemesi için Mary'nin dışarı çıkmasını istedi.Tom asked Mary to go out to have dinner with him.
Sadece bunları dışarı atabilir misiniz?Can you just throw these out?
Seni bir an için dışarıda görebilir miyim?Can I see you outside for a moment?
Bir an dışarıda konuşabilir miyiz?Can we speak outside for a moment?
Hava karardıktan sonra Tom'un dışarı çıkmasını istemiyorum.I don't want Tom to go out after dark.
Beni dışarı atamazsın.You can't throw me out.
İşten sonra bir içki için dışarıya çıkmak ister misin?Would you like to go out for a drink after work?
Onu kapı dışarı etmelisin.You should throw it out.
Birlikte dışarı gidiyor musunuz?Are you going out together?
Son günlerde dışarıya baktın mı?Have you looked outside lately?
Mary bu gece onu dışarıya çıkarmamı istedi.Mary asked me to take her out tonight.
Tom hâlâ dışarıda, değil mi?Tom is still out there, isn't he?
Tom yatağından dışarı fırladı.Tom jumped out of his bed.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmaya korkuyor.Tom is afraid to go out after dark.
Tom günün geri kalan kısmında dışarıda olacak.Tom will be out for the rest of the day.
Tom dışarıda Mary'yi bekliyor.Tom is outside waiting for Mary.
Tom dışarıda ayakkabı alışverişi yapıyor.Tom is out shopping for shoes.
Tom Mary'yi pencereden dışarı itti.Tom pushed Mary out the window.
Çöpü dışarıya çıkaran Tom'du.It was Tom who took out the garbage.
Ne sıklıkta dışarıda yemek yersin?How often do you eat out?
Pencereden dışarı bakma, çalışmana odaklan.Don't look out the window, focus on your studies.
Bugün dışarı gitmemiz gerektiğini sanmıyorum.I don't think we should go outside today.
Burada dışarısı çok soğuk.It's freezing out here.
Pencereden dışarıya baktım.I looked outside through the window.
Çöpü dışarı çıkardık.We took the trash out.
Onlar geç saatte dışarıda içiyordu.They were out late drinking.
Tom kapıdan dışarı eğildi.Tom ducked out the door.
Tom pencereden dışarıya dalgın dalgın baktı.Tom looked absently out the window.
Dışarı çıkabilir misiniz, lütfen, efendim?Can you step outside, please, sir?
Dışarısı güzelmiş.It's beautiful out here.
Yağmurda dışarıda oynamamalıydım.I shouldn't have played outside in the rain.
Neler olduğunu görmek için dışarıya birini göndermeni öneriyorum.I suggest you send someone outside to see what's going on.
Yiyecek bir şey almak için dışarı çıkmak istemez misin?Wouldn't you like to go out and get something to eat?
Annem dışarıdadır.My mother is outdoors.
Bir çocuk dışarıdaydı ve bir top ile oynadı.A kid was outdoors and played with a ball.
Bir çocuk dışarıdaydı ve bir topla oynadı.A kid was outdoors and played with a ball.
Bugün dışarı çıkmak için çok soğuk.It's too cold to go outside today.
Şu anda dışarı gitmek tehlikeli.It's dangerous to go outside right now.