dışarıdan ile cümle
dışarıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.E alguém alheio a uma questão nunca poderá chegar à sua essência.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.E che chi guarda da fuori non puo' mai realmente raggiungere il centro.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.És hogy a kívülállók valójában sohasem juthatnak el a lényegig.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.Iar cel din afară nu poate niciodată să ajungă în centru.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.모든 것을 아는 절대적인 내부자가 없다는 사실, 외부인은 절대로 핵심에 다다를 수 없다는 사실에 대한 깨달음이었습니다.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.Und der Außenseiter kann nie ganz zum Kern vordringen.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.Và người ngoài cuộc thực sự không bao giờ chạm tay đến được vấn đề cốt lõi.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.Y el que mira desde afuera nunca alcanza la esencia.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.А външният човек всъщност никога не може да стигне до същността.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.А непосвящённое лицо никогда не доберется до сути.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.ושאדם מבחוץ לעולם לא יוכל להגיע לליבה.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.لا يمكن للدخلاء أبدا الوصول إلى جوهر الأمر.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.私はこの連作からいくつかの写真をまとめました
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.A přišla jsem na to, že když už opravdu stárnete, místo abyste se ho stranili, strach opadne.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.E ho scoperto che che quando siete in età matura, rispetto a vederla da fuori, la paura diminuisce.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.Ik ontdekte: wanneer je je in de ouderdom bevindt, in plaats van het van buitenaf te zien, ebt angst weg.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.그리고 저는 발견했죠. 당신이 실제로 늙음 안에 있는 것이 늙음을 밖에서 보는 것에 반해
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.Și am descoperit că dacă ai ajuns la bătrânețe și nu o mai privești din exterior, teama dispare.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.Y he descubierto que cuando uno está en la vejez, contrariamente a verla desde fuera, el miedo desaparece.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.Zistila som, že keď sa so svojim vekom zmierite a nepozeráte sa naň z pohľadu mladosti, potom obavy ustanú.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.Και ανακάλυψα ότι όταν βρίσκεσαι στην τρίτη ηλικία και δεν την κοιτάζεις απ' έξω, ο φόβος καταλαγιάζει.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.Для меня стало открытием то, что, когда вы стареете, всё не так, как кажется со стороны, страх утихает.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.И открих, че когато сте вътре в старостта, вместо да гледате старостта отвън, страхът намалява.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.Я також виявила, що коли ми вже самі старі, а не дивимось на старість збоку, то перестаємо боятися.
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.וגיליתי שכשאתה בתוך הזקנה, בניגוד לצפייה בה מבחוץ,
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.ولقد اكتشفت انه وعندما تكون في خضم الهرم وبدلاً من النظر اليها من الخارج
Ve farkettim ki, dışarıdan bakmak yerine yaşlılık döneminde olduğunuzda, korku ortadan kalkıyor.自らが老年期に差しかかると 外から見ているのとは対照的に 恐れは弱まるのです
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,A tak ji pár minut pozorovali a on se otočil k její matce a povídá:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Au privit-o o vreme, iar el s-a întors către mamă:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,De så på hende i nogle minutter og han vendte sig mod hendes mor og sagde,
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Dokter dan ibu Gillian memperhatikan itu selama beberapa menit dan sang dokter berkata kepada ibu Gillian,
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Egy pár percig nézték, majd az orvos az anyához fordult:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,E la guardarono per qualche minuto ed egli disse a sua madre, "Signora Lynne,
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Eles observaram-na durante alguns minutos e ele virou-se para a mãe e disse:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Et ils l'ont regardée pendant quelques minutes puis il s'est retourné vers sa mère et a dit, "Mme.
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,He katsoivat häntä muutaman minuutin ja lääkäri sanoi äidille,
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,몇 분 관찰하다가 어머니에게 이렇게 말씀을 해드렸습니다.
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Na een paar minuten draaide zich naar de moeder en zei:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Niekoľko minút ju pozorovali až sa otočil k jej matke a povedal:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Och de tittade under några minuter och han vände sig till modern och sa
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Opazovala sta jo nekaj minut, potem pa se je doktor obrnil k njeni mami in rekel:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Patrzyli na nią przez kilka minut, po czym lekarz zwrócił się do matki:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Và họ đứng nhìn vài phút, rồi ông ấy quay sang mẹ cô và nói,
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Y la miraron por unos minutos y el doctor se volvió a su madre y le dijo:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Την παρακολούθησαν για λίγα λεπτά και μετά γύρισε στη μητέρα της και της είπε:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Вони подивилися на неї кілька хвилин, тоді лікар обернувся до її матері та сказав:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,Те я гледали няколко минутки и доктора се обърнал и казал на майка ѝ:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,הם צפו בה כמה דקות, והוא פנה אל אימה ואמר:
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,وبعد مشاهدتها لبضع دقائق التفت إلى والدتها وقال،
Ve onlar birkaç dakika onu dışarıdan izlemişler. ve uzman annesine dönüp,そして医者は母親に言ったんです 「お母さん、ジリアンは病気なんかじゃありません。ダンサーですよ」
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.Attiene al come i sistemi, gli insediamenti, resistono a shock dall'esterno.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.Elle porte sur la manière dont les systèmes, les peuplements résistent à un choc venu de l'extérieur.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.En het gaat eigenlijk over hoe systemen, steden, schokken van buitenaf weerstaan.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.Ide ini benar-benar tentang bagaimana sistem dan peradaban menahan gejolak dari luar.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.이것은 진정으로 어떻게 시스템이 혹은 정착지가 외부의 충격에 견디느냐에 대한 것입니다.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.Und es geht im Grunde darum, wie Systeme, Siedlungen, Einflüsse von außen aushalten.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.Valójában arról szól, hogy a rendszerek, települések, hogyan állnak ellen a külső csapásoknak.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.Và nó thật sự nói về cách mà những hệ thống, những khu định cư chống lại những cú shock từ bên ngoài.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.Vizează felul în care sistemele, așezările, rezistă la șocul venit din afară.
Ve sistemlerin, yerleşim birimlerinin dışarıdan gelecek şoklara nasıl dayanabilecekleriyle ilgili.Y en realidad trata sobre cómo los sistemas, los asentamientos, resisten los impactos desde el exterior.