dışarıdan ile cümle

dışarıdan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Já zelenou. Jsme na pohovce a z okna sledujeme projíždějící auta.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Jetzt sind wir auf dem Sofa, schauen aus dem Fenster den vorbeifahrenden Autos zu.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Kami sekarang sedang bertemu, melihat melalui jendela pada mobil yang sedang berlalu-lalang.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.우리가 이제는 소파에 있습니다, 창밖으로 차가 지나가는 것을 바라보고 있지요.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Most a kanapén vagyunk, a kint elsuhanó kocsikat nézzük.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Nous sommes maintenant sur le canapé, on regarde à travers les vitres les voitures qui passent à l'extérieur.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Ora siamo sul divano, e guardiamo dalla finestra le auto che passano.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Siedzimy teraz na kanapie, patrząc przez okno na przejeżdżające samochody.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Teraz sme na gauči a pozeráme sa cez okno na okoloidúce autá.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Είμαστε στον καναπέ, κοιτώντας έξω από το παράθυρο τα αυτοκίνητα που περνούν.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Зараз ми на дивані, дивимося у вікно на машини, що проїжджають повз.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Сега сме на дивана, гледаме през прозореца преминаващи коли.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.Сейчас мы на диване, смотрим через окно на проезжающие мимо машины.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.עכשיו אנו על הספה, מתבוננים דרך החלון במכוניות חולפות.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.نحن الان على الأريكة، ننظر الى خارح النافذه الى السيارات المتحركة.
Şimdi koltuktayız, camdan dışarıdan geçen arabalara bakıyoruz.窓から 車が走るのを眺めています 最後は一人で歩行器に乗りました
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Ada satu anggapan, khususnya menurut orang yang datang ke Oxford dari negeri lain.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.A teď mám do určité míry špatnou zprávu, především pro kohokoliv, kdo dorazil do Oxfordu z ciziny.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.De certa forma, tenho más notícias, especialmente para quem tenha vindo a Oxford do estrangeiro.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.En cierta manera, tengo malas noticias en particular para quien venga a Oxford del extranjero.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Imam nekaj slabih novic, posebej za tiste, ki so v Oxford prišli iz tujine.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Într-un fel, am veşti proaste mai ales pentru cei sosiţi la Oxford din străinătate.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.In un certo senso, ho delle brutte notizie, particolarmente per quelli che sono venuti a Oxford dall'estero.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.I w pewnym sensie mam złe wieści szczególnie dla tych, którzy przyjechali do Oxfordu z zagranicy.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.이제 좀 나쁜 소식을 전해야겠네요. 특히 해외에서 옥스포드에 오신 분들에겐 그럴 겁니다.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Mám teraz zlú správu, obzvlášť pre niekoho, kto prišiel do Oxfordu zo zahraničia.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Na most, van néhány rossz hírem különösen azoknak, akik külföldről jönnek Oxfordba.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Nu har jeg på en måde dårlige nyheder, især til de, der er kommet til Oxford fra udlandet.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Nu heb ik slecht nieuws, vooral voor onze gasten uit het buitenland.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Nyt minulla on huonoja uutisia etenkin niille, jotka ovat tulleet Oxfordiin ulkomailta.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.-vi känner ångest över våra karriärer. Varför det är karriärskriser-
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.В известен смисъл има лоши новини, особено за тези, дошли в Оксфорд от друга държава.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.Тут у мене погані новини, зокрема для тих, хто приїхав до Оксфорду з-за кордону.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.У меня есть плохая новость, которая касается почти всех, кто приехал в Оксфорд из-за границы.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.עכשיו, במובן מסויים, יש לי חדשות רעות, במיוחד למי שבא לאוקספורד מחו"ל.
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.الان، احمل لكم بعض الاخبار السيئة بطريقة ما تحديدا لمن حضروا لمدينة اوكسفورد من الخارج
Şimdi, özellikle Oxford'a dışarıdan gelenler için bazı kötü haberlerim var.悪いニュースがあります そこに俗物精神の本当の問題があります
Tanzanian ve kuzey Afrika basınında kullanıldı. Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.C'est donc arrivé du dehors.
Tanzanian ve kuzey Afrika basınında kullanıldı. Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.En zo werd het van buitenaf duidelijk.
Tanzanian ve kuzey Afrika basınında kullanıldı. Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Llegó desde fuera.
Tanzanian ve kuzey Afrika basınında kullanıldı. Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Tako je torej prišlo od zunaj.
Tanzanian ve kuzey Afrika basınında kullanıldı. Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.И влезе вътре, отвън.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.2、3日すると ケニアのマスコミも
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Aşa că a pătruns înăuntru din afară.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.A tak sa zvonka dostala dnu.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Do země se tedy dostala zvenčí.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.E così arrivò dall'esterno.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Joten uutinen tuli ulkopuolelta.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.그러니까 외부에서 흘러들어간 셈이죠.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Og sådan kom det ind udefra.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Tak informacje dotarły z zewnątrz.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Tehát kívülről került be az országba.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Thông tin được lấy từ bên ngoài Kenya.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Und so kam es von draußen hinein.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Και έτσι, ήρθε από έξω.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.Таким образом информация просочилась извне.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.וכך הוא הגיע מבחוץ.
Ve aslında bilgi dışarıdan geldi.ولذلك فقد جاء إلى الداخل عبر صحف الخارج .
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.A osoba z zewnątrz nie może naprawdę dotrzeć do sedna.
Ve dışarıdan biri oranın özüne asla ulaşamaz.De buitenstaander kan nooit echt tot de kern komen.

İlgili Sayfalar