dışarıda ile cümle
dışarıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Biz dışarıda beklicez.Vamos. Esperemos afuera.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.A także to, czyli możliwość spojrzenia nań z zewnątrz. A także to, czyli możliwość spojrzenia nań z zewnątrz.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ci hanno dato anche questo: l'abilità di guardare il mondo dall'esterno.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Hal-hal itu juga telah memberikan kita kemampuan untuk melihat dunia dari luar.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Het gaf ons ook dit, de mogelijkheid om van buitenaf naar onze wereld te kijken.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ils nous ont aussi donné la possibilité de regarder le monde de l'extérieur.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.그것은 우리에게, 세상을 바깥에서 바라볼 수 있는 능력도 주었습니다.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Ne-au mai dat şi abilitatea de a ne privi lumea din exterior.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Nos ha dado también esto, la capacidad de mirar al mundo desde afuera.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Sie hat uns auch dies gegeben, die Fähigkeit, die Welt von außen zu sehen.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Také jsme dostali schopnost podívat se na svět zvenčí.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Và cũng cho chúng ta khả năng để nhìn thế giới từ bên ngoài vũ trụ.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.И также дало нам вот это, способность посмотреть на мир извне.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.Те също ни дадоха това, възможността да погледнем на света отвън.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.היא נתנה לנו גם, את היכולת להביט על העולם מבחוץ.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.أيضا قدمت لنا هذا ، القدرة على النظر إلى العالم من الخارج.
Bize aynı zamanda, dünyamıza dışarıdan bakabilme yetisini de verdi.世界を外側から見る力も与えました 私たち全ての人が
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.A kreativitásunk kívülről jön, nem belülről.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.A nossa criatividade vem de fora, não de dentro.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Creativitatea noastră vine dinafară, nu dinăuntru.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.창조성은 외부로부터 생기지 안에서 생겨나는게 아닙니다.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.La nostra creatività viene dall'esterno, non dall'interno
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Naša kreativita pochádza zvonku, nie zvnútra.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Naše kreativita pochází z nedostatku, ne zevnitř.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Nasza kreatywność pochodzi z zewnątrz, nie z wnętrza.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Notre créativité vient de l'extérieur, pas de l'intérieur.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Nuestra creatividad viene de afuera, no de adentro.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Onze creativiteit komt van buiten, niet van binnen.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Sự sáng tạo của ta đến từ sự thiếu thốn, chứ không phải sự có sẵn.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Unsere Kreativität kommt von außen, nicht von innen.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Vores kreativitet kommer fra omverdenen, ikke fra vores indre.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Наше творчество появляется извне, не изнутри.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.Творчеството ни идва от вън, не отвътре.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.היצירתיות שלנו מגיעה מבחוץ ולא מבפנים.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.قدرتنا على الإبداع تأتي من الخارج، لا من الداخل.
Bizim yaratıcılığımız dışarıdan gelir, içeriden değil.みんながお互いに 依存し合っています
Böylece bildiklerime daha çok odaklanabiliyorum. Zayıf olduğum konularda dışarıdan yardım alıyorum.Зосередившись на своїй справі я доручаю іншим те, в чому сам не сильний.
Bu benim. Diğerlerini dışarıdaki barikattan aldım.To moje, dostałam to od ludzi z barykady.
Bu benim ofisim. Dışarıda bir yer.Este é o meu escritório.
Bu benim ofisim. Dışarıda bir yer.여기 보이는 것이 제 사무실입니다.
Bu benim ofisim. Dışarıda bir yer.זה המשרד שלי. הוא שם בחוץ.
Bu benim ofisim. Dışarıda bir yer.هذا هو مكتبي. إنه هناك.
Bu benim ofisim. Dışarıda bir yer.研究室には閉じこもりません
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.De informatie is er.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Diese Informationen sind verfügbar.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.E esta informação está por aí.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.E queste informazioni sono già lì.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.És ez az információ itt van.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Et l'information est quelque part ici.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.I ta informacja jest dostępna.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.이런 정보는 어디에나 있습니다.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Și această informație se află acolo.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Ty informace tu už jsou.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Và những thông tin ở ngoài kia
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Y esta información esta allá afuera.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.Κι αυτές οι πληροφορίες είναι εκεί έξω.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.И тази информация е налична.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.И этой информации нет здесь.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.והמידע הזה זמין.
Bu bilgi dışarıda öylece duruyor.وهذه المعلومات كما قلت موجودة