dışarı ile cümle
dışarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
"Günaydın. Dışarıda kar yığılı." "Gerçekten mi!?""Good morning. The snow is piled up outside." "Really!?"
İnsanlar çığlık atarak yanan binadan koşarak dışarıya çıktı.People came running out of the burning building, screaming.
Bu tür havada dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go out in this kind of weather.
Tom genellikle gece geç saatlerde dışarı kalmaz.Tom doesn't often stay out late at night.
Hava karardıktan sonra dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark.
Tom arkadaşlarıyla dışarı çıktı.Tom went out with his friends.
Dün gece dışarı çıkmadık.We didn't go out last night.
Köpeğin dışarı çıkmasına izin verir misin?Could you let the dog out?
Tom iş arama için dışarıda.Tom is out job hunting.
Köpeğe dışarı izin vermeyin.Don't let the dog out.
Ben sadece bulaşıkları yıkadım ve şimdi çöpü dışarı almak zorundayım.I just washed the dishes and now I have to take out the trash.
Tom'un annesi "Oynamak için dışarı çıkmadan önce ev ödevini yapmayı bitir."dedi ona."Finish doing your homework before you go out to play", Tom's mother told him.
O bir şey almak için dışarı çıktı.She went out to get something.
Dışarısı ayaz.It’s frosty outside.
Böyle bir havada en iyisi evde kalıp dışarı çıkmamak.In this kind of weather it's best if I stay at home and don't go outside.
Bu havada dışarı çıkmayıp evde oturmak en doğrusu.In this kind of weather, it's best to stay home and not go outside.
Yağmur durmazsa dışarı çıkmayacağız.We won't go out if it doesn't stop raining.
Şu an dışarıda yağmur yağıyor.It's raining outside right now.
Lütfen köpeğin dışarıya gitmediğinden emin ol.Please make sure that the dog doesn't go outside.
Lütfen köpeği dışarıya bırakmamaya dikkat edin.Please be careful not to let the dog outside.
Evde mi yiyorsun yoksa dışarıda mı yiyorsun?Do you eat at home or do you eat out?
Tom pencereden dışarı düşen kara baktı.Tom looked out of the window at the snow falling.
Dışarı çıkalım ve karda oynayalım!Let's go outside and play in the snow!
Dışarı gidelim ve karda oynayalım.Let's go outside and play in the snow.
Dışarıda çalışmayı sevmiyorum.I don't like working out.
Biz dışarıda yemek istiyoruz.We like to eat out.
Dışarıda yemek yemeyi severim.I like to eat out.
Tom dışarıda yemek yemeyi sever.Tom likes to eat out.
Dışarısı sıcak mı?Is it hot outside?
Tom dışarı gitmeye korkuyor.Tom is afraid to go outside.
Ben genellikle sadece öğle yemeğinden sonra kısa bir yürüyüş için dışarı çıkarım.I often go out for a short walk just after lunch.
Dışarısı soğuk, bu yüzden o, odanın içine geldi.It's cold outside, so he came inside the room.
Bir ceket giy - dışarısı soğuk!Wear a coat - it's cold out!
Ben gerçekten dışarıda çalışmayı seviyorum.I really love working out.
Tom bir lokma aldı ve sonra onu tekrar dışarı tükürdü.Tom took one bite and then spit it back out.
O onu onunla dışarıda konuşmaya çalıştı.She tried to talk him out it.
Onu buradan dışarı çıkar.Get him out of there!
Onlar yarın dışarı çıkacaklar mı?Will they go out tomorrow?
Onlar pencereden dışarı bakmayı severler.They like to look out the window.
Babam her sabah yürüyüş için dışarı çıkar.My dad goes out for a walk every morning.
Bu evden dışarı sadece iki yol var.There are only two paths out from this house.
İsa, tüccar ve para değiştiricileri tapınaktan dışarı sürdü.Jesus drove the merchants and money-changers out of the temple.
Şüphe içinde olduğunuz zaman onu dışarıda bırakın.When in doubt, leave it out.
Tom dün gece geç saatlere kadar dışarıda kaldı.Tom stayed out late last night.
Tom dışarıya gitmedi.Tom didn't go outside.
Tom dışarıda Mary'yi bekledi.Tom waited for Mary outside.
O sabah altıya kadar dışarı çıkmak için çok yaşlı.He's too old to go out until 6 a.m.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapatıldığından emin olmak için kontrol etmeyi unutma.Remember to check to make sure the gas has been turned off before you go out.
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olup olmadığımı kontrol etmeyi unutma.Before you go out remember to check the gas is turned off.
Ben para olmadan dışarı çıktım.I went out without money.
Parasız dışarı çıktım.I went out without money.
Hava güzel olsa bile, o dışarıya gittiği için ceketimi ona verdim.Even though the weather was fine, I gave him my coat as he was going out.
Öyle bir gecede bir köpeği dışarıya göndermezdim.I wouldn't send a dog out on a night like that.
Baba, dışarı gidip oynayabilir miyim?Dad, can I go and play outside?
Tom bugün dışarıya çıkacağını sana söyledi mi?Did Tom tell you he would be going out today?
Dışarı çıkmadan önce kapıları kapat.Before you go out, close the doors.
Kış olduğu sürece o dışarı çıkmadı.As long as it was winter, he did not go outdoors.
Şimdi dışarı çık ve oyna.Go outside and play now.
Şimdi dışarıya git ve oyna.Go outside and play now.
Dışarıya bakalım.Let's look outside.