dışında ile cümle
dışında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Telefon ahizelerini uzun zaman zarflarında şarj dışında bırakmak tavsiye edilmez.It is not recommended to leave phone handsets out of the charger for long periods of time.
Bunu Tom dışında herkes yaptı.Everyone did that, except Tom.
Tom'un Mary dışında herhangi bir arkadaşı olduğunu sanmııyorum.I don't think Tom has any friends here except Mary.
Boston'un hemen dışında yaşıyorum.I live just outside Boston.
Tom restoranın dışında Mary'yi bekliyor.Tom is waiting for Mary outside the restaurant.
Tom kapı dışındadır.Tom is outside the door.
Tom'un elinden beklemek dışında bir şey gelmiyordu.Tom could do nothing except wait.
Mary çok fazla konuşmasının dışında güzel bir kızdır.Mary is a nice girl, except that she talks too much.
Tom bir süre kasabanın dışında olacak.Tom is going to be out of town for a while.
Tom sinemanın dışında bekliyor.Tom is waiting outside the movie theater.
Tom, önümüzdeki hafta kasaba dışında olacak.Tom is going to be out of town next week.
Tom bütün hafta kasabanın dışında olacak.Tom is going to be out of town all week.
Tom uzun yıllar yurt dışında yaşadı.Tom has lived abroad for many years.
Tom yıllarca yurt dışında yaşadı.Tom lived abroad for many years.
Evinin dışındaki mavi araba senin mi?Is that blue car outside your house yours?
Tom yurt dışında okumak istemiyor.Tom doesn't want to study abroad.
Tom yurt dışında okumak istemiyordu.Tom didn't want to study abroad.
Bugün burada kimse çalışmıyor, Tom dışında.No one is working here today, except Tom.
Gelecek hafta şehir dışında olacağım.I'm going to be out of town next week.
Bütün hafta şehir dışında olacağım.I'm going to be out of town all week.
Ton balığı dışında balık yemiyorum.I don't eat any fish except tuna.
Yurt dışında okumak istemiyorum.I don't want to study abroad.
Tom dışında burada hiç arkadaşım yok.I don't have any friends here except Tom.
Tom vücudunun dışında yüzüyormuş gibi hissetti.Tom felt like he was floating out of his body.
Sami ülke dışında.Sami is out of the country.
Sami, ofisin dışında Leyla'ya rastladı.Sami ran into Layla outside the office.
Sami, Leyla'nın evinin dışında sokakta duran arabayı gördü.Sami saw the car sitting on the street, outside Layla's house.
Sami'nin bunun dışında kalması gerek.Sami should stay out of this.
Sami, polis tarafından bir benzin istasyonunun dışında fark edildi.Sami was spotted by police outside a gas station.
Sami bir benzin istasyonunun dışında dayanıyordu.Sami was standing outside a gas station.
Sami'nin destekçileri mahkeme binasının dışında toplandı.Sami's supporters gathered outside the courthouse.
Sami odanın dışındaydı.Sami was outside the room.
Sami, Leyla ile Kahire'nin dışında buluştular.Sami met Layla outside Cairo.
Tom dışında buradaki herkes iki dillidir.Everyone here is bilingual except Tom.
Sami de Leyla ile kilisenin dışında vakit geçirdi.Sami also spent time with Layla outside of the church.
Sami, Leyla'nın ülke dışında olduğunu tahmin ediyordu.Sami presumed that Layla was out of the country.
Sami, Kahire'nin dışındaki bir mezarlığa gömüldü.Sami was buried in a cemetery outside Cairo.
Sami hastane odasının dışında dayanıyordu.Sami stood outside the hospital room.
Sami mahkeme salonunun dışında bekliyordu.Sami was waiting outside the courtroom.
Sami bu hareketsiz kasabanın dışında yaşıyordu.Sami lived in the outskirts of this sleepy town.
Sami sınıfın dışında oturuyordu.Sami was sitting outside of the classroom.
Sami, Leyla'yı okulun dışında gördü.Sami saw Layla outside of school.
Sami, Leyla'yı okulun dışında takip etti.Sami followed Layla outside of school.
Şehrin dışında yaşıyorum.I live outside of the city.
Kentin dışında yaşıyorum.I live outside of the city.
Penceremin dışında kuşların şarkı söylediğini duydum.I heard birds singing outside my window.
Bir ya da iki gün şehir dışında olacağım.I'll be out of town for a day or so.
Bir iki günlüğüne şehir dışında olacağım.I'll be out of town for a day or two.
Yurt dışında okumak ister misin?Would you like to study abroad?
Senin dışında kimse acıkmamıştı.No one was hungry except you.
Tom şehir dışında, değil mi?Tom is out of town, isn't he?
Biri dışında tüm yanıtların doğruydu.All of your answers were correct except one.
Fransızca ve İngilizce dışında herhangi bir dili konuşmayı biliyor musunuz?Do you know how to speak any languages other than French and English?
Tom asla Avustralya dışında hiçbir yerde yaşamadı.Tom has never lived anywhere but Australia.
Bunu Tom dışında herkes biliyordu.Everybody knew that except Tom.
Mary, kedisi dışında yalnız yaşıyor.Mary lives alone except for her cat.
Onun dışında bütün aile sessizce televizyon izliyordu.Except for him, the family was all watching TV in silence.
Onun dışında herkes vardı.All but him were present.
Onun dışında kiminle görüşeyim?Who should I meet but him?
Hayali yurt dışında üniversite okumak.His dream is to go to a university abroad.