dışın ile cümle

dışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O geçen yıl yurt dışına gitti.He went abroad last year.
En son ne zaman yurt dışına bir mektup gönderdin?When was the last time you sent a letter abroad?
Yumurtaları buzdolabının dışında tutabilir misin?Can you keep the eggs outside the fridge?
O, İngilizcenin dışında Almanca konuşur.Apart from English, he speaks German.
Bu tam senin dişine göre.It's right up your alley.
Oda havada yüzen toz zerrelerinin dışında boş.The room is empty apart from the speck of dust floating in the air.
Tom o dağınıklığın dışına nasıl çıkacak?How will Tom get out of that mess?
Tom'u bunun dışında bırak.Leave Tom out of this.
Sadece sahnenin dışına git.Just get off the stage.
Tom sinemanın dışındaydı.Tom was outside the movie theater.
Tom çok şehir dışına çıkmaz.Tom doesn't get out of the city much.
Tom birkaç haftadır ofisin dışındaydı.Tom has been out of the office for a couple weeks.
Tom geçen haftadan beri kasabanın dışında.Tom has been out of town since last Saturday.
Tom Mary'nin dairesinin dışındaki koridorda bir saat bekledi.Tom waited an hour in the hallway outside Mary's apartment.
Tom restoranın dışında arabasında oturuyordu.Tom was sitting in his car outside the restaurant.
Tom penceresinin dışında duran birini gördü.Tom saw someone standing outside his window.
Olanlar Tom'un kontrolünün dışındaydı.What happened was out of Tom's control.
Olanlar kontrolüm dışındaydı.What happened was out of my control.
Eşim birkaç gün için şehir dışına gidiyor.My wife is going out of town for a few days.
O, kocasının hafta sonunda şehir dışında olacağını bana söylemek için aradı.She called to tell me that her husband would be out of town for the weekend.
Tom silah seslerini duyar duymaz evin dışına koştu.As soon as Tom heard the gunshots, he ran out of the house.
On yıldır yurt dışında yaşıyorum.I've lived abroad for ten years.
Bunun dışında bir yol göremiyorum.I can't see a way out of this.
Ben Tom'u bu geminin dışında isterim.I want Tom off this ship.
Bay Suzuki oğlunu yurt dışında eğitim görme planından vazgeçmesi için ikna etti.Mr. Suzuki persuaded his son to drop his plan to study abroad.
Bay Suziki oğlunu yurt dışında eğitim görme planından vazgeçmesi için ikna etti.Mr. Suzuki persuaded his son to give up his plan to study abroad.
Birbirimizin yolunun dışında kalalım.Let's stay out of each other's way.
Tom şehir dışına çıkmak istiyor.Tom wants to get out of town.
Şehir dışına çıkmanı istiyorum.I want you to get out of town.
Bunun dışında kalmanı istiyorum.I want you to stay out of this.
Seninle bunun dışında konuşmamı istiyor gibi görünüyorsun.You seem to want me to talk you out of it.
Onlar Moskova'nın dışında küçük bir kasabada yaşıyorlar.They live in a small town on the outskirts of Moscow.
Bunun dışında büyük bir anlaşma yapmak istemiyorum.I don't want to make a big deal out of this.
Bu müzenin içinde değil, dışında fotoğraf çekebilirsin.You may take photos outside this museum, but not inside.
Korkusuzluk dışında korkacak bir şey yok.There is nothing to fear but fearlessness.
Bir tane istiyorsan onu kendi harçlığının dışında ödemek zorundasın.If you want one, you'll have to pay for it out of your own allowance.
Penceremin dışında oynayan çocukların sesini duyabiliyordum.I could hear the sound of children playing outside my window.
Tom dışında herkes şapka takıyor.Everyone but Tom is wearing a hat.
Tom dışında herkes gülümsedi.Everyone smiled but Tom.
Evimizin dışında park etmiş bir polis arabası var.There is a police car parked outside our house.
John, evin dışındaki bir başka kişidir.John is another person outside home.
Balayımızı yurt dışında geçirmeyi planlıyoruz.We're planning to spend our honeymoon abroad.
Alışılmışın dışına çık.Think outside the box.
Genel müdür ofisin dışındaki protestocuları görmezden geldi.The president ignored the protesters outside his office.
Bunun dışında kal!Stay out of this!
O bir barın dışında bir kıza arzu dolu baktı.He ogled a girl outside a pub.
Birazcık bilgi edinmemin dışında hiçbir şey olmadı.Nothing happened except that I obtained a tiny bit of information.
Şehir dışında yaşıyorum.I live upstate.
Ben zaten turtaları fırının dışına aldım.I already took the pies out of the oven.
Üstsüz bir feminist, Vatikan dışında tutuklandıA topless feminist was arrested outside the Vatican.
Yurt dışındaki gezin sırasında benim örneklerimi izlemeyi unutma.Don't forget to follow my examples during your trip abroad.
Kendim dışında kimseye güvenmem.I don't trust anyone except myself.
Baş öğretmen alışılmışın dışında yöntemler kullanır.The headteacher uses unorthodox methods.
Onun alışılmışın dışında mücadele tarzı şaşırtıcı şekilde etkiliydi.His unorthodox fighting style was surprisingly effective.
Bütün hafta şehir dışındaydım.I've been out of town all week.
Şehir dışındaydım.I've been out of town.
Ben sadece buranın dışında isterim.I just want out of here.
Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.I own 30 acres of land about 3 miles out of town.
Evin dışına koştum.I ran out of the house.
Kendimi evimin dışına kilitledim.I've locked myself out of my house.

İlgili Sayfalar