dışın ile cümle

dışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sami hastane odasının dışında dayanıyordu.Sami stood outside the hospital room.
Sami mahkeme salonunun dışında bekliyordu.Sami was waiting outside the courtroom.
Sami bu hareketsiz kasabanın dışında yaşıyordu.Sami lived in the outskirts of this sleepy town.
Sami sınıfın dışında oturuyordu.Sami was sitting outside of the classroom.
Sami, Leyla'yı okulun dışında gördü.Sami saw Layla outside of school.
Sami, Leyla'yı okulun dışında takip etti.Sami followed Layla outside of school.
Şehrin dışında yaşıyorum.I live outside of the city.
Kentin dışında yaşıyorum.I live outside of the city.
Penceremin dışında kuşların şarkı söylediğini duydum.I heard birds singing outside my window.
Bir ya da iki gün şehir dışında olacağım.I'll be out of town for a day or so.
Bir iki günlüğüne şehir dışında olacağım.I'll be out of town for a day or two.
Yurt dışında okumak ister misin?Would you like to study abroad?
Senin dışında kimse acıkmamıştı.No one was hungry except you.
Tom şehir dışında, değil mi?Tom is out of town, isn't he?
Biri dışında tüm yanıtların doğruydu.All of your answers were correct except one.
Fransızca ve İngilizce dışında herhangi bir dili konuşmayı biliyor musunuz?Do you know how to speak any languages other than French and English?
Gelecek yıl yurt dışına gidebilirim.I may go abroad next year.
Tom asla Avustralya dışında hiçbir yerde yaşamadı.Tom has never lived anywhere but Australia.
Bunu Tom dışında herkes biliyordu.Everybody knew that except Tom.
Mary, kedisi dışında yalnız yaşıyor.Mary lives alone except for her cat.
Yurt dışına ilk çıkışımdı.It was my first trip aboard.
Onun dışında bütün aile sessizce televizyon izliyordu.Except for him, the family was all watching TV in silence.
Onun dışında herkes vardı.All but him were present.
Onun dışında kiminle görüşeyim?Who should I meet but him?
Hayali yurt dışında üniversite okumak.His dream is to go to a university abroad.
Yurt dışında okumak istiyor.He wants to study abroad.
Emekli olduktan sonra şehir dışında yaşamak istiyor.He wants to live in the country after he retires.
İstanbul'un hemen dışında epey arsası var.He owns a lot of land just outside of Istanbul.
Sık sık yurt dışına çıkar.He often goes abroad.
Yurt dışına çok gidiyor.She often goes abroad.
Şehrin epey dışındaki bir evde oğluyla beraber yaşıyor.She lives with her son in a house quite far away from the city.
Yurt dışından döndüyseniz ilk 14 günü evde geçirin.If you have returned home from abroad, spend the first 14 days in your home.
Yurt dışından dönüşte ilk 14 günü evde geçirin.When you return home from abroad, spend the first 14 days in your home.
Onun dışında el temizliğine sürekli dikkat ediyorum.Apart from that, I always pay attention to my hand hygiene.
Kendi kontrolünüz dışındaki şeyler için endişe etmeyin.Don't worry about things that are outside your control.
Tom artık şehir dışında yaşıyor.Tom lives in the country now.
Tatilimi yurt dışında seyahat ederek geçirdim.I spent my vacation traveling abroad.
Benim oğlum da yurt dışında eğitim görüyor.My son is also studying abroad.
Benim oğlan da yurt dışında okuyor.My son is also studying abroad.
Tom dışında herkes eve gitti.Except for Tom, everybody went home.
Son 30 gün içinde ülke dışına çıktınız mı?Have you left the country within the last 30 days?
Son 14 gün içinde eyalet dışına çıktınız mı?Have you left the state within the last 14 days?
Şu anki durumunuzun dışında canınızı sıkan başka önemli bir sorun var mı?Are you worried about any major problems other than your current situation?
Lütfen iç çamaşırlarınız dışındaki tüm giysilerinizi çıkarın.Please remove all of your clothes, except your underwear.
Yurt dışından gelen her türlü mal ve paket gümrüğe tabidir.All commercial goods and packages from abroad go through customs.
Onun dışında hepimiz yaşlanırken Tom bu kadar genç kalmayı nasıl başarıyor acaba?I wonder how Tom manages to stay so young while the rest of us are aging.
Köyün dışında küçük güzel bir kulübede yaşıyor.She lives in a lovely little cottage outside the village.
Paul evin dışında bir gürültü işitti.Paul heard a noise outside the house.
"Artık popun dışında bir yerdeyim"."Artık popun dışında bir yerdeyim".
Kuzey Amerika'da, bu makineler tipik olarak süpermarketlerin dışında yer almaktadır.In North America, these machines are typically located outside of supermarkets.
Sakatlandıktan sonra yurt dışına çıkıp tedavi olmuş ve üçüncü bölümde geri dönmüştür.Sakatlandıktan sonra yurt dışına çıkıp tedavi olmuş ve üçüncü bölümde geri dönmüştür.
Eylül: H. pylori Avustralya dışında hastalarda gözlendi.September: H. pylori is observed in patients outside of Australia.
Dişin içerisindeki küçük restorasyonlara "intrakoronal restorasyonlar" denir.Small restorations placed inside a tooth are referred to as "intracoronal restorations".
"Kutunun dışında" düşünün ya da sağduyu ve standart kuralların ötesine geçin.Think "outside the box," or beyond common sense and standard rules.
Etiyopya'nın dışında, Haile Selassie büyük prestij ve saygı görmeye devam etti.Outside of Ethiopia, Haile Selassie continued to enjoy enormous prestige and respect.
Fakat bir siyasi topluluğun dışında olmak anarşik bir durumda olmaktır.But to be outside of a political community is to be in an anarchic condition.
Fillerden biri dışında hepsi ve atlardan birçoğu öldü.All the elephants except one, and many of the horses died.
(Le Marais zamanında şehir duvarlarının dışında kalıyordu.)(The Marais was just outside the city wall at the time.)
Dahası, isim dişin hangi arkta bulunduğuna da bağlıdır.Further, the name depends upon which arch the tooth is found in.
2013'te heykel, Greenwich'teki Kraliyet Gözlemevi'nin dışındaki kalıcı bir yere taşınmıştır.In 2013 the statue was moved to a permanent location outside the Royal Observatory in Greenwich.

İlgili Sayfalar