dışın ile cümle
dışın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun dışında kalır mısın?Could you stay out of this?
Biz senin yönteminin dışında kalacağız.We'll stay out of your way.
Tom bunun dışında kalmaya karar verdi.Tom decided to stay out of it.
Onlar bana şehir dışına çıkmamı söyledi.They told me to get out of town.
Bana şehir dışına çıkmam söylendi.I've been told to get out of town.
Şerif Tom'a gün batımına kadar şehir dışında olmasını söyledi.The sheriff told Tom to be out of town by sundown.
Tom sana bunun dışında söylemedikçe, yarınki toplantıda olmalısın.Unless Tom tells you otherwise, you should be at tomorrow's meeting.
Ötegezegenler, güneş sistemi dışındaki gezegenlerdir.Exoplanets are planets that are outside the solar system.
Özel durumlar dışında Tom asla içki içmez.Tom never drinks except on special occasions.
Tom yurt dışına gidebilmek için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving money so he can go abroad.
Bu şirketin yurt dışında birçok iş anlaşmaları vardır.This company has many business dealings abroad.
Bu otobüs hattı şehir dışına gider.This bus line goes out of the city.
Evin dışına çıkmalarına izin verilirse kediler genellikle küçük hayvanları öldürürler.Cats often kill small animals if allowed outside of the house.
Tom yarışın dışında.Tom is out of the race.
Aylığımın dışında, birkaç dolar biriktirmeye başladım.Out of my salary, I had begun to save a few dollars.
Yakında buranın dışında olacağız.We're going to be out of here soon.
Bunun dışında Tom'la konuşmak zorundayız.We have to talk Tom out of this.
Tom bunun dışında büyük bir anlaşma yapmak istemiyor.Tom doesn't want to make a big deal out of it.
Bunun dışında büyük bir anlaşma yapmak zorunda değilsin.You don't have to make a big deal out of it.
Ofis binamızın dışında toplanan büyük bir kalabalık var gibi görünüyor.There seems to be a big crowd gathering outside our office building.
Tom'la ilk kez kasabanın dışında küçük bir barda tanıştım.I first met Tom in a little bar outside of town.
Odamın dışında kalmanı istedim.I asked you to stay out of my room.
Tom'u yatağın dışına sürüklemek zorunda kaldım.I had to drag Tom out of bed.
Konu dışına çıkıyorsun.You're getting off track.
Ebeveynlerim şehir dışında.My parents are out of town.
Canını dişine tak.Put your back into it.
Tom'un dışında başka biri var mıydı?Was there anybody else besides Tom?
Birkaç erken aksamanın dışında proje iyi ilerliyor.Apart from a couple of early setbacks, the project is progressing well.
Tom ve Mary, Boston'un dışında küçük bir çiftlik satın aldılar.Tom and Mary bought a small ranch outside Boston.
Tom hala şehir dışında.Tom is still out of town.
Tom ben şehir dışındayken köpeğime baktı.Tom took care of my dog while I was out of town.
Bunun dışında başka bir yol yok mu?Isn't there another way out of this?
Telefon çaldığında Tom neredeyse kapının dışındaydı.Tom was halfway out the door when the phone rang.
Tom hiç yurt dışında bulunmadı.Tom has never been abroad.
Tom yurt dışına gitmeye istekli.Tom is eager to go abroad.
Tom yurt dışına gitmek için endişeli.Tom is anxious to go abroad.
Tom hiç yurt dışına gitmedi.Tom has never gone abroad.
Tom yurt dışında yaşıyor.Tom is living abroad.
Tom yurt dışında okudu.Tom studied abroad.
Tom yurt dışında okumak istiyor.Tom wants to study abroad.
Çok soğuk olması dışında Finlandiya hakkında fazla şey bilmiyorum.I don't know much about Finland, except that it's very cold.
Tom şehir dışında yaşar.Tom lives outside the city.
Tom şehir dışında yaşıyor.Tom is living outside the city.
Tom iş için şehir dışında.Tom is out of town on business.
Tom kapının dışında dikiliyor.Tom is standing outside the door.
Tom kapının dışında duruyor.Tom is standing outside the door.
Bunun dışında bir alışkanlık yapma.Don't make a habit out of it.
Tom şimdi üç yıldır yurt dışında.Tom has been abroad for three years now.
Tom Mary'nin ofisinin dışında duruyor.Tom is standing outside Mary's office.
Tom ofisinin dışında beni tekmeledi.Tom kicked me out of his office.
Tom'un arabasını deponun dışına park edilmiş gördüm.I saw Tom's car parked outside the warehouse.
Tom bu hafta şehir dışında.Tom is out of town this week.
Tom Mary'yi yolun dışına itti.Tom pushed Mary out of the way.
Tom onun apartmanının dışına çıktı.Tom moved out of his apartment.
Tom geçen hafta şehir dışındaydı.Tom was out of town last week.
Mary'nin Tom dışında sadece bir erkek arkadaşı oldu.Mary has only ever had one other boyfriend, apart from Tom.
Hiç yurt dışında okudun mu?Have you ever studied abroad?
Sık dişini. Umudunu kaybetme.Hang in there. Don't give up hope.
Tom yine şehir dışında.Tom is out of town again.
O, yurt dışına çakmaya karar verdi.She decided to go abroad.