Onun hikayesinin düzmece olduğu ortaya çıktı.His story turned out to be false.
Onun hikayesi düzmece olamaz.His story can't be false.
Onun hikayesi düzmece görünebilir fakat her şeye rağmen gerçektir.His story may sound false, but it is true for all that.
Onun ifadesi düzmeceydi.Her statement was false.
Birçok insan bu hikayenin düzmece olduğuna inanmak istemiyordu.Many people did not want to believe that this story was made up.
Tom bir düzmece mahkemede yargılandı.Tom was tried in a kangaroo court.
Mısırlılar aynı zamanda ilâhi adlara daha fazla anlam veren düzmece etimolojiler de çıkarmışlardır.The Egyptians also devised false etymologies giving more meanings to divine names.
II. Düzmece Dimitri, ilk kez Stradub'da 20 Temmuz 1607 civarına ortaya çıkmıştır.The second False Dmitry first appeared on the scene around 20 July 1607, at Starodub.
Bu arada bu evliliğin düzmece, sahte bir evlilik olduğu suçlamalarıyla karşılaştılar.To make this they signed a fake wedding certificate.
UFOlar uzaylı araçları mı yoksa algı hataları hatta düzmece mi?Are UFOs alien spaceships, or perceptual cognitive mistakes, or even fakes?
Yani bunlar düzmece şeyler değil.It actually is happening right when we are.
Elbette düzmece, gerçek bir ilaç reklamı değil.It's not a real pharmaceutical ad.
Bu düzmece bir tema.That's sort of a bogus concept.
Endişelebicek şeyler bulaşıcı hastalıklar ve düzmece moda.The only things we've got to worry about are communicable diseases and fashion faux pas.
Bu nedenle resmi çevirmemiz gerekecek ki, bu görüntünün aslında bir düzmece olduğunu fark edin.And then we have to flip the image for you to see that it's a set up.
Bundan daha ziyade, ICC'de düzmece davaların açılma olasılığını ortadan kaldırmak istiyor.Rather, it wants to avoid the possibility of fabricated trials in the ICC.
Aralarında William Ellis'in de bulunduğu birkaç düzine insan da, düzmece kanıtlarla sürgün edildi.Es gab rund 27 Fluchtversuche, eingeschlossen derer von William Buckley.
Düzmece MustafaMousset Moussette
II. Düzmece Dimitri, ilk kez Stradub'da 20 Temmuz 1607 civarına ortaya çıkmıştır.El segundo Dimitri el Falso apareció en escena alrededor de 1607 en Starodub.
Ceauşescu ve karısı alelacele düzmece bir mahkemede yargılanıp hemen kurşuna dizildiler.تم إعدام تشاوتشيسكو وزوجته على الفور رميا بالرصاص.
Mısırlılar aynı zamanda ilâhi adlara daha fazla anlam veren düzmece etimolojiler de çıkarmışlardır.Os egípcios também criaram falsas etimologias, dando mais significado aos nomes divinos.
III. Düzmece Dmitriy'in, Sidorka adında bir papaz olduğu sanılıyor.Deze derde valse Dimitri was in werkelijkheid vermoedelijk een diaken genaamd Sidorka.
Gelip geçici bir yanılsama, Bir gölge oyunu, bir düzmece; En yüce sayılanın hiç değeri yok.Geloof mij, ik ben slechts een schaduw, want alles is vergankelijk, alleen het allerhoogste goed niet.
II. Düzmece Dimitri, ilk kez Stradub'da 20 Temmuz 1607 civarına ortaya çıkmıştır.Dymitr Samozwaniec II pojawił się po raz pierwszy na niwie publicznej około 20 lipca 1607 r. w Starodubie.
Sürünerek Düzmece Çıkart Susma Cesaret Utanış Niye Kafes.Oklamaný Kecal hanbou uteče.
Üstelik Düzmece Dimitri, Polonyalılar'ın elinde iyi bir koz olmuştu.A bronzmérkőzésen a lengyel Paweł Zagrodnik volt az ellenfele.
II. Düzmece Dimitri, ilk kez Stradub'da 20 Temmuz 1607 civarına ortaya çıkmıştır.Den anden Falske Dmitrij dukkede op på scenen på omkring 20. juli 1607, i Starodub (Brjansk oblast).
Bu aslında düzmece bir haberdir, zira onun yaşadığının bilinmesi hükümetin işine gelmez.Det er grusomt å tenke på at kongedømmet ennå ikke vet dette.
Ancak bunların tamamen uydurma ve düzmece olduğunu belirten ilahiyatçılar da bulunmaktadır.Apa yang dikatakan Epimenides sebenarnya secara serentak mengandung kebohongan dan kebenaran.
Ceauşescu ve karısı alelacele düzmece bir mahkemede yargılanıp hemen kurşuna dizildiler.Ceauşescu và vợ của ông bị bắn bỏ sau một phiên xử hai giờ được quay phim bởi một toà án chiếu lệ.
Bu düzmece “incil”de, Müslüman olmanın şartı olan kelime-i şehadetten dahi söz edilmektedir.Gachi一詞來自相撲用語,用以強調這是真的(本気、本当),確實是這樣的。
Bunların en önemlileri II. Düzmece Dimitri ve III. Düzmece Dimitri'dir.烏格里奇的德米特里 偽德米特里二世 偽德米特里三世
Düzmece MustafaМустафапаша Тъмръш
Andonyan Belgeleri düzmece olduğu ortaya çıkarılmıştır.Сведенията за произхода на Андропов са противоречиви.
Bu arada bu evliliğin düzmece, sahte bir evlilik olduğu suçlamalarıyla karşılaştılar.Ako su takvi motivi prisutni kod oba partnera, tada se govori o lažnom ili fiktivnom braku.
Düzmece olduğunu itiraf edince hapisten çıkartıldı.Vanglast vabanemise järel saadeti ta riigist välja.
Düzmece MustafaEesti mullastik
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.Acai, da weiß ich nicht mal, was das ist, aber wir geben Milliarden Dollar dafür aus, es ist Betrug.
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.Acai, já ani nevím, co to je, ale my za to utrácíme miliardy dolarů, je to taky podvod.
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.Acaï : je ne sais même pas ce que c'est mais ça nous coûte des milliards de dollars : de la fraude.
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.Açaí, nem sequer sei o que é isso mas gastamos nisso milhares de milhões de dólares, é uma fraude.
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece."acai", no sé ni siquiera que es pero estamos gastando miles de millones de dólares en esto, es un fraude.
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.아카이, 전 이게 대체 뭔지도 모르겠습니다. 하지만 우린 여기다 수십억 달러의 돈을 쓰죠. 다 사깁니다.
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.Но ние плащаме милиарди долари за тях, те са измама.
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.אקאי - אני אפילו לא יודע מה זה אבל אנחנו מבזבזים על זה מיליארדי דולרים וגם הוא הונאה.
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.أساي , أنا حتى لا أعرف ما هو لكننا ننفق مليارات من الدولارات عليها , إنه خداع .
Açai, bunun ne olduğunu bile bilmiyorum ama gene de milyarlarca dolar harcıyoruz, bu da düzmece.こんなまがい物に 数百億ドルを費やしています そしてさらに こんなことを言うと 皆さんに非難されます
Bu düzmece bir tema.C'est un concept bidon.
Bu düzmece bir tema.Das ist ein Schwindel-Konzept.
Bu düzmece bir tema.Đó là loại là một loại khái niệm không có thật.
Bu düzmece bir tema.Es una especie de concepto falso.
Bu düzmece bir tema.E un concept contrafăcut.
Bu düzmece bir tema.È un falso concetto.
Bu düzmece bir tema.Ik geloof niet in intelligente huizen. Dat is een nepconcept.
Bu düzmece bir tema.Je to klamlivý koncept.
Bu düzmece bir tema.스마트 홈은 허구적이죠. (스마트 홈: 자동화를 지원하는 개인 주택)
Bu düzmece bir tema.Πρόκειται για μια πλαστή ιδέα.
Bu düzmece bir tema.Це щось не те.
Bu düzmece bir tema.Это немного чересчур.
Bu düzmece bir tema.זה רעיון לא מציאותי.