Orada 100 takım olmasına rağmen arabaların hiçbiri doğru düzgün ilerleyemiyordu.למרות שמאה קבוצות התחרו באתגר, המכוניות הגיעו לשום מקום.
Orada 100 takım olmasına rağmen arabaların hiçbiri doğru düzgün ilerleyemiyordu.وقد تقدم مئات الفرق لاجل ذلك ولكن سيارتهم لم تستطع السير بصورة ذاتية
Orada 100 takım olmasına rağmen arabaların hiçbiri doğru düzgün ilerleyemiyordu.ゴールにたどり着けたチームはありませんでした スタンフォード大では 新たに自動運転車を作ることにしました
Orada 100 takım olmasına rağmen arabaların hiçbiri doğru düzgün ilerleyemiyordu.即使當時有100家團隊, 果D汽車都未完成過。
O sadece bir oldukça düzgün tür yayılması; o zaman, makul Hidrojen atomları sıcak.Były to raczej regularnie rozłożone, w tamtym czasie, odpowiednio gorące atomy wodoru.
O sadece bir oldukça düzgün tür yayılması; o zaman, makul Hidrojen atomları sıcak.Ήταν απλά , σε εκείνο το χρόνο μια ομοιογενείς μάζα απο αρκετά ζεστά άτομα υδρογόνου.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.Deci, am spus, "Se pare că femeile se descurcă bine să pună deoparte gunoiul, îl distribuie uniform.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.Entonces nos dijimos: Los hombres solo la concentran en una sola área".
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.Jadi kita berkata, "Wanita tampaknya cukup baik dalam membuang sampah seperti itu, perlahan membuangnya.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor."Kijk, vrouwen doen alsof ze het afval goed en soepel kunnen wegzetten.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.그래서 이렇게 얘기했습니다. "보세요. 여자들은 쓰레기 같은 것을 아주 잘 버려요. 부드럽게 내 보냅니다.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.Les femmes ont l'air d'être douées pour repartir les déchets, bien uniformément.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.'Nézd, úgy tűnik a nők elég jók abban, hogy elkenjék a dolgokat, finoman szétterítve őket.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.Parece que as mulheres são boas em repartir os desperdícios, muito uniformemente.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.Så vi sa "Kolla, kvinnor verkar vara rätt bra på att liksom lägga undan skräpet, på ett smidigt sätt.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor."Sembra che le donne siano bravine a rimuovere l'immondizia, disperdendola con ordine.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.Stwierdziliśmy, że kobiety są całkiem niezłe w płynnym odkładaniu śmieci. w płynnym odkładaniu śmieci.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor."Надо же, похоже, женщинам отлично удаётся прятать весь этот мусор, они аккуратненько так его убирают.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor."Погледнете, жените изглеждат като че ли те изхвърлят ненужни вещества, изхвърляйки ги плавно.
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.צלוליטיס פה, צלוליטיס פה. ואז אמרנו "נראה שנשים מוצלחות בסידור הזבל
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.وقلنا: انظرو يبدو أن النساء لديهم قدرة جيدة على توزيع السمنة في أنحاء الجسم
O yüzden dedik ki, "Bakın, kadınlar çöpleri kaldırmada, düzgünce kaldırmada iyiler gibi duruyor.平らに伸ばして片付けるようなもので 平らに伸ばして片付けるようなもので 男性は1箇所に山積みするだけです
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim. 2 tura.Tady jsem se přepsal, dvě panny.
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.Então deixe-me escrever "cara" direito.
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.Hm, napíšem hlavy správne.
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.Ik zal 'heads' juist spellen.
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.앞면의 철자를 제대로 다시 쓸게.
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.Pozwólcie, że zapiszę słowo reszka prawidłowo.
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.Så... jag ska stava krona rätt...
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.Нека напиша ези правилно.
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.Отож, окреслю відповідно лицьові боки.
O zaman tüm turaları daha düzgün bir şekilde belirteyim.表が2つ。
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Ah, desculpe. Vamos arranjar-lhe um direito."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Ah, excusez-nous monsieur. Nous vous en donnerons une droite."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Jaj, elnézést, uram. Kicseréljük egyenesre."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""죄송 합니다. 곧바른것을 드릴께요."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Lo siento, señor. Le daremos una que esté recta".
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Och, bardzo pana przepraszam. Zaraz damy panu równą."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Oh, es tut mir so leid, Sir. Wir werden Ihnen eine gerade geben."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Oh, îmi cer scuze, domnule. Vă vom da unul drept."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Oh, mi dispiace signore. Glie ne daremo uno dritto."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Ôi, tôi rất xin lỗi, thưa ngài. Chúng tôi sẽ làm cho ngài một chiếc thẳng hơn."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Sorry meneer. Ik geef u een rechte."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Velice se omlouváme. Samozřejmě vám ji vyměníme."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Мені дуже шкода, сер. Ми замінимо на прямий".
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Мне очень жаль, сэр. Мы заменим на прямой".
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""Съжалявам, господине. Ще ви донесем верния размер."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""אני מצטער אדוני. אנחנו ניתן לך אחת ישרה."
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim.""عفوا، أنا أسف جدا، سيدى. سنحصل لك على أخر مستقيم "
"Özür dileriz beyefendi, size düzgün bir tane verelim."私は曲がった材木をよく使います
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Bạn có thể không có tiền, bạn có thể không có Tòa án tối cao, nhưng đó không phải là yếu tố quyết định.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Het kan zijn dat je het geld niet hebt, of het hooggerechtshof, maar dat is niet de bepalende factor.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.여러분은 돈이 없었을수도 있고 고등법원이 없었을수도 있습니다. 하지만 그것이 결정적인 요인은 아닙니다.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Lehet, hogy az embernek nincs pénze, nincs vele a Legfelsőbb Bíróság, de nem ez a meghatározó tényező.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Możesz nie mieć pieniędzy, rząd może nie być idealny, ale to nie jest najważniejszy czynnik.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Možná jste neměli peníze, možná jste neměli Nejvyšší soud, ale to není zlomový faktor.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Možno ste nemali peniaze, možno ste nemali Najvyšší súd, ale to nie je zlomový faktor.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Poate nu aţi avut banii, poate nu aţi avut Curtea Supremă, dar nu acela este factorul definitoriu.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Podem não ter o dinheiro, nem ter o Supremo Tribunal, mas isso não é o fator decisivo.
Paranız olmayabilir, doğru düzgün bir Yüksek Mahkeme olmayabilir, ama belirleyici etken bu değil.Potreste non avere i soldi, la Corte Suprema, ma non è quello il fattore definitivo.