Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi. Anlaşıldı mıNon sbagliate e fate tutto bene, Capito?
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi. Anlaşıldı mıאל תעשו טעויות תעשו את זה כמו שצריך. הבנתם?
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi. Anlaşıldı mıلا تعمل أي غلطه وبشكل صحيح، فهمت؟
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi. Anlaşıldı mıさあ、食べよう
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Đừng có làm sai cái gì đấy.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Geen fouten meer en doe het goed.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Macht keine Fehler und macht es richtig.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Ne delajte napak in naredite prav.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Ne faites pas d'erreurs et faites le correctement.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Ne hibázz, és csináld helyesen!
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Neurobte chybu, a urobte to presne tak.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Nie pomylcie się i zróbcie to właściwie.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Nu faceti greseli si sa faceti totul asa cum trebuie.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Žádné chyby a udělej to správně.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Μην κάνεις λάθος και κάνε το σωστά.
Hata yapmayın ve düzgünce halledin şu işi.Смотри, больше не соверши ошибку.
Hay Allah! Çok güzel ve düzgün kullanıyorum.Ααα, όταν οδηγάω έτσι, είναι πραγματικά τίμιο.
Hay Allah! Çok güzel ve düzgün kullanıyorum.ااه عندما اقود هكذا اكون حقا في خط مستقيم
Hedefi doğru düzgün araştırdın mı?Apa kau sudah meneliti target dengan benar ?
Hedefi doğru düzgün araştırdın mı?¿Investigaste bien a nuestro objetivo?
Hedefi doğru düzgün araştırdın mı?넌 타깃 조사를 어떻게 한 거야, 임마?
Hedefi doğru düzgün araştırdın mı?Você pesquisou nosso alvo direito?
Hedefi doğru düzgün araştırdın mı?Ти погано навів довідки.
Hedefi doğru düzgün araştırdın mı?!جاي بيل هل قمت بالبحث عن الهدف بصورة صحيحة؟
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Doběla rozžhavená, nediferencovaná, nerozlišená na pořádné stabilní atomy, tím méně pak hvězdy a galaxie.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Indefinido, no diferenciado en átomos estables, mucho menos estrellas y galaxias.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Indiferenciado, ainda não diferenciado nos devidos átomos estáveis, muito menos em estrelas e galáxias.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Niezróżnicowaną na poszczególne atomy, a tym bardziej na gwiazdy czy galaktyki.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.S-ar fi diferențiat deja în atomi și stele.
Henüz farklılaşmamış, yıldızlar ve galaksiler gibi düzgün ve durağan atomlara dönmemiş bir cisimler topluluğu.Undifferenzierbar, noch nicht in stabile Atome zusammengefallen, von Sternen und Galaxien ganz zu schweigen.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.E mi sento a mio agio e senza paura solo quando sono sicuro che tutti i passaggi sono stati seguiti.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.E só me sinto à vontade e não tenho medo quando tenho a certeza de que foram dados todos os passos.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.Et je suis bien et sans peur seulement lorsque je suis certain que toutes les étapes ont été respectées.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.Ich fühle mich erst wohl und ohne Angst wenn ich weiß, dass alles bedacht ist.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.Ik voel me alleen gerust, en ik ben vrij van vrees, als ik zeker ben dat alle stappen zijn gezet.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.그리고 제가 취해온 조치들을 취했다고 확신할 때면 언제나 마음이 편안해지고 두려움은 사라집니다.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.Og jeg er kun tryg og jeg er renset for frygt når jeg er sikker på at alle skridt er taget.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.Sunt liniştit şi nu-mi e frică numai când ştiu că au fost luate toate măsurile.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.Và tôi chỉ thoải mái và tôi không còn sợ hãi khi tôi chắc chắn rằng tất cả các bước được tiến hành.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.Y solo llego a estar cómodo y libre de miedos cuando estoy seguro de que se siguieron todos los pasos.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.І я почуваю себе комфортно і позбуваюся страху, коли впевнений, що всіх запобіжних заходів було вжито.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.Я спокоен и свободен от страха, когда уверен, что все меры были предприняты.
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.ואני מרגיש בנוח ומסוגל להתמודד עם הפחד רק כאשר אני בטוח שכל הצעדים הנדרשים
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.أنا فقط أرتاح ولا أشعر بالخوف عندما أتأكد من أن جميع الخطوات
Her adımı düzgün attığımıza emin olduğumda rahat ediyorum ve korku kalmıyor.全ての手順がしっかり踏まれていると 確信したとき それに 僕は一人では動かない
Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.각 나무의 캐릭터가 나와서, 그것이 자신을 존경은 매끄러운에 반영 호수의 거울.
Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.luonteen kunkin puu tuli ulos, ja se ihailtu itse heijastuu sileä peili järvelle.
Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.Характер каждого дерева вышел, и он восхищался сам отражается в гладкой зеркало озера.
Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.Характер кожного дерева вийшов, і він захоплювався сам відображається в гладкій дзеркало озера.
Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.אופיו של כל עץ יצא, והוא העריץ את עצמו לידי ביטוי חלק המראה של האגם.
Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.تنعكس شخصية كل شجرة خرج ، وانها أعجبت نفسه في سلسة مرآة للبحيرة.
Her ağacın karakteri çıktı ve kendisini hayran düzgün yansıyan göl aynası.湖の鏡。 毎朝このギャラリーのマネージャーは、著名ないくつかの新しい画像を、置換
Herneyse, bu konik hakkında gerçekten düzgün bir şey bölümleri, bu ilginç özelliklere sahip.على اي حال، هذا شيئ جيد عن القطاعات المخروطية حيث انها تملك خصائصها المثيرة للاهتمام
Herneyse, bu konik hakkında gerçekten düzgün bir şey bölümleri, bu ilginç özelliklere sahip.円錐断片の特性の一つで、 これらの焦点からの距離は興味深いものです。
Her parçanın düzgün köşesi varHvert stykke har rette sider
Her şeyden önce, Afrikalılar olarak bizler, hikayemizi daha düzgün anlatmalıyız.Allereerst moeten wij, Afrikanen onze verhalen verbeteren.
Her şeyden önce, Afrikalılar olarak bizler, hikayemizi daha düzgün anlatmalıyız.Mai întâi, noi, africanii, trebuie să ne perfecţionăm modul de a ne spune poveştile.
Her şeyden önce, Afrikalılar olarak bizler, hikayemizi daha düzgün anlatmalıyız.Premièrement nous Africains, nous devons devenir meilleur à parler de nous.
Her şeyden önce, Afrikalılar olarak bizler, hikayemizi daha düzgün anlatmalıyız.Prima di tutto, africani, dobbiamo diventare più bravi a raccontare le nostre storie.
Her şeyden önce, Afrikalılar olarak bizler, hikayemizi daha düzgün anlatmalıyız.Primero que nada, africanos, necesitamos volvernos mejores en contar nuestras historias.