Ana içeriğe geç
Sözlük

düzgü ile cümle

düzgü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer bir hata yaparsanız, sadece düzgün bir şekilde çiziniz.If you make a mistake, just cross it out neatly.
Düzgün bir şekilde eğitilirse müzikal yetenek geliştirilebilir.Musical talent can be developed if it's properly trained.
Motor düzgün çalışmıyor.The motor does not function properly.
Düzgün bir yolda sürmek güzel.It's nice to drive on a smooth road.
Kızların her biri düzgün bir şekilde giyinmişti.Each of the girls was dressed neatly.
Tuvaletin sifonu düzgün çalışmıyor.The toilet doesn't flush properly.
Yiyecekleri iyi çiğneyin, böylece o düzgün şekilde sindirilebilir.Chew your food well so it can be digested properly.
Televizyon doğru düzgün çalışmıyor.The TV is on the blink.
Düzgün eğitilmiş maymun bir sürü oyun yapabilecek.The monkey, trained properly, will be able to do a lot of tricks.
Bunları benim için düzgünce paketler misiniz?Can you wrap these neatly for me?
İyi sağlık düzgün beslenme ve ölçülü egzersizden ibarettir.Good health consists of proper eating and moderate exercise.
Ben işi düzgün yapabilirim!I can do the job right!
İş düzgün bir şekilde ilerledi.The work progressed smoothly.
Onun odası her zaman düzgün.His room is always in good order.
O, mendilini düzgünce katladı.She folded her handkerchief neatly.
Onun düzgün bir el yazısı vardır.She has very neat handwriting.
Çok düzgün yazıyorsun, değil mi?You write very neatly, don't you?
Uzun ve düzgün yaşa.Live long and prosper.
Bu paketi benim için düzgün bir şekilde sarar mısın?Will you wrap this package neatly for me?
Söyleyeceklerimi düzgün bir şekilde dinle.Properly listen to what I'm going to say.
Tom çalışanlarına düzgün bir şekilde nasıl davranacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to treat his employees properly.
Tom düzgün bir işi olmasını diledi.Tom wished he had a decent job.
Bizim yurdun ısıtma sistemi düzgün çalışmıyor.Our dorm's heating system isn't working properly.
O düzgün ve temiz.It's neat and clean.
Tom düzgün bir çocuğa benziyor.Tom seems like a decent kid.
O düzgün konuşur.He's a smooth talker.
Hadi bunu doğru düzgün yapalım.Let's do this properly.
Makinenin neden düzgün çalışmadığını bulmak zorundayız.We have to figure out why the machine isn't working properly.
Şu anda düzgün düşünemiyorum.I can't think straight right now.
Kendi anadilini bile doğru düzgün kullanamayan insanları görmek çok üzücü.It is rather sad to see people who can't even use their mother tongue correctly.
Sen şişman değilsin. Sen düzgün vücutlusun.You're not fat. You're curvy.
Sen düzgün vücutlu değilsin. Sen şişmansın.You're not curvy. You're fat.
Düzgün düşünmüyorsun.You're not thinking straight.
O düzgün düşünmüyor.She's not thinking straight.
Düzgün bir şekilde yapılan işleri severim.I like things done properly.
Tom her zaman çok düzgün giyimlidir.Tom is always very neatly dressed.
Hastanede haplar almama rağmen onları düzgün şekilde kullanmadım.Although I received pills at the hospital, I never took them properly.
"Ne oldu?" "Hoparlörler düzgün bir biçimde çalışmıyor.""What's happened?" "The speakers aren't working properly."
Düzgün ateş edebilir misin?Can you shoot straight?
Daha düzgünce yazmalısın.You must write more neatly.
Bazı düzgün giysiler giy.Put on some decent clothes.
Patrick düzgün yazamaz.Patrick cannot write properly.
Düzgün görünüşlü değilim.I'm not presentable.
Ne düzgün bir fikir!What a neat idea!
Ben düzgün şeyler ayarlamak istiyorum.I'd like to set things straight.
Düzgün görünüşlü görünüyor muyum?Do I look presentable?
Gerçekten düzgün bir konuşmacısın, Tom.You really are a smooth talker, Tom.
Tom düzgün görünüşlü, değil mi?Tom is presentable, isn't he?
Açılış konuşması düzgünce gitti.The opening statement went smoothly.
Tom'un, yaşına göre fiziği oldukça düzgün.Tom is in pretty good shape for his age.
Her şey düzgünce giderse günde iki ya da üç parça yapabilirim.If all goes smoothly, I can make two or three pieces a day.
Şunu ya doğru düzgün yap ya da hiç yapma.Do it well or don't do it.
Çok düzgün dişlerin var.You have very straight teeth.
Saatim düzgün şekilde çalışmıyor.My watch isn't working properly.
Benim ideal kadınım, düzgün, akıllı ve çok dillidir.My ideal woman is shapely, intelligent and a polyglot.
Bunun düzgünce gideceğini düşünüyorum.I think that will go smoothly.
Umarız işler bir dahaki sefere daha düzgün gider.Let's hope things go more smoothly the next time.
Ben bunun düzgün bir fikir olduğunu düşünüyorum.I think it's a neat idea.
Mary elbiselerini düzgünce katladı ve onları şifoniyer çekmecelerine yerleştirdi.Mary neatly folded her clothes and placed them in her dresser drawers.
Tom düzgün giyimlidir.Tom is neatly dressed.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod