düzensiz ile cümle

düzensiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Radyo paraziti gibi, öylesine düzensiz bir çınlama ki.إنه الضجيج الأبيض، رنين جد عشوائي.
Radyo paraziti gibi, öylesine düzensiz bir çınlama ki.この音は 私たちの周囲に溢れていると推測されています
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.A kép elemeit különböző színek alkotják, és az egész teljesen struktúrálatlan.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.As várias imagens dos vários elementos da imagem... a coisa toda está desestruturada.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Die verschiedenen Bilder hier der verschiedenen Elemente des Gemäldes - das ganze Ding ist unstrukturiert.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Diferitele părți aici ale diferitelor elemente ale tabloului -- totul este nestructurat.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Het hele gedoe is nogal ongestructureerd.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.이 다양한 그림들 안에 다양한 요소들이 있고- 이 모두가 일정한 체계가 없어요.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Les diverses représentations des divers éléments de l'image -- tout ça est très déstructuré.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Le varie immagini qui, dei vari elementi dell'immagine -- l'intera opera manca di struttura.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Những bức họa ở đây với đa dạng thành phần tạo nên chúng -- tổng thể là mọi thứ không có cấu trúc gì cả.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Různé obrázky s různými elementy obrazu... celá ta věc je prostě neuspořádaná.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Te przeróżne obrazki przedstawiające elementy składowe obrazu -- cała rzecz jest pozbawiona struktury.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Οι διάφορες εικόνες των ποικιλόμορφων στοιχείων της εικόνας - όλο αυτό είναι ανοργάνωτο.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Различните снимки тук на различни елементи от картината... цялата работа е неструктурирана.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.Разнообразные квадраты являются отдельными элементами картины -- все это совершенно неструктурировано.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.כל רכיבי הציור השונים האלה -- כל העסק איננו מובנה.
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.الصور المختلفة هنا للعناصر المختلفة للوحة -- اللوحة بأكملها غير مرتبة
Resmin çeşitli elementlerinin çeşitli resimleri -- tamamen düzensiz bir yapı.構成がありません もしかしたら クレーさんは急いでいたのかもしれません
Saçları dağınık, elbisesinin ön kısmı düzensiz, çıplak ayakları ise biraz çirkin.Její vlasy jsou neupravené, vepředu jsou šaty vyhrnuté, její nohy jsou bosé, což bylo velmi nemravné.
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)(Eu provavelmente não deveria estar fazendo isso neste confuso.)
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)(Igazából nem ilyen bonyolultan kellene megoldanom ezt.)
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)Je ne devrais probablement pas le faire aussi brouillon.
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)계산이 복잡하네요
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)Měl bych to psát přehledněji.
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)(Probablemente no debiera estar haciendo este desordenado.)
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)(Sto facendo un po' di confusione)
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)(Може би не трябва да го правя толкова разхвърляно).
(Sanırım bunu kadar düzensiz yapmamalıyım)(ربما لا يجب علي ان اقوم بهذا بدون ترتيب)
Şimdi bazı şeyleri silmeliyim çünkü ekranın düzensiz olmasını istemiyorum. - -만약 전자공학을 전공하게 된다면 불필요한 부분을 지우는 것이 중요해집니다
Şimdi bazı şeyleri silmeliyim çünkü ekranın düzensiz olmasını istemiyorum. - -אפשרו לי למחוק חלק מזה, בגלל שאני לא רוצה שזה יהפוך לבלאגן גדול. זו הבנה חשובה וגדולה כאשר, בעתיד, אתם
Sizin bölüğünüzdeki adamlar... ...düzensizlikle suçlanıyorlar.Kaos, pravijo nekateri. Profesionalni vojaki imajo težave nihče jih ne spoštuje.
Sizin bölüğünüzdeki adamlar... ...düzensizlikle suçlanıyorlar.Říká se, že vaší koloně vládne zmatek a nepořádek. Někdo by řekl chaos.
Sizin bölüğünüzdeki adamlar... ...düzensizlikle suçlanıyorlar.Wprowadzają chaos Profesjonalni żołnierze nie mają problemów z dyscypliną.
"Steve, sen düzensiz fiil çekimi konusunda tam bir uzmansın.당신이 말하길,
"Steve, sen düzensiz fiil çekimi konusunda tam bir uzmansın.ואומרים,
"Steve, sen düzensiz fiil çekimi konusunda tam bir uzmansın.وتقول،
"Steve, sen düzensiz fiil çekimi konusunda tam bir uzmansın.「ピンカーさん あなた不規則動詞の専門家ですよね
Tıkanma mı? Kalp ritminiz düzensizleşir ve 45 dakika sonra olan budur.Il ritmo diventa irregolare, ed ecco cosa succede 45 minuti dopo.
Tıkanma mı? Kalp ritminiz düzensizleşir ve 45 dakika sonra olan budur.Ритъмът става нередовен, и това се случи 45 минути по-късно.
Ve, bu kütlenin dağılımının düzensiz olduğunu söyleseydim.-- jej masa nie jest jednakowa.
Ve, bu kütlenin dağılımının düzensiz olduğunu söyleseydim.lo que sea- tiene una masa no uniforme.
- Ve, bu kütlenin dağılımının düzensiz olduğunu söyleseydim.Ou mais, este volume-- esta área do espaço ou enfim-- a massa não é uniforme.
- Ve, bu kütlenin dağılımının düzensiz olduğunu söyleseydim.И даже больше, этот объем — это область пространства или какой бы--его масса не является единообразной.
Ve, bu kütlenin dağılımının düzensiz olduğunu söyleseydim.أيا كان-كتلتها ليست موحدة.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.Así que, lo que ocurre es que, cuando el poro está abierto, tienes una corriente intermitente.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.Deci ceea ce se întâmplă este că atunci când porul este deschis, poate primi niște curent câteodată.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.Quando il poro è aperto, quindi, a volte si genera della corrente.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.Tak więc gdy otwór jest otwarty, czasem płynie jakiś prąd.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.Wanneer de porie open is, krijg je een soms wat stroom, een één.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.Wenn die Pore geöffnet ist, fließt manchmal Strom.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.В итоге мы имеем следующее: когда по́ра открыта, время от времени проходит некоторый ток.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.І так, ми маємо те, що коли пора відкрита, час від часу ми маємо деякий струм.
Yani elimizde şu var: Gözenek açık olduğu zaman, düzensiz de olsa bir akım var.Така че това, което имаме е, че когато пората е отворена, понякога имаме ток.
Yaş 40'ı geçtiğinde, bıçak fırlatma düzensiz bir hal alıyor.Als je de 40 voorbij bent, ben je niet meer zo handig in het messen werpen.
Yaş 40'ı geçtiğinde, bıçak fırlatma düzensiz bir hal alıyor.Después de los 40 años, el lanzamiento de cuchillos es... aleatorio.
Yaş 40'ı geçtiğinde, bıçak fırlatma düzensiz bir hal alıyor.După 40 de ani, un aruncător de cuţite e mai puţin sigur pe el.
Yaş 40'ı geçtiğinde, bıçak fırlatma düzensiz bir hal alıyor.Mit über 40 sind Messerwürfe Zufallstreffer.
Yaş 40'ı geçtiğinde, bıçak fırlatma düzensiz bir hal alıyor.Negyvenen túl már kockázatos a késdobálás.
Yaş 40'ı geçtiğinde, bıçak fırlatma düzensiz bir hal alıyor.Po čtyřicítce, už není házení noži tak snadné.
İlgili Sayfalar