Tom'un bu kadar düzenli olacağını sanmıyordum.I didn't think Tom would be so organized.
Tom, Mary'nin tereyağını düzenli olarak çaldı.Tom stole Mary's butter on a regular basis.
Sami düzenli olarak esrar içmeye başladı.Sami started smoking dope regularly.
Sami, Youtube'da düzenli olarak video yayınlıyor.Sami regularly posts videos on YouTube.
Sami videoları daha düzenli olarak yayınlayacak.Sami is going to post videos more regularly.
Tom'un düzenli olduğunu biliyorum.I know Tom is methodical.
Düzenli çalışıyor musunuz?Do you work out regularly?
Çok düzenlisin, değil mi?You're very methodical, aren't you?
Sami pazartesi ve perşembe günleri düzenli olarak oruç tutar.Sami regularly fasts on Mondays and Thursdays.
Tom'un düzenli bir işi yok.Tom doesn't have a regular job.
Tom düzenli müşteri değil.Tom isn't a regular customer.
Arkadaşlarıyla düzenli olarak döner yer.He regularly eats doner kebab with his friends.
Müslümanlar Hindistan'da protesto düzenliyor.Muslims are protesting in India.
Liseler neden balo düzenliyor?Why do high schools have proms?
Düzenli olarak buluştular.They met regularly.
Düzenli olarak görüşmeye devam ettiler.They continued to meet regularly.
Düzenli olarak buluşmaya devam ettiler.They continued to meet regularly.
Düzenli olarak kendi kendinize meme muayenesi yapıyor musunuz?Do you regularly perform self-breast examinations?
Bağırsak hareketleriniz düzenli mi?Do you have regular bowel movements?
Satrançta, atağın düzenli koordinasyonu ve savunma güçleri son derece önemlidir.In chess, harmonious coordination of attack and defense forces is of utmost importance.
Düzenli cinsel hayatınız var mı?Are you sexually active?
Takip eden dört yıl boyunca düzenli olarak Port-Royal ile Paris arasında yolculuk etmiştir.For the next four years, he regularly travelled between Port-Royal and Paris.
Her şeyin ne kadar temiz ve düzenli göründüğünü farkederdiniz."You would notice how clean and orderly everything looks."
Poe Virginia'nın mezarını düzenli olarak ziyaret etti.Poe regularly visited Virginia's grave.
Kuzey Kore ve Güney Kore arasında ilk düzenli charter seferleri 2003 yılında başlamıştır.The first regular charter flights between North Korea and South Korea began in 2003.
1950 yılından beri Abruzzo düzenli ekonomik büyümeye sahiptir.Since the 1950s, Abruzzo has had steady economic growth.
Thérèse'in odasında düzenli olarak, gizlice buluşurlar.They meet regularly and secretly in Thérèse's room.
Mayıs 2000'de ORF, TW1'de düzenli spor programlarına başladı.In May 2000, ORF started a regular sports programme on TW1.
1936 yılında Minsk ve Moskova arasındaki ilk düzenli hava yolu kuruldu.In 1936 the first regular air route between Minsk and Moscow was established.
İki pile rağmen telefonun düzenli olarak takılması gerekiyordu.Despite two batteries, the phone needed to be plugged in regularly.
Oyun Paris'te iyi karşılandı ve Corneille, düzenli olarak oyunlar yazmaya başladı.The play was a success in Paris and Corneille began writing plays on a regular basis.
2005'in sonlarında Kolombiya'da üç düzenli lezzeti ile serbest bırakıldı.It was released in Colombia in late 2005 with their three regular flavors.
Astronotlara Dünya'dan düzenli olarak ikmâl malzemeleri yollanacaktır.The astronauts would be sent supplies from Earth regularly.
Daha sonra düzenli olarak ölü olduğu bildirildi ve vücut çiftlerini kullandığı düşünülüyor.He has subsequently been reported dead with regularity, and is thought to use body doubles.
Şubat 2011 ile Watson, insan Riziko! yarışmacıları düzenli olarak yenebilirdi.By February 2010, Watson could beat human Jeopardy! contestants on a regular basis.
Ayrıca, grup lideri Tarek Maghary Keep It True adında bir festival de düzenliyor.The band leader Tarek Maghary also organizes a festival called Keep It True.
Mike Yates'in düzenli olarak göründüğü son öyküdür.It marks the last regular appearance of Mike Yates.
Düzenli ayarlanan piyanolar yaklaşık olarak yılda ortalama bir kez ayarlanmaktadırlar.Pianos that are tuned regularly are tuned on average about once per year.
Savaştan sonra Finlandiya Savunma Kuvvetleri ve düzenli bir polis gücü kurulmuştur.After the war the Finnish Defence Forces and a regular police service were founded.
1989'dan beri Rita, Casino do Estoril'in gösterileri için düzenli bir özelliktir.Since 1989, Rita is a regular feature on the shows of Casino do Estoril.
Adana Şehir Tiyatrosu merkezde düzenli olarak sahne almaktadır.Adana Town Theatre performs regularly at the centre.
Kadınlar düzenli olarak vajinanın ve anüsün dijital penetrasyonunu bildirir.Women regularly report digital penetration of the vagina and anus.
Riga, Brüksel ve Petrograd'da düzenli olarak basılmıştır.It was published periodically in Riga, Brussels and Petrograd.
Düzenli olarak uzaklaştırılmazsa, plak gingivitis gibi periodontal problemlere yol açabilir.If not removed regularly, plaque buildup can lead to periodontal problems such as gingivitis.
400.000 'den fazla Polak düzenli olarak ve milyonlarcası da bazen futbol oynar.Over 400,000 Poles play football regularly, with millions more playing occasionally.
Membranlar düzenli temizlik veya değiştirme bakımı gerektiren bir tür su filtresidir.Membranes are a type of water filter requiring regular cleaning or replacement maintenance.
Holomorf fonksiyonlara bazen düzenli fonksiyonlar dendiği de olmaktadır.Holomorphic functions are also sometimes referred to as regular functions.
Proteinlerin bazı kısımları yapılıdır ama düzenli değildir.Some parts of the protein are ordered but do not form any regular structures.
Şöhretinin zirvesindeyken, düzenli sabah televizyon programları yapmıştır.At the height of his fame, he had a regular early morning television spot.
Bununla birlikte, varlığı medyadaki düzenli kasıtlı sızıntılarla ortaya çıkmaktadır.But its existence is nonetheless revealed by regular intentional leaks in the media.
1984 yılında, Depend Shields düzenli ve ekstra absorbanslarda hafif inkontinans için eklenmiştir.In 1984, Depend Shields were added for slight incontinence in regular and extra absorbencies.
Düzenli olarak oynayabilmesi için o gücü mutlaka kazanması gerek.It is necessary that he gains strength to be able to play on a regular basis.
Family films - Aileler için düzenli film gösterimleri ve okul tatil programları.Family films - Regular screenings and school holiday programs of movies for families.
1687 yazında, dağdan düzenli olarak gürleme duyuluyordu.In the summer of 1687, great rumblings could be heard regularly from the mountain.
Rabal, 1947' de tiyatroda düzenli olarak çalışabileceği bir iş buldu.In 1947, Rabal got some regular jobs in theater.
Bu düzenli olan dünyadaki üst seviye fizikçilerin toplanmasıydı.This was a regular gathering of the world's top physicists.
Normalde, kişi uyanıkken beyin dalgaları düzenli bir ritim gösterir.Normally, when an individual is awake, brain waves show a regular rhythm.
ROPiT ofisi 1863 yılndaki düzenli Rus postanelerine eş değer bir durum aldı.The ROPiT offices received a status equivalent to regular Russian post offices in 1863.
Düzenli gözlemlerine 2004 yılında başladı.It began regular observations in 2004.
O sırada Mübarek,askeri kumandanlarıyla bir toplantı düzenliyordu.Mubarak was holding a meeting with his military commanders at the time.