Yazılımınızın düzenli aralıklarla güncellenmesi gerek.Your software needs to be updated periodically.
Yeni Zelanda okul çocukları düzenli olarak deprem tatbikatlarını taahhüt ederler.Schoolchildren in New Zealand regularly undertake earthquake drills.
Ailemizde kiliseye düzenli olarak katılan tek kişi Tom'dur.Tom is the only one in our family who regularly attends church.
Tom çok düzenli bir şekilde yazar, değil mi?Tom writes very neatly, doesn't he?
Bu etkinliği Tom düzenliyor.Tom is coordinating this activity.
Tom'un daha düzenli olması gerekiyor.Tom needs to get more organized.
Tom çok düzenli değil, değil mi?Tom isn't very organized, is he?
Ben kararlı, düzenli ve sorumlu bir kişiyim.I'm a determined, organized, and responsible person.
Biz çiçekleri düzenliyorduk.We were arranging flowers.
Mary'nin dairesi çok düzenli.Mary's apartment is very tidy.
Tom sadece düzenli bir adam.Tom is just a regular guy.
Tom ve Mary arasındaki işbirliği çok düzenli gitmiyor.The collaboration between Tom and Mary is not going very smoothly.
Bir tasfiye satışı düzenliyorlar.They're holding a liquidation sale.
Onlar bir tasfiye satışı düzenliyorlar.They're holding a clearance sale.
Kız kardeşim çok düzenli değildir ve kurs için kayıt olmayı unuttu.My sister is not very organized and forgot to register for the course.
Tom bir bağış toplama etkinliği düzenliyor.Tom is organizing a fundraising event.
Bir ay içinde bir düğün düzenliyorum.I'm having a wedding in a month.
Tom'un odası şaşırtıcı şekilde düzenliydi.Tom's room was surprisingly tidy.
Emekli hakim, düzenli olarak fahişeleri ziyaret ederdi.The retired judge used to visit prostitutes regularly.
Tom düzenli bir müşteridir.Tom is a regular customer.
Esperanto gerçekten düzenli ve kolay bir dildir.Esperanto is a truly regular and easy language.
Tom düzenli vücut egzersizi yapar.Tom works out regularly.
Türkçe çok düzenli ve mantıklı bir dildir.Turkish is a very regular and logical language.
Bizim çok sayıda düzenli müşterilerimiz var.We have a lot of regular customers.
Tom'un iş yeri genellikle Mary'ninkinden daha düzenlidir.Tom's workstation is usually tidier than Mary's.
Tom iş yerinde gizli bir Noel Baba düzenliyor.Tom is organising a secret Santa at work.
Tom iş yerinde bir Noel Baba düzenliyor.Tom is organising a Kris Kringle at work.
Birbirimizle düzenli olarak görüşüyoruz.We see each other regularly.
Tom beni düzenli olarak ziyaret etti.Tom visited me regularly.
Tom'un evi düzenli.Tom's house is tidy.
Düzenli değilim.I'm not neat.
Tom çok düzenli.Tom is very neat.
Sen çok düzenli görünüyorsun.You seem to be very organized.
Sen genellikle oldukça düzenlisin.You're usually quite organized.
Genellikle oldukça düzenliyimdir.I'm usually quite organized.
Sen çok düzenlisin.You're very methodical.
Vikipediyi düzenliyorum.I edit Wikipedia.
Ben çok düzenliyim.I'm very methodical.
Parkta düzenli olarak koşarım.I regularly run in the park.
Sami düzenli olarak okula bir bıçak götürdü.Sami took a knife to school on a regular basis.
Sami atlarıyla birlikte ona yardım etmek için düzenli olarak Leyla'nın mülküne gitti.Sami went to Layla's property regularly to help her with the horses.
Leyla'nın düzenli bir işi vardı.Layla had a regular job.
Leyla düzenli ziyaretlerinden biri için Sami'nin evine geldi.Layla arrived at Sami's house for one of her regular visits.
Sami çok akıllı ve düzenliydi.Sami was so smart and organized.
Sami oldukça düzenliydi.Sami was quite organized.
Sami düzenli iş elbiselerini giydi.Sami wore his regular work clothes.
İncil'i düzenli olarak okuyor musun?Do you regularly read the Bible?
Tom muhtemelen düzenli olacak.Tom is likely to be organized.
Tom bunu düzenli olarak yapmaz.Tom doesn't do that regularly.
Düzenli egzersiz yapıyor musun?Do you exercise regularly?
Tom düzenli gibi görünüyor.It looks like Tom is organized.
Tom bana Mary'nin düzenli olmadığını düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was disorganized.
Tom düzenli değildi.Tom wasn't neat.
Tom'un dairesi çok düzenli.Tom's apartment is very tidy.
Sürücüyü düzenli olarak birleştirmeniz gerekiyor.You need to defragment the drive on a regular basis.
Tom düzenli, ama Mary değil.Tom is tidy, but Mary isn't.
Odamı pek düzenli tutmuyorum.I don't keep my room very tidy.
Onu pek düzenli yapmıyorum.I don't do that very regularly.
Tom düzenli değildir ama Mary düzenlidir.Tom isn't organized, but Mary is.
Tom benim kadar düzenli değil.Tom isn't as neat as I am.