Kulübümüz aylık toplantısını gelecek çarşamba günü düzenleyecek.Our club will hold its monthly meeting next Wednesday.
Onlar Tom'un doğum günü için parti düzenleyecekler.They will get up a party for Tom's birthday.
Bir işçi sendikası düzenleyecekler.They will organize a labor union.
Başbakan yarın bir basın toplantısı düzenleyecek.The Prime Minister will hold a press conference tomorrow.
Onlar bu öğleden sonra saat 2'de bir toplantı düzenleyecekler.They will hold a meeting at 2 o'clock this afternoon.
"Birleşik Krallık: BBC 60. yıldönümü Eurovision gösterisini düzenleyecek mi?"."United Kingdom: BBC to produce 60th Anniversary Eurovision show?".
Önümüzdeki hafta perşembe akşamı Dreyman bir parti düzenleyecek.Next week Thursday is a party at Dreyman's.
GPS noktası yaşamlarınızı yeniden düzenleyecek.The GPS dot will fundamentally reorder your life.
Onları yeniden düzenleyecekti.He would reform them.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.So this will reorganize the way we design things.
Hiçbir güç Milletler düzenleyecek.Later on in life, these pagan rituals carry on in the redwoods of Sonoma, California.
İlk gün kutsal toplantı düzenleyecek, gündelik işlerinizi yapmayacaksınız.In the first day you shall have a holy convocation. You shall do no regular work.
İlk gün kutsal bir toplantı düzenleyecek, gündelik işlerinizi yapmayacaksınız.On the first day shall be a holy convocation: you shall do no regular work.
Yedinci gün kutsal toplantı düzenleyecek, gündelik işlerinizi yapmayacaksınız.› ››On the seventh day you shall have a holy convocation: you shall do no servile work.
‹‹ ‹Sekizinci gün bir toplantı düzenleyecek, gündelik işlerinizi yapmayacaksınız."'On the eighth day you shall have a solemn assembly: you shall do no servile work;
Bu işlem çoklu dosyaları düzenleyecek. Emin misiniz?This will edit multiple files. Are you sure?
Bu hafta ayrıca: Makedonya NATO üyelik hedefine destek mitingi düzenleyecek.Also this week: Macedonia looks to rally support for its NATO accession bid.
SC, BH Mahkemesi ve Savcılığı hakkında referandum düzenleyecekRS to organise referendum on BiH Court and Prosecutor's Office
İş dünyası: Türkiye balıkçılık sanayii fuarı düzenleyecekBusiness: Turkey to hold fish industry fair
Hakimlerin yeni iddianameyi onaylamaları halinde, yeni bir savunma duruşması düzenleyecekler.If judges approve the new indictment, they will call another plea hearing.
Dokuz gün sürecek etkinlikte, farklı Bulgar örgütleri çeşitli etkinlikler düzenleyecekler.Different Bulgarian organisations will hold various events during the nine-day event.
İki ülke çeşitli ortak faaliyetler ve etkinlikler düzenleyecekler.The two countries will carry out various joint activities and events.
Şirket haftada üç kez Londra'ya sefer düzenleyecek.The company will operate flights to London three times a week.
Şİrket başlangıçta Perşembe ve Pazar günleri olmak üzere haftada iki sefer düzenleyecek.Initially, the company will operate two flights weekly -- on Thursdays and Sundays.
Hırvat hükümeti 15 Şubat'ta tersanelerin özelleştirilmesi için bir ihale düzenleyecek.The Croatian government will call a tender by February 15th for the privatisation of five shipyards.
Pollock genç yerel oyun yazarları için bir atölye düzenleyecek.Pollock will hold a workshop for young local playwrights.
Orijinal oyunda olduğu gibi, oyuncu envanterini bir "ataşe çantası" ile düzenleyecektir.As in the original game, the player will organize their inventory with an "attache case".
Marki hafta sonu kırdaki şatosunda bir av partisi düzenleyecektir.Im Osten des Hofes führt eine Freitreppe ins Schloss.
"Birleşik Krallık: BBC 60. yıldönümü Eurovision gösterisini düzenleyecek mi?".«Official: London to host Eurovision's 60th Anniversary Event» (en inglés).
Marki hafta sonu kırdaki şatosunda bir av partisi düzenleyecektir.Hana uspořádá ve svém pařížském zámku večírek.
Lillehammer ayrıca 2016 Gençler Kış Olimpiyatları'nı da düzenleyecektir.Helmikuussa 2016 Järvenpää osallistuu Lillehammerin nuorten olympialaisiin.
Turnuvayı düzenleyecek ülkeler oylama sistemi ile 2007 yılında UEFA İcra Komitesi tarafından seçilmiştir.Pemilihan tuan rumah dilaksanakan oleh Komite Eksekutif UEFA pada tahun 2007.
Lillehammer ayrıca 2016 Gençler Kış Olimpiyatları'nı da düzenleyecektir.Lillehammer đã tổ chức Thế vận hội Trẻ Mùa đông năm 2016.
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler.""irão manifestar-se pela justiça social, "clamando que foram inspirados pelos árabes."
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler."사회 정의를 외치는 시위에 나섭니다. 아랍에서 영감을 얻었다고 주장하면서 말이죠."
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler."New York-ban a társadalmi igazságosságért, fellelkesülve az arabok példáján."
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler."וניו-יורק יפגינו למען צדק חברתי, ויגידו שזה בהשראת הערבים."
Araplardan ilham aldıklarını söyleyerek sosyal adalet için protesto düzenleyecekler."社会正義を求めてデモを起こすでしょう」 次の瞬間 白を装った二人の男性が現れ
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Aceasta va reorganiza felul în care creăm lucrurile.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Allora riconoscerà il modo in cui progettiamo le cose.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Alors cela va réorganiser notre façon de dessiner des choses.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Dies wird also die Art, wie wir Dinge gestalten, reorganisieren.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Dit zal de manier veranderen waarop we dingen ontwerpen.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Esto reorganizará la forma en que diseñamos las cosas.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Ez teljesen átalakítja majd ahogyan a dolgainkat megalkotjuk.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Isto irá, então, reorganizar o modo como desenvolvemos as coisas.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Jadi hal ini akan mengatur kembali cara kita merancang sesuatu.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.그래서 이것은 우리가 물건을 디자인하는 방법을 재구성할 것입니다
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Takže toto přeorganizuje způsob, kterým navrhujeme věci.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.To zmieni sposób, w który tworzymy rzeczy.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Vì thế điều này sẽ tái tổ chức cách chúng ta thiết kế mọi thứ.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Έτσι αυτό θα αναδιοργανώσει το τρόπο που σχεδιάζουμε πράγματα.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Това ще преобразува начинът, по който проектираме нещата.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Це змінить спосіб, яким ми моделюємо речі.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.Это реорганизует то, как мы конструируем вещи.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.זה יארגן מחדש את האופן בו אנו מעצבים דברים.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.وهذا سيعيد تنظيم طريقتنا فى تصميم الأشياء.
Böylece bu bizim tasarlama yöntemimizi yeniden düzenleyecek.設計手法を変えるでしょう そればかりではなく
Bu işlem çoklu dosyaları düzenleyecek. Emin misiniz?Aceasta va edita multiple fișiere. Sînteți sigur?
Bu işlem çoklu dosyaları düzenleyecek. Emin misiniz?Ceci modifiera plusieurs fichiers. Confirmez -vous & #160;?