düzenlemeye ile cümle
düzenlemeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Bir şey düzenlemeye çalışalım.Let's try to arrange something.
Yazmadan önce cümleleri aklımda düzenlemeye dikkat ederim.I make a point of arranging sentences in my mind before writing them down.
Başkana suikast düzenlemeye kalkıştılar.They attempted to assassinate the president.
Tom web sitesini yeniden düzenlemeye karar verdi.Tom decided to redesign his website.
Konsolosluk Tom için tıbbi ulaşımı düzenlemeye yardımcı oldu.The consulate helped arrange medical transport for Tom.
Onu düzenlemeye yardım edebilir misin?Could you help arrange that?
Birçok ülke doğum oranını düzenlemeye çalışıyor.Many countries try to regulate the birth rate.
Sağduyu düzenlemeye ihtiyacımız var.We need common sense regulation.
Sami bir motosiklet grubu düzenlemeye yardım etti.Sami helped organize a motorcycle group.
Populares partisi ile bir antlaşma düzenlemeye giriştiler.They attempted to forge an agreement with the populares party.
Bre-X skandalı, Kanadalıları Kanada'daki madencilik mevzuatını düzenlemeye ikna etti.The Bre-X mining fraud convinced Canadians to regulate professional geology in Canada.
Kondo'nun çocukluğundan beri düzenlemeye ilgisi vardı.Kondo says that she has been interested in organizing since childhood.
1840'ta Bruno Bauer ile beraber Hegel'in Din Felsefesi eserini düzenlemeye başladı.He began co-operating with Bruno Bauer on editing Hegel's Philosophy of Religion in 1840.
Ve sanırım şimdi kentlerimizi duzenlemeye yonelik faaliyetleri görüyorsunuz.And I think now you're seeing the move towards improving our cities.
Şimdi sıra başlıklarınızı ya da içeriğinizi düzenlemeye geldi.And it's time to edit your titles or content.
liderlik becerilerinde insani gelişim üzerine seminerler düzenlemeye başladım.I started organizing workshops on capacity building, on human development of leadership skills.
Ve bu takvimler gerçekten benim programımı düzenlemeye başladı.And these calendars really started to lay out my program.
Ve bayraklar düzenlemeye başladım.And I started to bring some order into some flags.
Bunları düzenlemeye çalışacağım.I'm going to try to put that in some sort of order.
Evet; parmak uçlarını bile düzenlemeye gücümüz yeter.Surely We are able to reform even his finger-tips.
Biz onun parmak uçlarını da tam bir biçimde düzenlemeye gücü yetenleriz.We can properly make all his phalanxes.
& Düzenlemeye devam et& Go on editing
Düzenlemeye başlanıldığında 'onaylanmış' durumunu otomatik olarak ayarlaSet'approved 'status automatically when editing started
Bir harcama & eklenirken düzenlemeye başlaStart & editing when adding a new expense
Tatil dosyalarını düzenlemeye izin veren Yardımcı UygulamaNameHelper Application to allow editing of holiday files
Otel çalışanları da tesislerini onarma ve düzenlemeye çalışıyor.Hotel workers are also making repairs and adjustments to their facilities.
Gaziler halkı protesto gösterileri düzenlemeye çağırıyorlar.War veterans are urging people to stage public protests.
Yeni düzenlemeye göre, kuzey Kosova'da ABD'li KFOR askerleri görev yapacak. [Reuters]US KFOR troops will be deployed in northern Kosovo as part of the overhaul. [Reuters]
Dodik, böyle bir düzenlemeye karşı olduğunu söyledi.Dodik said he opposed such a move.
Durumu yeniden düzenlemeye ancak Güvenlik Konseyi karar verebilir.Only the Security Council can decide to reconfigure the situation," Tadic said.
Bu arada Karadağ, önümüzdeki yıl bağımsızlık referandumu düzenlemeye hazırlanıyor.Meanwhile, Montenegro is preparing to hold a referendum on independence next year.
Ertesi yıl diğer elektronik sanatçıların parçalarını yeniden düzenlemeye devam etti.He went on to remix other electronic artists tracks the following year.
Parçalarına ayırma ve yeniden düzenlemeye dayanarakBased on dissection and rearrangement
Pruitt, Wikipedia'yı düzenlemeye 2004'te başladı.Pruitt began editing Wikipedia in 2004.
2000'den sonra Ramzy giderek pop yıldızları için müzik düzenlemeye başladı.After 2000 Ramzy increasingly began to work arranging music for pop stars.
Sömürge hükümeti ekonomiyi çeşitli şekillerde düzenlemeye çalıştı.The colonial government attempted to regulate the economy in a number of ways.
Böyle bir düzenlemeye yıldız veya saat sürücüsü denir.Such an arrangement is called a sidereal or clock drive.
Intel, 17 Nisan 2017'de artık IDF'yi düzenlemeyeceğini duyurmuştur.On April 17, 2017, Intel announced that it would no longer be hosting IDF.
Almanya, kriptoyu ulusal düzenlemeye dahil etmeye hazırlanıyor.Germany continues implementing crypto into the national regulation.
YPG'nin köylülere ABD'nin hava saldırısı düzenlemeye yönelik tehditleri bildirildi.Threats by the YPG of calling in US airstrikes against villagers were reported.
YUSK, Libya Krizi sırasında (2011-günümüz) seçimler düzenlemeye devam etti.HNEC continued organising elections during the Libyan Crisis (2011–present).
Bugün federasyon kendi kulüp müsabakası olan Copa Catalunya'yı düzenlemeye devam ediyor.Today, the federation continues to organise its own club competition, the Copa Catalunya.
Üye ve katılımcılar birbirleri için sosyal aktiviteler düzenlemeye teşvik edilmektedirler.Teilnehmer und Polizei beschuldigen sich gegenseitig der Eskalation.
Fransız Kültür Bakanlığı ve Fransız Senatosu'nun mekanda geçici sergiler düzenlemeye devam etmektedir.Der kreative Dialog zwischen dem französischen Künstler und dem Orient setzte sich fort.
Federasyondan sonra da Romalılar dinî ve devletle ilgili seremonileri burada düzenlemeye devam ettiler.Par la suite, les Romains y ont célébré des cérémonies religieuses et des fonctions d'État.
Su düzeyini ve akışını düzenlemeye çalışırlar.Ceux-ci arpentaient sa trajectoire de vol et sa vitesse.
Claire ölen yolcular için bir hatıra seremonisi düzenlemeye karar verir.Claire decide dirigir una ceremonia conmemorativa por los pasajeros difuntos.
Her bir harmonik Dünya'nın merkezideki manyetik yükler belirli bir düzenlemeye eşdeğerdir.Cada armónico es equivalente a una determinada ordenación de las cargas magnéticas en el centro de la Tierra.
Turnuva o kadar başarılı geçti ki daha fazlasını istediler ve her yıl düzenlemeye karar verdiler.Esa iniciativa tuvo tanto éxito que decidieron seguirla año tras año.
Bahçeler ayrıca 4 adet labirent şeklindeki düzenlemeye sahiptir.En los jardines también destacan cuatro laberintos de seto.
Düzenleme erişimine sahip kullanıcılar diğerlerini düzenlemeye davet edebilir.Las personas que estén preocupadas por la seguridad tal vez quieran compilar la suya.
Şirket 1961 yılında kurulmuş ve uçuş seferleri düzenlemeye başlamıştır.La compagnia venne fondata e iniziò le operazioni di volo nel 1962.
Zamanla Bozdiyarlılar, Batıağıl’daki at çiftliklerine baskınlar düzenlemeye başladı.In passato, i Buduma eseguirono violente incursioni sulle mandrie di bestiame dei loro vicini.
Alp Tegin, Hindistan'a seferler düzenlemeye başladığı sırada (13 Eylül 963) hayatını kaybetti.وقد توفي ألب عندما بدأ بتنظيم جيش لغزو الهند، في 13 سبتمبر 963.
Bahçeler ayrıca 4 adet labirent şeklindeki düzenlemeye sahiptir.Os jardins também apresentam quatro labirintos de folhas vivas.
Bazı kodlamayan DNA, kodlayan bölgenin etkinliğini düzenlemeye yarar.Algum do ADN não-codificante está envolvido na regulação da actividade das regiões codificantes.
Populares partisi ile bir antlaşma düzenlemeye giriştiler.Eles tentaram forjar um acordo com os populares.
Turnuva o kadar başarılı geçti ki daha fazlasını istediler ve her yıl düzenlemeye karar verdiler.Het concept viel zo goed in de smaak dat besloten werd om dit ieder jaar te organiseren.
2008 yılından itibaren FIFA'nın diğer organizasyonlarındaki gibi Dünya Kupası adıyla düzenlemeye başlandı.Od 1998 CASE rozpoczęło budowę sieci swoich organizacji-córek w innych krajach regionu.
Aynı yılın Mart ayında Sırbistan ve Karadağ, aralarındaki birliği gevşeten bir düzenlemeye gittiler.Jesienią tego samego roku aktywiści i kolejarze wykonali prace w celu oczyszczenia nieprzejezdnego szlaku.