düzenlemeler ile cümle
düzenlemeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ses uyumlarına göre ek üzerinde gerekli düzenlemeler yapılır.בהתאם לתוצאות המודל, נרכשות מערכות המחשוב הנדרשות.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.מערכות דומות קיימות במדינות אחרות.
Fakat sonraki düzenlemeler ile bu antlaşma hiçbir zaman geçerli olamadı.בגלל מיעוט המאשררים ההסכם לא נכנס לתוקף אף פעם.
Gayri müslim halk için büyük düzenlemeler yapıldı.שהקים חמיצר כשירות לציבור.
Bu düzenlemeler şimdilik her yerde aynı şekilde kullanılmıyor.כיום לא כל הזכויות האלה מוכרות באופן מוחלט בכל מקום.
Düzenlemeleri ise Berlin'de yapıldı.Арести са проведени по същото време и в Берлин.
Kuralların ve düzenlemelerin anlaşılmaması.А не заповеди и разпоредби.
Ancak tarihte üç kere, bazı ülkelerde yapılan düzenlemelerle 30 güne çıkarılmıştır.Въпреки това, в историята е имало три случая, когато в някои страни февруари е имал официално 30 дни.
Genel tedbirler ulusal seviyede yapılacak düzenlemelere dayanmaktadır.Необходими са цели за предотвратяване, които да мотивират действия на национално ниво.
Düzenlemeler miktar bazlı değil, fiyat bazlı uygulanmıştır.Те не използват устройства за измерване на разстоянието, а цената е по договаряне.
Yönerge, hizmet sektöründe rekabeti sağlamayı ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan düzenlemeler içermektedir.Той също така споменава, че ще работи, за да намали размера и бюрокрацията на федералното правителство.
Ulusal bankalar üzerindeki yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Neovisni razvoj nacionalnih zrakoplovnih vlasti rezultirala je različitim propisima od zemlje do zemlje.
Park ve bahçe düzenlemelerinde çiçekleri nedeniyle tercih edilir.O parkovima i cvijeću se brinu za to nadležni ljudi.
Yeni yapılan geniş yollar ve yol düzenlemeleri de bu sorunu çözememektedir.Ugradnjom nove, treće, rešetke riješena je i ova poteškoća.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.Sličnih rješenja ima i u drugim državama Europske Unije.
Tango müziği düzenlemelerinin yanı sıra çeşitli Tango besteleri de bulunmaktadır.U orkestralnom repertoaru i u tango glazbi, primjenjuju se oba načina.
Gayri müslim halk için büyük düzenlemeler yapıldı.Niektoré veci by boli šokujúce pre verejnosť...
Ulusal bankalar üzerindeki yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Kompetencie a právomoci bankového ombudsmana sa líšia v závislosti od krajiny.
Her iki ülkenin düzenlemeleri 3 noktada birleşmektedir.Obidva diela sa vždy členia na 3 časti.
Albümün düzenlemelerini Seçkin Gül ve Onur Betin yapmıştır.Jeho celoživotnou vášňou boli ruže a ich šľachtenie.
Ama bu düzenlemeler finale kalmaya yetmemiştir.Toto štádium nemusí byť konečné.
Ancak tarihte üç kere, bazı ülkelerde yapılan düzenlemelerle 30 güne çıkarılmıştır.Trikrat v zgodovini pa je v določenih državah v resnici imel 30 dni.
Günümüzde yapılan yasal düzenlemelerin amacı, proaktif olarak sorunlar ortaya çıkmadan önlemleri almaktır.S pomočjo akta naj bi se težavam izognili, preden se pojavijo.
Bazı gelişmiş ülkeler, bazı düzenlemelere giderek dış mekanlarındaki hava kalitesini yükseltmiştir.Številne razvite države so s predpisi uspele izboljšati kakovost zraka na prostem.
Ama bu düzenlemeler finale kalmaya yetmemiştir.To še vseeno ni zadostovalo za končnico.
Tüm bu düzenlemelerle Sefavi İmparatorlu adeta yeniden kurulmuştur.Papeštvo je s temi ukrepi ponovno postalo odvisno od cesarske oblasti.
Tüm düzenlemeler Esin Engin'e aittir.Vsi aranžmaji so delo Jana Vennika.
Takım F1 kariyeri boyunca 38 puan (yeni düzenlemelere göre 126 puan) toplamıştır.Per visą Formulėje 1 praleistą laiką ekipa surinko 38 taškus (pagal naująją sistemą jų būtų 126).
Ancak tarihte üç kere, bazı ülkelerde yapılan düzenlemelerle 30 güne çıkarılmıştır.Tačiau tris kartus istorijoje kai kuriose šalyse jis turėjo 30 dienų.
Kışlanın yıkımından sonra planlanan düzenlemelerin pek azı yapılabildi.Buvo likę nedaug laiko iki suplanuoto remonto.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.Kitose šalyse irgi yra panašių organizacijų.
Berlin'deki Müttefik ülkelerin eski büyükelçilikleri için muadil düzenlemeler vardı.Bendradarbiaujant su kitų šalių muziejais buvo eksponuojami baltų priešistorės radiniai.
Mayınlar sıklıkla karmaşık düzenlemeler ile döşenir.Urvai dažnai būna sudėtingos konstrukcijos.
Kuruluşun yapısıyla ilgili olarak 1981, 1986 ve 1988'de yeni kanuni düzenlemeler yapıldı.Pagrindiniai siekiai išdėstyti 1983 m. ir 1986 m. „Veiksmų programose“.
Bazı durumlarda yaşayan insanların öldüğüne dair düzenlemeler yapılmaktadır.Yra žinoma, kad kai kuriais atvejais auka nužudyta būtent taip.
Oysa barut, uzun yüzyıllardır çeşitli amaçlarla, ama silah konusu olmayan düzenlemelerde kullanılmaktaydı.61, tiesa, pastarasis daugiau skiriasi nuo pistoletų, nes jo dėtuvė įstatoma ne į rankeną.
Ulusal bankalar üzerindeki yasal düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık gösterir.Keskmise sõrme näitamise õiguslik reguleeritus erineb riigiti.
Vergi Usul Kanunun 25.-39. maddelerinde tarh yöntemlerine ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.Tüüptingimuse mõiste on määratletud Võlaõigusseaduse paragrahvides 35–45.
Cupertino düzenlemeleri yaklaşık 11.000 park yerini gerektirir.Kolhoosi pindala oli umbes 11 000 ha.
ISO dosyaları üzerinde düzenlemeler yapabilir.Toimiku sees võivad dokumendid olla korrastamata.
Düzenlemeleri ise Berlin'de yapıldı.Näitus oli üleval ka Berliinis.
Test düzenlemeleri ülkelerde farklılık gösterir.Katsetuste regulatsioonide rangus erineb riigiti.
Ardından, arkadaş ve aile yakınlarının büstlerini yapmaya ve daha karmaşık düzenlemeler denemeye başladı.Taas on tavaks viia sõpradele ja töökaaslastele lilli ja ühiselt midagi pidulikumat ette võtta.
Fakat son yapılan düzenlemelerle bu semtler birleştirilerek Başakşehir ilçesi kuruldu.Nende punktide liitmisel tekkinud järjestus moodustas lõpliku järjestuse.
Ama böyle bir hedef internet düzenlemeleri ile mi ulaşılmalı?Ale czy ten cel powinien być osiągnięty przez regulacje międzynarodowe ?
Ama böyle bir hedef internet düzenlemeleri ile mi ulaşılmalı?이것이 국제 규제들을 통해 달성되어야 하는겁니까?
Ayrıca bu sadece düzenlemelerden kaynaklanmıyor.이것은 단지 규제 때문이 아닙니다
Ayrıca bu sadece düzenlemelerden kaynaklanmıyor.Niet alleen vanwege de regelgeving.
Ayrıca bu sadece düzenlemelerden kaynaklanmıyor.וזה לא רק בגלל הפיקוח;
Ayrıca bu sadece düzenlemelerden kaynaklanmıyor.وهذا ليس فقط بسبب التشريعات؛
Ayrıca bu sadece düzenlemelerden kaynaklanmıyor.現在の科学的根拠に基づいた医療において
Ben daha fazla duydum. Onlar, farklı yönlere uzaklaştı ve ben kendi düzenlemeleri yapmak için gitti. "Họ lái xe đi theo những hướng khác nhau, và tôi đã tự thu xếp của tôi. "
Bildiğiniz gibi çocuk güvenliğine yönelik düzenlemelerin çok daha sıkı bir hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz.Anda tahu, kita hidup di dunia dengan peraturan keselamatan anak yang semakin ketat.
Bildiğiniz gibi çocuk güvenliğine yönelik düzenlemelerin çok daha sıkı bir hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz.아시다시피, 우리는 어린이 보호규정이 계속하여 강화되는 세상에 살고 있죠.
Bildiğiniz gibi çocuk güvenliğine yönelik düzenlemelerin çok daha sıkı bir hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz.Nasz świat podlega coraz surowszym przepisom dotyczącym bezpieczeństwa dzieci.
Bildiğiniz gibi çocuk güvenliğine yönelik düzenlemelerin çok daha sıkı bir hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz.Så, I ved, vi lever i en verden, der bliver underlagt stadigt mere strikse børnesikkerhedsregulationer.
Bildiğiniz gibi çocuk güvenliğine yönelik düzenlemelerin çok daha sıkı bir hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz.Torej, veste, živimo v svetu, ki ga čedalje bolj obremenjujemo s strogimi predpisi za varnost otrok.
Bildiğiniz gibi çocuk güvenliğine yönelik düzenlemelerin çok daha sıkı bir hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz.Trăim într-o lume în care regulile de siguranță ale copilului sunt tot mai stricte.
Bildiğiniz gibi çocuk güvenliğine yönelik düzenlemelerin çok daha sıkı bir hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz.Tudják, olyan világban élünk, ahol mindent egyre szigorúbb gyermekbiztonsági szabályoknak vetnek alá.
Bildiğiniz gibi çocuk güvenliğine yönelik düzenlemelerin çok daha sıkı bir hale geldiği bir dünyada yaşıyoruz.Viete, žijeme vo svete, ktorý je pod striktnou kontrolou nad bezpečnosťou detí.
İlgili Sayfalar