düzenlemeler ile cümle
düzenlemeler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Oyunda gece sürüşleri, karting yarışları ve pist düzenlemeleri yapılabilmektedir.Pelissä voi ajaa myös yöllä, ajaa karting-kisoja ja tehdä että muokata omia ratoja.
Fransız Devrim Ordusu, düzenlemelerle tümenler halinde yapılandırılmıştır.Ranskan vallankumouksessa armeijankin vanha järjestys romuttui.
Kuralların ve düzenlemelerin anlaşılmaması.Säädösten ja määräyksien tuntemus.
Bu sayede yasal düzenlemeler yapılabilirdi.Tätä varten voitiin järjestää virallinen toimitus.
Bu düzenlemeler şimdilik her yerde aynı şekilde kullanılmıyor.Termiä ei käytetä samalla tavalla muualla maailmassa.
Ukrayna yasalarının ve diğer hukuki düzenlemelerin anayasaya uygun olması zorunludur.Άλλοι νόμοι και άλλες νομοθετικές πράξεις της Ουκρανίας πρέπει να συμμορφώνονται με το σύνταγμα.
Çiçek düzenlemelerinde,bahçelerde kullanılmaktadır.Τα άνθη τους χρησιμοποιούνται και σε βάζα.
Ses uyumlarına göre ek üzerinde gerekli düzenlemeler yapılır.Βάσει των Οδηγιών Πλου, διεξάγονται οι προγραμματισμένες ιστιοδρομίες.
1974 Yugoslavya Anayasası ülkede yeni düzenlemeler getirmiştir.Το 1974 έγιναν σημαντικές μεταρρυθμίσεις στο Σύνταγμα της Γιουγκοσλαβίας.
Fakat sonraki düzenlemeler ile bu antlaşma hiçbir zaman geçerli olamadı.Είναι η μόνη σύμβαση που δεν τέθηκε ποτέ σε ισχύ.
Düzenlemeleri ise Berlin'de yapıldı.Valget blev afholdt i Berlin.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.Tilsvarende bestemmelser gælder i andre lande.
Mali ve ürün pazarı düzenlemeleri değiştirilmişti.Reguleringen af finansielle og produktmarkedsmæssige forhold blev løsnet.
Tüm düzenlemeler dağılan orduyu toparlamak için yapılmaktaydı.Befæstningerne var designet til at rumme en deling.
Düzenlemelerin tamamı ise Fettah Can tarafından yapıldı.Hele empennagen var bygget af krydsfiner.
QFD ekibi test ve kontroller için gerekli düzenlemeleri yapar.DQS gruppen udfører evalueringer og certificeringer af ledelsessystemer og processer.
Eczaneciler Kurumu diğer kadınların lisans almasını engellemek için düzenlemeleri değiştirdi.The Society of apothecaries endret umiddelbart sitt regelverk for å hindre at andre kvinner å få lisens.
Son olarak bu düzenlemeler Habsburg'ların Prättigau'yu Üçler Birliği'ne kaybetmelerine yol açtı.De mente at den førte til at Habsburgerne fikk for mye makt.
Bu düzenlemelere ek olarak kentte demokrasiyi sağlayıp, birkaç gün içinde Atina'ya döndü.Flåtens motstand førte til at demokratiet, i løpet av to år, ble gjenopprettet i Athen.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir.Peraturan tentang penolakan dan pengusiran dari Svalbard" berlaku.
Ukrayna yasalarının ve diğer hukuki düzenlemelerin anayasaya uygun olması zorunludur.Hukum dan aturan legal yang lain di Ukraina harus sesuai dengan konstitusi ini.
Düzenlemeleri ise Berlin'de yapıldı.Sistem yang lebih lanjut telah dipasang di Berlin.
Bazı gelişmiş ülkeler, bazı düzenlemelere giderek dış mekanlarındaki hava kalitesini yükseltmiştir.Sejumlah negara maju sudah berhasil meningkatkan kualitas udara luar melalui peraturan-peraturan.
1945 yılında kapıyı araç trafiğine açmak için bazı düzenlemeler yapılmıştır.Pada tahun 1955 diputuskan untuk membangun sebuah jalan yg cocok untuk menghapus kemacetan lalu lintas.
Günümüzde yapılan yasal düzenlemelerin amacı, proaktif olarak sorunlar ortaya çıkmadan önlemleri almaktır.Undang-undang ini bertujuan untuk mencegah masalah sebelum mereka terjadi.
Mali ve ürün pazarı düzenlemeleri değiştirilmişti.Kebijakan keuangan dan pasar produk dilonggarkan.
Halihazırda yürürlükte olan düzenlemeler için FIDE El Kitabı'na göz atılabilir.Aturan-aturan yang berlaku sekarang dapat ditemukan dalam Buku Pedoman FIDE.
1957 düzenlemelerinin çok gevşek olduğuna ilişkin kaygılar artmaktaydı.Các mối lo ngại dấy lên khi các điều lệ 1957 quá lỏng lẻo.
"Svalbard'tan reddetme ve sınırdışı etme ile ilgili düzenlemeler" ayrım gözetmeksizin yürürlüktedir."Quy địch về từ chối và trục xuất khỏi Svalbard" được thi hành theo cơ sở không phân biệt chủng tộc.
Senaryonun düzenlemeleri 3 Mayıs'ta bitti.Kịch bản cuối cùng hoàn thiện ngày 3 tháng 5.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.Một vài nơi khác cũng có quy định tương tự.
Birçok yararlı yapılar karmaşık ve termodinamik olarak mümkün olmayan atom düzenlemeleri gerektirir.有益な構造のほとんどが、複雑で熱力学的にもあり得ない原子の配置を必要としている。
Kuralların ve düzenlemelerin anlaşılmaması.未完成の企画や規則。
Nanoteknoloji düzenlemelerinden kimin sorumlu olduğu konusunda çok büyük bir tartışma vardır.さらに、ナノテクノロジーを規制する責任があるのは誰かという議論も重要である。
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.他国にも、同様の制度が存在する。
FDA'nın orta nemli gıdalar için düzenlemeleri bu değerlere dayanır.中世の刀工の青江鍛冶もこれにちなむ。
2008 yılında gemi kalıntılarında yapılan düzenlemelerle müze gemi olarak kullanılmaktadır.2008年には、退役した練習艦を博物館船として入手している。
The Beatles şarkılarının alaturka düzenlemeleriyle dikkat çektiler.ビートルズのカバーソングの大特集だった。
Ortak toplayıcı düzenlemeleri ortak baz ve ortak toplayıcı arasındaki giriş voltajına uygulanır.集合の代数学は、集合操作と集合関係の基本的性質を扱う。
Bu düzenlemeler kentin yeni rolünü pekiştirdi ve sürekli yeni bir yol izlemesine yardımcı oldu.この動きは都市の新しい役割を強化し、成長の継続を促進させた。
Bunun yerine, tüm ekonomik düzenlemelerin gönüllülükle yapılmasını savunur.これら政府は、全ての移送措置が秩序ある人道的な方法で行われるべきことに合意する。
Şarkıların düzenlemelerini Taşkın Sabah yaptı.朝の占いを全チャンネルチェックしている。
Depremden sonra zorunlu deprem sigortası gibi bir takım düzenlemeler getirilmiştir.震災後コンサートを行い全額震災孤児に寄付金として贈る。
Karabarutun yanma oranını değiştirmek için her bir bileşenin miktarında düzenlemeler yapılabilir.パーツを付け替えることで大砲の種類を自在に変えられるようになっている。
MÖ 380 civarında ay takvimlerine sabit düzenlemeler getirildi.目標月間販売台数は380台と発表されている。
Buna rağmen İstanbul'un merkezinde önemli bir dinlenme alanı oldu ve sık sık düzenlemelerle görünümü değişti.尽管如此,该公园仍是伊斯坦布尔市区内的重要休闲区,其面貌在不断的修缮中经常变化。
Estonya yapısal düzenlemeler konusunda da mükemmel bir yol kat etmiştir.愛沙尼亞在結構調整方面也取得良好的進展。
Scott'un dediğine göre film için düzenlemeler yapılmadan önce uzunluğu 2 saat 45 dakikaydı.按照斯科特的说法,影片剪辑第一版长达2小时45分钟。
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.在其它国家亦存在类似现象。
Cupertino düzenlemeleri yaklaşık 11.000 park yerini gerektirir.쿠퍼티노 시의 규정에 따르면 약 11,000 개의 주차 공간이 필요하다.
Pek çok cihaz, düzenlemeler için E.161 standardını takip etmektedir.수많은 장치들은 배열을 위해 E.161 표준을 따른다.
Daha sonra Yunan astronomlar da Ay yılını Güneş yılına uyarlayan çeşitli düzenlemeler yaptılar.일부 그리스 천문학자들은 일식 주기에 따른 달력을 만드는 작업을 하였다.
MÖ 380 civarında ay takvimlerine sabit düzenlemeler getirildi.산 주변으로 380여 개의 측화산이 분포하고 있다.
Tavsiyeleri ulusal düzenlemeleri oluşturmakta ve yasaları gerektiğince düzenleme yetkisine sahip.정부는 규칙이나 법률을 제정하고 시행시킬 권위를 가진 조직체를 말한다.
Kasaba İtalya'ya ait olmasına karşın araba plakaları İsviçre düzenlemelerine göredir.공항이 프랑스 영토에 있을지라도 스위스 항공사의 본사는 스위스 구역에는 위치 할 수 있다.
Örneğin kolaylık gösterme düzenlemeleri ve geri değiştirme hükümleri.לדוגמה לתקן דרכים או מקווה.
Posta servisinde çeşitli düzenlemeler yaptı.מחליפו ביצע רפורמות רבות בשירות הדואר.
ISO dosyaları üzerinde düzenlemeler yapabilir.ניתן לסדר את תוכן התיקייה בתתי תיקיות.
Düzenlemeler miktar bazlı değil, fiyat bazlı uygulanmıştır.התשלום לא בוצע מיידית אלא נבנה על הלוואות.
Ancak günümüzde yapılan yasal düzenlemelerle bu durum düzeltilmeye çalışılmaktadır.אני חושב שלאור המציאות הביטחונית הנוכחית התיקון הזה מתבקש.
İlgili Sayfalar