düzenleme ile cümle
düzenleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrica çocuk ve gencler için eğitim programları duzenlemektedir.Освітні програми для дітей та молоді.
Şirket Avrupa'da 66 uçuş noktasına seferler düzenlemektedir.Летовище має у розпорядженні 66 місць стоянок літаків.
Türkler Bulgaristan üzerine sefer düzenlemeye başladılar.Турки розпочали вторгнення в Болгарію.
Enstitü, düzenli olarak çok sayıda konferans düzenlemektedir.Великі компанії та організації проводять конференції регулярно.
(En İyi Ses düzenleme).(Найкращі пісні).
Yeni düzenlemeye göre, 16 yaşını geçmiş her Arnavutluk vatandaşı pasaport sahibi olabilecekti.При досягненні 14-річного віку кожен громадянин повинен отримати паспорт.
Avangart caz düzenlemeleri de bulunur.Відсутні також ішемічні зміни на ЕКГ.
Parçanın düzenleme sürümünde Calle 13'den René Perez vokalleri yer almaktadır.Звідти виглядає Рене Перес з гурту Calle 13, згодом він спускається до неї.
Kasaba İtalya'ya ait olmasına karşın araba plakaları İsviçre düzenlemelerine göredir.Жителі міста для своїх автомобілів можуть отримувати як італійські, так і швейцарські автомобільні номери.
Picnik Çevrimiçi fotoğraf düzenleme hizmetidir.Picnik — онлайн-сервіс для редагування фотографій.
Ptolemy'nin "Almagest"i üzerine düzenleme.Міститься у «Альмагесті» Птолемея.
Birçok yapısal düzenlemeler uygulanıyordu.Багато виробничих процесів було механізовано.
Bu yöntem iki sistem arasında ön düzenlemeyi gerektirir.Цей метод не вимагає ніякої попередньої підготовки між цими двома системами.
Düzenlemesi ise Doğukan Manço'ya aittir.Цей фасад також є барочною роботою Манопола.
Gen düzenlemesi, RNA işlenmesi ve başka işleveleri olan RNA'lar da vardır.Існують також класи РНК, відповідальні за регуляцію генів, процесинг мРНК і інші ролі.
Bu amaçla ona suikast düzenlemekten hiç çekinmediler.Проте його арешт не зупиняє серію вбивств.
Ayar simetrisi ise fiziksel olmayan durumları düzenlemek için kullanılır.Додавання використовують для моделювання безлічі фізичних процесів.
Bazı kodlamayan DNA, kodlayan bölgenin etkinliğini düzenlemeye yarar.Частина некодуючої ДНК безпосередньо задіяна в регулювання активності кодуючих ділянок.
Bu sahip aynı zamanda izinleri düzenlemek için bir erişim seviyesi de belirleyebilir.Власник може також встановити рівень доступу.
Düzenleme ise Ozan Doğulu tarafından gerçekleştirilmiştir.Базою його, як відомо, є південно-східні говори.
Yine aynı tarihte sınırların genişliğinde de düzenlemeler yapıldı.Знову ж таки ми тут маємо традиційне обмеження.
Radyocu Michael Kuyucu, şarkının sound ve düzenlemelerini takdir etti.Отець Макарій Великий усміхнувся і заговорив.
Bu alanın alt yapı ve düzenleme çalışmaları sürmektedir.Установа провела низку робіт з реставрації та упорядкування.
Nvu (N-view okunur), görsel düzenleme destekli bir HTML düzenleyicidir.Депонува́ння — процес організованого зберігання чого-небудь.
Şirket Kuzey Afrika ve Avrupa'da 37 uçuş noktasına seferler düzenlemektedir.Здійснює рейси за 36 напрямкам в Європу та Північну Африку.
Bu düzenleme harika bir verimlilik sağlar.Покажемо еквівалентність конструктивно.
"Tango"da ise 30'lu yılların tangolarını değişik düzenlemeleriyle tekrar gündeme getirdi.У «Танго» він знову запровадив виконання танго 30-х років з різними аранжуваннями.
Düzenleme ise Murat Yeter'e aittir.Metamonada (metamonády či prabičíkovci) je kmen ve skupině Excavata.
Ancak tarihte üç kere, bazı ülkelerde yapılan düzenlemelerle 30 güne çıkarılmıştır.Avšak třikrát v historii vybraných zemí měl 30 dní.
Augustus tüm orta Germania bölgesini Germania Magna adında bir eyalet olarak düzenlemeyi planlamıştı.Augustovým cílem bylo spojení všech germánských území do jediné provincie, jež se měla nazývat Germania Magna.
DNA baz düzenlemesinin, %40-48'i GC'dir.Obsah GC bází je 40–48 %.
Ancak (sabit silahlar hariç tüm silahlar harita düzenleme modunda yer verilmemiştir.Nicméně, zbraně (s výjimkou namontované zbraně), nemohou být umístěny na mapách.
Avrupa siyasi partileri Avrupa Parlamentosu seçimleri boyunca kampanya düzenleme münhasır hakkına sahiplerdir.Evropské politické strany mají za tímto účelem právo pořádat kampaň v rámci celé Evropské unie.
Bir görüntüleme alanına sahip yalnızca bir "düzenleme görünümü" vardır.K prostému zobrazení existuje inverzní zobrazení.
Bunun iyi bir örneği, glikolitik yolağın allosterik düzenlemesidir.Příkladem je třeba hledání nejkratší cesty grafu.
Paint Shop Pro, Jasc Corporation'un çıkardığı resim düzenleme yazılımıdır.Za vývojem programu Paint Shop Pro stojí společnost Jasc Software.
Konuşmasının ana noktaları eşitlik ve mali düzenlemeler idi.Těžiště jeho činnosti bylo nepochybně v ústním kázání a v rozhovorech.
Günümüzde pek çok şehir her yıl halkın katılımına açık yarı maratonlar düzenlemektedir.Vzhledem k této popularitě mnoho měst organizuje ve svých ulicích každoroční půlmaratonský závod.
Bu düzenleme harika bir verimlilik sağlar.Tato spolupráce přinesla nádherné ovoce.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.Podobné služby existují i v jiných zemích.
Hem şarkı güzel hem de bu versiyon/düzenleme hoş.Zpěv je příjemný a rozmanitý ( poslech).
Fakat, 10 Kw'ı geçen makinelerin üretimini elverişli şekilde düzenleme çaresi henüz bulunamamıştır.Mechanické pohony pro velikost 00 se již ale nevyráběly.
Kuşatma altında kalan Alman birlikleri de, kuşatmayı yarmak için yeni düzenlemerle teşkillendi.K městu přicházely další německé jednotky, které ho z pevniny obklíčily.
Yeni düzenlemeye göre, 16 yaşını geçmiş her Arnavutluk vatandaşı pasaport sahibi olabilecekti.U nalezenců, kteří nejsou starší 6 měsíců, se předpokládá, že rakouské občanství obdrží.
Bunlar sadece dijital düzenleme sayılır.Nadále vychází pouze v digitální podobě.
Arman, Türk Halk Müziği düzenlemeleri de yapmıştır.Saygun nicméně vždy čerpal i z turecké lidové hudby.
LaTeX, TEX dizgi programı için belge düzenleme biçimidir.LaTeX užívá programu TeX jako sázecího stroje.
YouTube, YouTuber'ları hayranları ile buluşturan etkinlikler düzenlemektedir.Výstaviště se hemžilo fanoušky youtuberů.
Gelir düzenlemelerine ilişkin çalışmalar yapmak.Právě tam si má uspořádat myšlenky.
Sözcük anlamı "düzenlemeler, reformlar" demektir.Slovo reformace pochází z lat. reformatio a znamená obnovení či zlepšení.
TCDD Taşımacılık, Eskişehir'den Denizli'ye, günlük bir kere tren seferi düzenlemektedir.Dopravní spojení zajišťuje maršrutka do Tbilisi jezdící jednou za tři dny.
Bunların metilasyonu genelde proteinlerin nükleik asitlere bağlanmasını düzenlemeye yarar.Ty velmi často kódují proteiny, které jim umožňuje šířit se genomem hostitele.
5. düzenleme.Páté přikázání.
Daha karmaşık düzenleme işlemleri basit komutların dizi şeklinde bir araya getirilmesi ile yapılır.Odkazy na sdílené objekty jsou často uspořádány ve složitější struktuře pomocí vzoru skladba.
Geliştirilmiş düzenleme.Nečekané aktualizace.
İmparatorluk ise iktidarsızlığının bilincinde olarak ayinler düzenlemekten öteye geçemez.Během rituálu však ztrácejí schopnost být neviditelní.
Bu alandaki Avrupa Birliği politikasının amacı bilimsel araştırmayı özendirmek ve düzenlemektir.Obiectivele politicii UE în acest domeniu sunt coordonarea și stimularea cercetării.
Devrim sonrası ilk on yıl derin düzenlemeler, krizler ve aynı zamanda araştırmalarla geçti.Primul deceniu post-revoluționar a fost unul marcat de transformări profunde, de crize, dar și de căutări.
2009 yılındaki son yeniden düzenleme ile kapasite 255 kişi azaltılmış, 75.957 seyirciye düşürülmüştür.În 2009, după reorganizarea locurilor s-a redus capacitatea cu 255 devenind de 75,957 de locuri.
Load albümünün kaydından itibaren Kirk Hammett da ritim düzenlemesinde görev aldı.De la înregistrarea albumului Load, Hammett a înregistrat și el chitară ritm.