düzenleme ile cümle
düzenleme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu amaç doğrulsundan ilk adım olarak, Gubaz'a suikast düzenlemeyi planladı.Como primeiro passo, o governante persa planejou assassinar Gubazes.
Bu düzenlemeler ülkeden ülkeye farklılık göstermektedir.Esta definição varia de país para país.
2009'da yapılan düzenlemeyle sınava sadece Tıp fakültesi mezunları girebilmekteydi.Até o ano de 2003 a instituição ofereceu, na graduação, apenas o curso de Medicina.
Geliştirme - RAW ve JPEG dosyalarını düzenleme.Lê arquivos JPEG e PNG.
2012'den bu yana Camp Flog Gnaw festivalini düzenlemektedir.Desde 2012 a Viking Air detém o direito de fabricação.
Düzenlemesi ise Ozan Bayraşa tarafından hazırlandı.O seu design teve por base a bandeira desenhada pela AUPN.
Kullanıcı, üçüncü bölmenin sol altındaki düzenleme düğmesine basarak alanları düzenleyebilir.O usuário pode editar os campos apertando o botão “editar” abaixo à esquerda do terceiro painel.
Hem şarkı güzel hem de bu versiyon/düzenleme hoş.A canção é alegre e divertida, com uma coreografia bonita e brilhante.
Çevre düzenlemesi zayıftır.A construção do enredo é fraca.
5. düzenleme.Meu esquema 5.
Türk Hava Yolları İstanbul - Isparta arası karşılıklı haftada 6 sefer düzenlemektedir.O lado norte da praça é lar de mercados de rua quatro vezes por semana.
Vücut ısısı beynin hipotalamus bölgesindeki ısı düzenleme merkezi tarafından kontrol edilir.Este valor é controlado pelo centro termorregulador do corpo no hipotálamo.
Cupertino düzenlemeleri yaklaşık 11.000 park yerini gerektirir.O estádio do Ypiranga abriga em torno de mil lugares.
Gayri müslim halk için büyük düzenlemeler yapıldı.Calma foi pedida para a população em geral.
(Söz - Müzik - Düzenleme: Ersay Üner) "Solundan Mı Kalktın?"En de mensen aan de linkerkant - hoe (ongelukkig) zijn de mensen aan de linkerkant!
Bu sahip aynı zamanda izinleri düzenlemek için bir erişim seviyesi de belirleyebilir.De eigenaar kan ook een toegangsniveau instellen voor het regelen van permissies.
Kadınların çalışma hayatına düzenleme getirildi.Vrouwenarbeid moest sterk geregeld worden.
Parçanın bir de "Bello Embustero" adında bir İngilizce ve İspanyolca düzenlemesi bulunmaktadır.Deze single verschijnt ook in het Spaans, bello embustero.
Topluluk, Abel sempozyumu gibi yıllık organizasyonlar ve matematik yarışmaları düzenlemektedir.Het genootschap organiseert ook wiskundige wedstrijden en het jaarlijkse Abel-symposium.
Turnuva o kadar başarılı geçti ki daha fazlasını istediler ve her yıl düzenlemeye karar verdiler.Het concept viel zo goed in de smaak dat besloten werd om dit ieder jaar te organiseren.
Tüm bunlar için gerekli malzeme ve düzenlemeler, harekâtın başlamasından önce sağlandı.Zet alle benodigde ingrediënten en materialen klaar voordat je gaat beginnen.
Uyarlama uluslararası gönüllü değişimin düzenlemesinde ileri bir standarda önderlik etti.Deze heroriëntatie leidde tot verdere standaardisering van de internationale uitwisseling van vrijwilligers.
İsrail Devleti, ülkedeki okulların birçoğunun düzenlemesini ve finansmanını yapar.Het gemeentebestuur investeert veel geld in computers en multimedia op de scholen.
Düzenlemesi Erdem Yörük tarafından yapılmıştır.Het aanwijzen geschiedt door het organiserend lichaam.
Geliştirilmiş düzenleme.Doelmatig organiseren.
Google Dokümanlar dokümanları gerçek zamanlı olarak düzenlemek için iş birliği sağlayan bir araç görevi görür.Google Documenten dient als groupware voor het bewerken van documenten in realtime.
Yönerge, hizmet sektöründe rekabeti sağlamayı ve bürokrasiyi azaltmayı amaçlayan düzenlemeler içermektedir.De partij is voor belastingverlaging en vermindering van de bureaucratie.
Bu düzenlemeyle o şimdi bütün zamanlar için kolayca ayırdedilebilir olacaktır.Met haar stem is ze nog steeds klaar om op elk moment te antwoorden.
Dokümanlar düzenleme amacıyla etiketlenebilir ve arşivlenebilir.Een document kan worden gelabeld en gearchiveerd voor organisatorische doeleinden.
Diğer ülkelerde de benzer düzenlemeler vardır.Vergelijkbare constructies bestaan ook in andere landen.
Ayrica çocuk ve gencler için eğitim programları duzenlemektedir.De serie werd opgezet als een educatief programma voor kinderen en tieners.
2002 Dünya Kupası'nı ise Güney Kore ve Japonya'nın ortaklaşa düzenlemesine karar verildi.Het WK 2002 werd georganiseerd door Japan en Zuid-Korea.
Alman Medeni Kanunu (BGB) §311, bu sorumluluğu düzenlemektedir.In het Duitse Bürgerliches Gesetzbuch (BGB) komt men het begrip niet tegen.
PDF dosyalarının içeriğini düzenlemede de kullanılabilir.Het is ook mogelijk om PDF-documenten te maken.
1957 düzenlemelerinin çok gevşek olduğuna ilişkin kaygılar artmaktaydı.Zoals te verwachten was verliep 1975 zeer teleurstellend.
Düzenlemesi Erdem Kınay'a aittir.Zijn werk behoort tot de periode van de gotiek.
Bunun iyi bir örneği, glikolitik yolağın allosterik düzenlemesidir.Een goed voorbeeld hiervan waren de uitbreidingen in de Vlooswijkpolder.
Maddeler) Vesayet başlıkları altında düzenleme yapılmıştır.De voordracht werden gedaan bij het Kapittel van de Orde.
Bunun üzerine 1999 yılında pistte düzenlemeler yapılmıştır.In 1999 werden de passeersporen aangelegd.
Maşanın görevi çalgının kök kaydseini düzenlemektir.Dit is om de functie van de remschakelaar te controleren.
İng. çeviri ve düzenleme: Christine de Pizan.Samenstelling, vertaling en nawoord: Marianne Vogel.
Katolik Kilisesi, kendisini yenilemek ve düzenlemek zorunda kaldı.De Anglicaanse Gemeenschap ziet zichzelf als zowel katholiek en hervormd.
Chazelle ve ekibi çekim için düzenleme yaptı.Shale en zijn team stellen vervolgens orde op zaken.
Bu federasyon aşağıdaki örgütlerlerle de ortak çalışmalar düzenlemektedir.Bij de organisatie zijn de volgende bonden aangesloten:
Albümün resim düzenlemesini de Andrew Macpherson yapmıştır.Mark Ronson produceerde het album.
Buna göre; a)İlçe yarışmaları, ilçe düzenleme kurulunca yapılır.De Eerste klasse is de tweede competitie die landelijk wordt georganiseerd.
Bu nedenlerden dolayı NF-Board turnuva düzenleme hakkını Oksitanya'ya verdi.Skutkiem tego federacja NF-Board zdecydowała przekazać prawa do organizacji turnieju Oksytanii.
Kurum ayrıca köpek güzellik yarışmaları düzenlemektedir.Prezydent zarządził: mają być konkursy piękności koni
Düzenlemesi Devrim Karaoğlu'na aittir.Funkcjonowanie Koalicji koordynowane jest przez Karat.
2B düzenlemesi çeşitli kesimlerce eleştiri konusu oldu.Kwestionariusz B zawierał pytania zabawne.
Resim Yöneticisi temel bir resim düzenleme ve resim yönetimi programıdır.Jest to podstawowy program pakietu Office służący do edycji obrazów i zarządzania obrazami.
Düzenlemesi Erdem Kınay'a aittir.Jego majątki uległy sekwestrowi.
Düzenlemeleri ise Berlin'de yapıldı.Plany jej budowy sporządzono w Berlinie.
Ayrıca Dağ Filmleri Festivali'ni düzenlemektedir.Odbywa się tu coroczny festiwal filmów górskich.
Pinnacle Studio, Pinnacle System firmasının yıllardan beri çıkarttığı video düzenleme yazılımıdır.Pinnacle Studio to program komputerowy do domowej obróbki wideo wyprodukowany przez Pinnacle Systems Inc.
Ulead PhotoImpact, Ulead Systems tarafından çıkarılan bir resim düzenleme yazılımı serisidir.Ulead PhotoImpact – program do edycji grafiki bitowej, rozwijany przez firmę Ulead Systems.
Gelir düzenlemelerine ilişkin çalışmalar yapmak.Razem postanawiają naprawić swoje relacje.
Aile, akrabalık sistemiyle ilişkili bir toplumsal düzenlemedir.Są społeczeństwem, w którym obowiązuje patrylinearny system pokrewieństwa.
Başka bir düzenlemesi de Şubat 1968'de yayınlanmıştır.Kolejną znacząca wystawę zorganizowano w lutym 1930 roku.
Bu düzenleme o canlının sıvılarının çok seyrelmesini ya da çok yoğunlaşmasını önler.Osoby mogą postrzegać lub skupić się na tej potrzebie bardzo intensywnie.