Ana içeriğe geç
Sözlük

düzenledi ile cümle

düzenledi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Izali wiesz, kiedy co Bóg stanowi o tych rzeczach? albo gdy ma rozjaśnić światło obłoku swego?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?하나님이 어떻게 이런 것들에게 명령하셔서 그 구름의 번개 빛으로 번쩍 번쩍하게 하시는지 네가 아느냐
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Sabes tu como Deus lhes dá as suas ordens, e faz resplandecer o relâmpago da sua nuvem?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?¿Sabes tú cómo las pone Dios y hace aparecer su nube luminosa
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Sais-tu comment Dieu les dirige, Et fait briller son nuage étincelant?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Sai tu come Dio le diriga e come la sua nube produca il lampo
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Ştii cum cîrmuieşte Dumnezeu norii, şi cum face să strălucească din ei fulgerul Său?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Tahukah engkau bagaimana Allah memberi aba-aba, sehingga kilat memancar dari awan dan mega
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Tiedätkö, kuinka Jumala niillä tekonsa teettää ja kuinka hän antaa pilviensä leimausten loistaa?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Veš li, kako Bog obtežava oblake svoje in veli sijati njih svetlobi?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Weet u hoe God de wolken in de hand houdt en hoe Hij de bliksem daaruit tevoorschijn laat schieten?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Weißt du wie Gott solches über sie bringt und wie er das Licht aus seinen Wolken läßt hervorbrechen?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Znáš-li, jak se vznášejí oblakové, a jiné divy dokonalého v uměních?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Εννοεις πως ο Θεος διαταττει αυτα, και καμνει να λαμπη το φως της νεφελης αυτου;
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Знаешь ли, как Бог располагает ими и повелевает свету блистать из облака Своего?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?Разбираш ли как им налага Бог волята Си. И прави светкавицата да свети от облака Му?
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?התדע בשום אלוה עליהם והופיע אור עננו׃
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?أتدرك انتباه الله اليها او اضاءة نور سحابه.
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?神 如 何 吩 咐 這 些 、 如 何 使 雲 中 的 電 光 照 耀 、 你 知 道 麼
Tanrının bulutları nasıl düzenlediğini, Şimşeğini nasıl çaktırdığını biliyor musun?神 如何 吩咐 這些 、 如何 使 雲中 的 電光 照耀 、 你 知道 麼
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Britannia szerte tüntettek.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Ei au protestat de-a lungul Marii Britanii.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Eles protestaram por toda a Grã-Bretanha.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Họ phản đối [buôn bán nô lệ] trên khắp nước Anh.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Ils ont manifesté dans toute la Grande-Bretagne.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.그들은 영국 전역에서 항의했습니다.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Mereka memprotes di seluruh Inggris.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Protestowali w Wlk.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Sie haben in ganz Großbritannien protestiert.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler. Uzun süre sonucunda kamuoyunu kazanabildiler.Protestarono in tutta l' Inghilterra e col tempo portarono l'opinione pubblica dalla loro parte.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Ze protesteerden in heel Groot-Brittannië.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Διαδήλωναν σε όλη τη Βρετανία.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Они протестовали по всей Британии.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.Протестираха из цяла Великобритания.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.הם הפגינו ברחבי אנגליה.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.لقد تظاهروا عبر بريطانيا.
Tüm Britanya'da protestolar düzenlediler.長年の間に公衆の意見を勝ち得たのです
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Aku memberi diriku izin keluar kelas setiap kali mengalami janji yang diingkari.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Annoin itselleni luvan selvitä jokaisesta rikotusta lupauksesta.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Dava a mim mesmo um livre trânsito para ultrapassar cada promessa quebrada.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Dával jsem sám sobě svolení dostat se přes každý porušený slib.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Dawałem sobie przepustki na każdą złamaną obietnicę.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Ich gab mir selbst eine Durchgangsgenehmigung durch jedes gebrochene Versprechen.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Ik gaf mijzelf een vrijbrief om over elke gebroken belofte heen te komen.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Jag gav mig själv tillåtelse att ta mig förbi varje brutet löfte.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Jeg gav mig selv en pause fra timerne for hvert brudt løfte.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Je me suis donné un laissez-passer pour échapper à chaque promesse non tenue
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.저는 제가 지키지 못한 약속을 무마할 통행증을 제 스스로에게 주었던 거죠.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Magamnak igazolást adtam, hogy túljussak minden be nem tartott ígéreten.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.M-am învoit să trec peste fiecare promisiune neonorată.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Me di un permiso para afrontar cada promesa rota.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Mi davo una libera uscita per superare ogni promessa infranta.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Sam sebi sem omogočil beg iz učilnice, da sem se spopadel z vsako prelomljeno obljubo.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Έβρισκα μία αίθουσα να περάσω κάθε αθετημένη υπόσχεση.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Дадох си половин пропуск да премина през всяко нарушено обещание.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.Я позволил себе нарушать обещания.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.הענקתי לעצמי תעודת שחרור מכל הבטחה ריקה.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.أعطيت لنفسي بطاقة عبور للقاعة للدخول إلى كل وعد كاذب.
Tutulmamış her bir sözü geride bırakabilmek için kendime bir izin kağıdı düzenledim.でも 僕を「クマゴロー」と呼び続け-
Ya bu, sana bahsetmiţtim... ...haftaya Antalya'da bizim ţirketin düzenlediđi önemli bir golf turnuvasý var.Απλώς ήταν ευγενικός. Είναι ο γιος του αφεντικού του Γκιουνέυ σου λέω. Εντάξει, το κατάλαβα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod