düzeltmen ile cümle

düzeltmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir hatayı düzeltmenin ilk adımı sabırdır.The first step to correcting a mistake is patience.
Esperanto kolay bir dil olsaydı düzeltmene ihtiyacım olmazdı.If Esperanto were an easy language I wouldn't need a proofreader.
Bunu düzeltmenin bir yolunu bulacağım. Merak etme.I'll figure out a way to fix this. Don't worry.
Bunu düzeltmen gerekiyor.You need to fix this.
Onu düzeltmenin bir yolunu bulmalıyız.We have to find a way to correct that.
Belki de Tom onu düzeltmenize yardım edebilir.Maybe Tom can help you fix that.
Autism Spectrum Quarterly adlı dergide düzeltmen olarak görev yapmaktadır.CYM publishes a magazine titled Forward quarterly.
Şanghay'da Commercial Press'te düzeltmen olarak çalıştı.Shao later worked for the Commercial Press in Shanghai.
Düzeltmenin uzun zaman alacağını söyledin. ve o zamanı stüdyonda çalışarak kullanmayı tercih ederim.You said it takes too long to straighten and you'd rather use that time to work in your studio.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.I want you to true your wheels: be honest about the praise that you need to hear.
Yemek istiyorsan, dun yaptigini denize dalip benim cuzdanimi alarak duzeltmen gerekiyor.If you want to eat, undo the mess you made yesterday by diving into the harbor and find my wallet.
Bu sistemi düzeltmenin hiç bir yolu yok.There's no way of making this system just.
TBMM Basımevi'nde düzeltmenlik yaptı.He worked as a proofreader at the TGNA Printing House.
Cumhuriyet gazetesinde 20 yıldan uzun bir süre düzeltmen olarak görev yaptı.He worked more than 20 years as a proofreader at the Cumhuriyet newspaper.
Yeni İstanbul ve Cumhuriyet gazetelerinde düzeltmenlik yaptı.He worked at Yeni İstanbul and Cumhuriyet newspapers as a proofreader.
Çeşitli yayınevlerinde düzeltmenlik ve editörlük yaptı.Aus mehrern Zeitschriften vom Verfasser selbst gesammelt und verbessert.
2007'de İstanbul'a yerleşen Toker halen serbest editörlük, düzeltmenlik ve çevirmenlik yapmaktadır.Come programmi di attualità Mentana nel 1993 conduce anche Diritto e rovescio.
1977 yılında Hürriyet Gazetesi’te yazıişlerine bağlı sayfa düzeltmeni oldu.Em 1977 escreveu uma coluna no Jornal da Tarde.
Cumhuriyet gazetesinde 20 yıldan uzun bir süre düzeltmen olarak görev yaptı.A még hivatalban lévő Kocsarján 20 napos rendkívül állapotot hirdetett.
1912'de düzeltmen olarak çalıştığı yayınevi tarafından Moskova'ya gönderildi.I 1912 flyttede han til Moskva, hvor han ernærede sig som korrekturlæser i et forlag.
Önce İkdam’da tercümanlık ve düzeltmenlik, ardından Tercüman-ı Hakikat’de yazarlık yaptı.Tõlkimise käigus on tehtud parandusi ja täpsustusi, mistõttu tõlge on usaldusväärsem originaalist.
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Anh ấy bảo, "Khi bánh xe được đặt ở đúng vị trí, nó sẽ làm xe đạp tốt hơn."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."A srác szerint "ha megigazítod a kerekeit, egész bicikli sokkal jobb lesz."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek.""Com a retificação das rodas, "a bicicleta fica muito melhor."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."De man zei: "Weet je, als je de wielen uitlijnt, dat maakt de fiets zoveel beter."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Der Mann sagte mir, "wissen Sie, wenn Sie die Reifen einpassen, macht dass das Fahrrad so viel besser."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."El tipo dijo: "Cuando rectifica las ruedas hace que su bicicleta ande mucho mejor".
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Fyren sagde, "Du ved, når man afretter hjulene, gør det cyklen så meget bedre."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Gość powiedział: "Wiesz, po wycentrowaniu jeździ się o niebo lepiej".
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Il ragazzo mi disse: "Quando le "registri", la bici migliora molto." Il ragazzo mi disse:
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek.""Îndreptatul roților face bicicleta mult mai bună", îmi zice.
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."매장 남자가 말하길, "있잖아요, 바퀴를 참되게 하면요, 자전거가 훨씬 더 좋게 될 겁니다."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Le type m'a dit : "Avec des roues bien centrées, vous allez être tellement mieux sur ce vélo !"
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Mekaniken sa, "Om du håller hjulen i trim, så blir cykeln mycket bättre."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Moški je rekel: Ko naravnate kolesa, boste kolo veliko lažje peljali.
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Ten chlápek řekl:"To víte, když seřídíte kola, tak to kolo se stane lepším."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Ten chlapík povedal, 'Viete, keď si vyvážite kolesá, ten bicykel bude omnoho lepší.'
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Tukang sepedanya bilang, "Kamu tahu, membenarkan roda-roda ini akan membuat sepeda ini menjadi lebih baik."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Ο τύπος είπε, "Ξέρεις, όταν ευθυγραμμίσεις τους τροχούς, το ποδήλατο θα γίνει πολύ καλύτερο".
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Майстер сказав, "Знаєте, коли колеса вирівняні, велосипед стає значно кращим".
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Парень говорит: "Вы знаете, когда отрегулируешь колёса, велосипед становится намного лучше."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."Човекът каза "Когато 'центрираш' ('си верен на') колелата си, това ще направи велосипеда много по-добър."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."הבחור שם אמר, "את יודעת, כשמכוונים את הגלגלים, זה כל כך משפר את האופניים."
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."قال الرجل: " أتعلمين، عند تظبيط العجلات تصبح الدراجة افضل بكثير"ـ
Adam şunu söyledi, "Biliyorsun, tekerlekleri düzeltmen bisikletini çok daha iyi bir duruma getirecek."もっとよくなるからさ」と言ってました。 自転車を引き取ると、私が二年半悩んでいた
Ayrıca İngilizce-Endonezya dili arasında çeviri yapan düzeltmen ekibimiz de mevcut.Et nous avons une équipe d'éditeurs qui traduisent ces phrases en anglais et en indonésien.
Ayrıca İngilizce-Endonezya dili arasında çeviri yapan düzeltmen ekibimiz de mevcut.In seguito un team di editor traduce le frasi in inglese e in indonesiano.
Ayrıca İngilizce-Endonezya dili arasında çeviri yapan düzeltmen ekibimiz de mevcut.Ty do angličtiny a indonéštiny překládá náš tým editorů.
Ayrıca İngilizce-Endonezya dili arasında çeviri yapan düzeltmen ekibimiz de mevcut.После этого команда редакторов переводит эти предложения на английский или индонезийский языки.
Bozuk yerleri düzeltmen ve programın niye işlemediğini bulman gerek.Y tienes que depurarlos añadiendo cosas como "breakpoints" y averiguar por qué no funcionan.
Bu sistemi düzeltmenin hiç bir yolu yok.Er is geen manier om dit systeem rechtvaardig te maken.
Bu sistemi düzeltmenin hiç bir yolu yok.Es gibt keinen Weg, dieses System gerecht zu gestalten.
Bu sistemi düzeltmenin hiç bir yolu yok.Il est impossible de rendre ce système juste.
Bu sistemi düzeltmenin hiç bir yolu yok.Non c'è modo di rendere equo questo sistema.
Bu sistemi düzeltmenin hiç bir yolu yok.Δεν υπάρχει τρόπος να κάνουμε αυτό το σύστημα δίκαιο.
Bu sistemi düzeltmenin hiç bir yolu yok.Не существует способов просто переделать эту систему.
Düzeltmenin uzun zaman alacağını söyledin. ve o zamanı stüdyonda çalışarak kullanmayı tercih ederim.Em nói là nó quá dài để để thẳng và thà là em dùng thời gian đó để làm việc ở studio thì hơn.
Düzeltmenin uzun zaman alacağını söyledin. ve o zamanı stüdyonda çalışarak kullanmayı tercih ederim.Je zei dat het te lang duurt om het recht te krijgen en je gebruikt liever die tijd om te werken in je studio.
Düzeltmenin uzun zaman alacağını söyledin. ve o zamanı stüdyonda çalışarak kullanmayı tercih ederim.Řeklas, že to trvá příliš dlouho je narovnat a radši bys trávila čas prací v tvém studiu.
Sizden tekerleklerinizi düzeltmenizi istiyorum: duymak istediğiniz övgü hakkında dürüst olun.Chcem, aby ste si vyvážili vaše kolesá: buďťe úprimní o pochvale, ktorú potrebujete počuť.
İlgili Sayfalar