düzeltme ile cümle
düzeltme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
* BSD düzeltmeleriCorrecções para os * BSD
* BSD düzeltmeleriCorrectifs pour les BSD
* BSD düzeltmeleriCorrezioni per BSD
* BSD düzeltmeleriPopravki za * BSD
* BSD düzeltmeleri* Poprawki BSD
* BSD düzeltmeleriΔιορθώσεις για το * BSD
* BSD düzeltmeleriВиправлення для * BSD
* BSD düzeltmeleriИсправления для * BSD
* BSD düzeltmeleriתיקוני BSD *
* BSD düzeltmeleriإصلاحات * BSD
Bu bir günlük özerklik çok güzel yazılım düzeltmeleri üretti hiç ortaya çıkmayabilecek türden.Jeden dzień intensywnej autonomii obrodził mnóstwem poprawek do programów, które mogły nigdy nie powstać.
Bu bir günlük özerklik çok güzel yazılım düzeltmeleri üretti hiç ortaya çıkmayabilecek türden.주도적으로 일 할 수 있는 그 하루동안 그런 활동이 없었으면 나올 수 없었을 엄청나게 많은 소프트웨어들이 등장했습니다.
Bu bir günlük özerklik çok güzel yazılım düzeltmeleri üretti hiç ortaya çıkmayabilecek türden.יום אחד של אוטונומיה רבה הביא לשורה שלמה של תיקוני תוכנה שאחרת לא היו קיימים.
Bu bir günlük özerklik çok güzel yazılım düzeltmeleri üretti hiç ortaya çıkmayabilecek türden.ذلك اليوم الواحد من الاستقلالية المكثفة أنتج مجموعة كبيرة من مساعدات البرامج لم تكن أن وجدت
Bu bir günlük özerklik çok güzel yazılım düzeltmeleri üretti hiç ortaya çıkmayabilecek türden.多数のソフトウェアの修正は この活動なしには生まれなかったでしょう これがうまくいったので次のレベルへと進み
Bu dünya etrafındaki blogçu bir takımıdır. Görevimiz dünya medyasını düzeltmekti.Jsme tým bloggerů z celého světa, kteří si dali za úkol spravit světová média.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Farò tutto quello che posso per rimediare.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Ich mache alles, was ich kann, um die Sache in Ordnung zu bringen.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Ik zal alles doen om ze te maken.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Jag ska göra vad som helst för att fixa det.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Je ferais n'importe quoi pour me faire pardonner.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Mindent megteszek, hogy helyrehozzam
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Storila bom karkoli lahko da popravim to.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Teen mitä vain hyvitykseksi.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Tôi sẽ làm mọi thứ để sửa lại.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Udělám všechno, abych to mohla napravit.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Urobím všetko, čo sa len dá, aby som to napravila.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Θα κάνς ότι μπορώ για να τα φτιάξω.
Bu durumu düzeltmek için her şeyi yaparım.Тогда я сделаю всё, что ты скажешь.
Bu düzeltmek istediğim küçük hata.혼동하지 마세요.
Bu düzeltmek istediğim küçük hata.Nie chciałem Was wprowadzić w błąd.
Bu düzeltmek istediğim küçük hata.Řekl jsem, že hlavním důvodem je tenhle poměr.
Bu düzeltmek istediğim küçük hata.Tidak ingin hal itu membingungkan Anda.
Bu düzeltmek istediğim küçük hata.Y una cosa muy interesante es pensar en general.
Bu düzeltmek istediğim küçük hata.Това е малката грешка.
Bu düzeltmek istediğim küçük hata.ولا اريد هذا ان يحيركم
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Arriverà una nuova tecnologia per riparare i danni che avremo fatto con l'ultima.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Een nieuwe technologie zal opkomen om de rotzooi op te ruimen van de vorige.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.새로운 기술이 도래하여 우리가 망쳐놓은 것을 고쳐 놓겠죠.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Một công nghệ mới sẽ ra đời để khắc phục những sai lầm chúng ta vừa gây ra.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Pojawi się nowa technologia, która naprawi bałagan, który zrobiliśmy używając poprzedniej.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Príde nová technológia a vyrieši všetky problémy, ktoré sme spôsobili tou predchádzajúcou.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Přijde nová technologie, aby napravila škody, které tu zanechala ta předchozí.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Sebuah teknologi baru akan datang untuk memperbaiki kerusakan yang kita buat sebelumnya.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Uma nova tecnologia surgirá para resolver os problemas que fizemos com a última.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Une nouvelle technologie viendra pour réparer les dégâts que nous aurons faits avec la dernière.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Va apărea o nouă tehnologie ca să reparăm stricăciunile provocate de precedenta.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Vendrán nuevas tecnologías para arreglar los daños que causamos con la anterior.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Μια νέα τεχνολογία θα εμφανιστεί, για να διορθώσει τα χάλια που φτιάξαμε με την προηγούμενη.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Нова технология ще дойде да оправи бъркотията с предишната.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Нова технологія вихопиться, щоб виправити халепу, що ми накоїли попередньою.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.Новая технология справится с ущербом, причинённым предыдущей.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.תופיע טכנולוגיה חדשה שתסדר את הבלגנים שיצרנו עם זו שקדמה לה.
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.وسوف تأتي تكنولوجيا جديدة تصلح هذا الفساد الذي يحدث اليوم في حق الطبيعة
Bu fikirle içine ettiklerimizi düzeltmek üzere yeni bir teknoloji doğacak.過去の技術がやらかした失敗を直してくれる」 ある意味で これは
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.20세기에는, 뇌질환들을 치료하기 위한 약의 발달로 인해 생긴 희망이 있었습니다.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.În secolul 20, apăruse ceva speranţă prin dezvoltarea medicamentelor pentru tratarea bolilor mentale.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.Nel 20° secolo si erano accese delle speranze con lo sviluppo di farmaci per la cura dei disturbi mentali.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.No século XX, surgiu uma certa esperança com o desenvolvimento de fármacos para tratar as doenças cerebrais.
Bugün 20. yüzyılda, beyin hastalıklarını düzeltmek adına kurulan bir eczacılık gelişimine umut bağlanmıştı.Ve 20. století svitla naděje, že choroby postihující mozek vyléčíme nově objevenými léky.