Biz düzeltici önlemleri uygulamalıyız.We must apply corrective measures.
Düzeltici lenslere ihtiyacım var.I need corrective lenses.
Bunun bir düzelticiye ihtiyacı var.This needs a proofreader.
"Lezbiyenlere yönelik nefret: 'Düzeltici tecavüz'"."South African lesbians at risk for 'corrective rape'.
Kurul incelemeyi yaparak gerekli ise düzeltici faaliyet yapmak üzere başhekimliğe rapor sunar.Once the investigation is complete, we will take appropriate responsive action.
Onlara: "Yeryüzünde bozgunculuk yapmayın," dendiği zaman: "Biz sadece düzelticileriz," derler.When asked to desist from spreading corruption in the land they say: "Why, we are reformers."
Demek, düzelticilerden olmak istemiyor da, bu yerde ille yaman bir zorba olmayı arzuluyorsun sen!You only want to be a tyrant in the land and no peacemaker."
Kırmızı Gözleri Otomatik olarak DüzelticiAutomatic Red-Eye Removal
Rokymoter, hata düzeltici (Firetech)Rokymoter, bug fixer (Firetech)
El Kitabı DüzelticiHandbook Proof-Reader
Önerilen Düzeltici EylemProposed Corrective Action
Notepad kanalı, Hata düzelticiNotepad conduit, Bugfixer
Hata DüzelticiBugfixer
Hata düzeltici, güzellikBugfixer, coolness
"Bu yüzden şimdilik düzeltici adım gerekmiyor ve atılmayacak.""Therefore, no corrective actions are required or will be taken for the time being."
Bulgaristan'a düzeltici tedbirleri uygulaması için 13 Ocak 2011'e kadar süre verildi.The deadline for Bulgaria to take corrective measures is January 13th 2011.
1982 yılına kadar çeşitli yayın evlerinde ve ansiklopedilerde düzelticilik ve metin yazarlığı yaptı.Till 1982 worked as an editor and article writer at various publishing houses and encyclopedias.
Spin düzelticiler PVC, HDPE ve PE+LDPE gibi bir dizi malzemede kullanılır.Spin Trimmers are used on a number of materials, such as PVC, HDPE and PE+LDPE.
Aseksüellik Düzeltici tecavüzAsexuality Corrective rape
Genellikle düzelticiler kanadın arkasına etki eder.Generally the trimmers act on the rear of the wing.
Bu etkiyi ortadan kaldırmak için düzelticiler eşit olmayan şekilde ayarlanabilir.Trimmers can be adjusted un-equally to negate this effect.
Düzeltici tedaviCorrective therapy
Menisküs düzeltici mercekMeniscus corrector shell
Bulanık görme genellikle ışığı düzeltici lenslerle retinaya odaklayarak düzeltilir.Blurry vision is often corrected by focusing light on the retina with corrective lenses.
Bir durum anormal iken yapılan düzeltici eylemler nedeniyle bir şeyin normale döndüğünü varsayar.This fails to account for natural fluctuations.
"Lezbiyenlere yönelik nefret: 'Düzeltici tecavüz'".Und sie über ‚minderwertige Rassen‘ reden zu hören.
"Lezbiyenlere yönelik nefret: 'Düzeltici tecavüz'".In particolare verso le lesbiche vengono praticati i cosiddetti "stupri correttivi".
İmparator Nero da düzeltici mercek gibi bir zümrüt kullanılarak gladyatör oyunları izlediğini söylemiştir.وقيل أن الإمبراطور نيرون كان يشاهد مباريات المصارعين باستخدام عدسة تصحيحية من الزمرد.
Düzeltici kontroller: İstenilmeyen sonuçların düzeltilmesini sağlamak için geliştirilen önlemlerdir.Javítás: Növeljük a folyamat hatékonyságát azzal, hogy véglegesen beépítjük az azonosított javításokat.
İmparator Nero da düzeltici mercek gibi bir zümrüt kullanılarak gladyatör oyunları izlediğini söylemiştir.Keisari Neron kerrotaan käyttäneen smaragdia gladiaattorikisojen seuraamiseen ajanlaskun alussa.
İmparator Nero da düzeltici mercek gibi bir zümrüt kullanılarak gladyatör oyunları izlediğini söylemiştir.Car Neron također je napisao kako je gledao igre gladijatora koristeći smaragd kao korektivnu leću.
Aslında, 19. yüzyıldan başlayarak düzeltici ve yenilikçi사실 19세기가 도래하면서 전통 즉, 이슬람교 사상의 경향에 대한
Aslında, 19. yüzyıldan başlayarak düzeltici ve yenilikçiלמעשה, מהמאה ה-19 והלאה, קיימת תנועה רוויזיוניסטית, רפורמיסטית --
Aslında, 19. yüzyıldan başlayarak düzeltici ve yenilikçiفي الحقيقة منذ القرن ال19 فان الاصلاحين او المجددين
Aslında, 19. yüzyıldan başlayarak düzeltici ve yenilikçi修正主義者や改革主義者がいました。 -それはどのような 呼び名でもいいのですが -
Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum. Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Nie uważam, że ten Wszechświat jest mściwy, myślę, że jest korekcyjny.
Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum. Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.Я не чувствую, что Вселенная мстительна, я думаю, она исправляющая.
El Kitabı DüzelticiČrkovanje dokumentacije
El Kitabı DüzelticiHandbook Proof- Reader
El Kitabı DüzelticiHandbook Proof-Reader
El Kitabı DüzelticiHandbuch-Korrektur
El Kitabı DüzelticiKézikönyv lektorálás
El Kitabı Düzeltici안내서 교정기
El Kitabı DüzelticiKorektúra používateľskej príručky
El Kitabı DüzelticiKorektura uživatelské příručky
El Kitabı DüzelticiKorrekturlæsning af håndbog
El Kitabı DüzelticiKorrekturläsning av handbok
El Kitabı DüzelticiRelecteur du manuel utilisateur
El Kitabı DüzelticiRevisão do Manual
El Kitabı DüzelticiRevisione manuale
El Kitabı DüzelticiВычитка руководства
El Kitabı DüzelticiКоректор довідника
Evet. Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum. Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.No siento que este Universo sea vengativo, pienso que es correctivo.
Hata DüzelticiBugfixer
Hata DüzelticiBugfixer
Hata DüzelticiCorecții erori
Hata DüzelticiCorrection de bogues
Hata DüzelticiCorrector de erros
Hata DüzelticiCorrettore di bug
Hata DüzelticiFehlerbereinigung