Ana içeriğe geç
Sözlük

düze ile cümle

düze kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom el yazmamın hatalarını düzeltti.Tom proofread my manuscript.
Diller kaslar gibidirler. Düzenli olarak kullanmazsanız onları kaybedersiniz.Languages are like muscles. If you don't use them regularly, you will lose them.
Tom birkaç düzeltme yaptı.Tom made several corrections.
Tom herhangi bir şeyi düzeltebileceğini söylüyor.Tom says he can fix anything.
Tom senin herhangi bir şeyi düzeltebileceğini söylüyor.Tom says you can fix anything.
Dairemi düzenlemeliyim.I need to declutter my apartment.
Belki bunu Tom'a düzelttirmeliyiz?Maybe we should get Tom to proofread this?
Lütfen çevirimi düzeltebilir misin?Can you please correct my translation?
Lütfen çevirimi düzeltebilir misiniz?Can you please correct my translation?
Bazı şeyler sadece düzeltilemez.Some things just can't be fixed.
Tom yatak odasını düzeltti.Tom straightened up his bedroom.
Bir ulus kendi müziğini yaratır - besteci yalnızca onu düzenler.A nation creates music — the composer only arranges it.
Sorunu düzeltmeye çalışmadan önce ne kadar uzun beklersek o kadar kötü olur.The longer we wait before trying to correct the problem, the worse it's going to get.
İngiltere'nin tüm üst düzey ekipleri premier ligdedirler.All the top teams of the UK are in the premier division.
O sadece geçici bir düzeltme.It's only a temporary fix.
Pazartesi için neden bir toplantı düzenlemiyoruz?Why don't we set up a meeting for Monday.
Sen bir düzenbazsın, Tom.You're a rogue, Tom.
Yarın ev ödevini düzelteceğim.I'm going to correct the homework tomorrow.
Tom Boston'a gezimiz için tüm düzenlemeleri yapmakla sorumlu.Tom is in charge of making all the arrangements for our trip to Boston.
Yanlışlarımı düzeltmekten vazgeçmeni istemiyorum.I don't want you to quit correcting my mistakes.
Bunu nasıl düzelteceksin?How are you going to fix that?
Bu hiçbir şeyi düzeltmeyecek.This isn't going to fix anything.
Tom'la konuşman için düzenlemeler yapacağım.I'll make arrangements for you to speak with Tom.
Bu çok düzensiz.This is very irregular.
Kağıtlarınız düzenli görünüyor.Your papers seem to be in order.
İşleri düzeltmek için yalnızca birkaç güne daha ihtiyacım var.I only need another few days to make things right.
O düzenle yaşayabilirim.I can live with that arrangement.
Sana bir bekârlığa veda partisi düzenleyeceğim.I'll throw you a bachelor party.
Neden Tom'u düzeltmiyorsun?Why don't you correct Tom?
Her şeyi düzenleyeceğim.I'll arrange everything.
Fransızcan düzeliyor.Your French is getting better.
Tom odasını düzenli tutar.Tom keeps his room tidy.
Oda çok düzensizdi.The room was very untidy.
Bunları düzelttin mi?Did you proofread these?
Her şey düzenli mi?Is everything in order?
Keşke İngilizce, Esperanto kadar düzenli olsaydı.If only English were as regular as Esperanto.
Ellerinizi düzenli olarak yıkamak kendinizi hastalıklardan korumak için iyi bir yoldur.Washing your hands regularly is a good way to protect yourself from diseases.
O beni düzenli olarak ziyaret etti.She visited me regularly.
O beni düzenli olarak ziyaret ediyordu.She was visiting me regularly.
Biz düzenli olarak bir araya gelme alışkanlığını edindik.We made a habit of getting together regularly.
Lütfen Türkçemi düzeltebilir misin?Can you please correct my Turkish?
Çocuklar şaşırtıcı düzeyde hızlı bir şekilde büyüyorlar.Children grow up astonishingly quickly.
Mary saçını düzeltti.Mary smoothed her hair.
Bütün düzenlemeler Tom tarafından yapıldı.All the arrangements were made by Tom.
Her şey düzenliydi.Everything was in order.
Onu nasıl düzelteceksin?How will you fix it?
Tom hatayı fark etti ve onu düzeltti.Tom noticed the mistake and corrected it.
Konser nerede düzenlenecek?Where will the concert be held?
Her şeyi düzenledik.We've arranged everything.
Tom'un düzenlediği parti büyük bir başarıydı.The party organized by Tom was a huge success.
Bunu düzeltmek imkansız.It's impossible to fix.
Hemşireler yatak yaralarını önlemek için düzenli olarak hastayı çevirdi.The nurses turned the patient regularly in order to prevent bedsores.
Tom düzenlediği bir partiye Mary'yi davet etti.Tom invited Mary to a party he was hosting.
Tom seri katili yakalamak için polis tarafından düzenlenen bir entrikaya katıldı.Tom took part in a scheme set by the police to capture the serial murderer.
Onlar için bir parti düzenleyelim.Let's throw a party for them.
Onun için bir parti düzenleyelim.Let's throw a party for him.
Tom kiliseye düzenli katılır.Tom attends church regularly.
Belediye Başkanı Tom Jackson, bu ay birkaç kampanya gösterisi düzenledi.Mayor Tom Jackson held several campaign appearances this month.
Tom belediye başkanına suikast düzenlemek için bir plan hakkında polisi uyardı.Tom warned the police about a scheme to assassinate the mayor.
Tom projeyi mahvetmek için bir komplo düzenledi.Tom orchestrated a plot to destroy the project.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod