O onu düzeltti.He corrected it.
Tom onu düzeltti.Tom corrected it.
Mary onu düzeltti.Mary corrected it.
Biz onu düzelttik.We corrected it.
Onlar onu düzeltti.They corrected it.
Bunu düzelteceğim.I will fix it.
Mary bunu düzeltecek.Mary will fix it.
İngilizce cümlelerimi düzeltebilir misiniz?Can you correct my English sentences?
Dün düzenlediğim partide seni görmek isterdim.I'd have loved to see you at the party I organised yesterday.
O bir oturum düzenledi.He held a session.
Bu cümle düzeltilmeli.This sentence needs to be corrected.
Bu düzenlenebilir.That can be arranged.
Dikkate değer düzeltmeler için çok teşekkürler! Hatalarım benim için net hale geldi.Many thanks for the thoughtful corrections! My mistakes have become clear to me.
Dilbilgisini düzeltmem gerekiyor.I need to polish up the grammar.
Bir düzeltme yaptım.I've made a correction.
Küçük hatalar hemen düzeltilmezse ciddi sorunlara yol açabilirler.If small mistakes are not corrected at once, they may lead to serious problems.
Ben yanlış cümleyi düzelttim.I've made a correction to the wrong sentence.
Onlar bu öğleden sonra saat 2'de bir toplantı düzenleyecekler.They will hold a meeting at 2 o'clock this afternoon.
Biz bir seminer düzenledik.We held a seminar.
İlk olarak birkaç yeni düzenlemeyi duyurmak istiyorum.In the first place, I would like to announce several new regulations.
Raporunu düzeltmek için zamanın yoktu.You didn't have time to proofread your report.
Raporumu düzeltmek için zamanım yoktu.I didn't have time to proofread my report.
Futbol Dünya Kupası 2014'te Brezilya'da düzenlenecek.The football World Cup will be held in Brazil in 2014.
Sabahımı düzenlemek için yaklaşık yirmi dakikaya ihtiyacım var.I need about twenty minutes to organize my morning.
Bir parti düzenlemeliyiz.We should organize a party.
Sorunu düzeltmeye çabalıyoruz.We're attempting to correct the problem.
Tom her zaman odasını düzenli tutar.Tom always keeps his room neat.
Tom bir son dakika toplantısı düzenledi.Tom scheduled a last-minute meeting.
Tom kravatındaki düğümü düzeltti.Tom straightened the knot on his tie.
Tom her akşam düzenli olarak beni arıyor.Tom has been calling me regularly every evening.
Onlar düzeni sağlamak için polisi aramak zorunda kaldı.They had to call the police to restore order.
Kente düzenli otobüs servisi var mı?Is there regular bus service to the town?
Merak etmeyin. Biz yaptığımız hatayı düzeltebiliriz.Don't worry. We can remedy the mistake we've made.
Onun düğünü ne zaman düzenlenecek?When will his wedding be held?
Senin düğünün ne zaman düzenlenecek?When will your wedding be held?
Konsolosluk Tom için tıbbi ulaşımı düzenlemeye yardımcı oldu.The consulate helped arrange medical transport for Tom.
Bazı düzensizlikler mükemmel bir şekilde düzeltilebilr.Some disorders can be corrected perfectly.
O, saçını düzeltti.She smoothed her hair.
Giysinizi düzeltin.Smooth out your dress.
Gelecek yılın konferansı Boston'da düzenlenecek.Next year's conference will be held in Boston.
O birkaç saat önce bir basın toplantısı düzenledi.He held a news conference a few hours ago.
Ben bu cümleye bir düzeltme öneriyorum.I suggest a correction to this sentence.
İşlerimi düzeltmek yaklaşık bir hafta alacak.It'll take about a week to straighten out my affairs.
Endişelenme. Her şey düzelecek.Don't worry. Everything will be all right.
Bunu düzeltmenin bir yolunu bulacağım. Merak etme.I'll figure out a way to fix this. Don't worry.
Ben tüm gerekli düzenlemeleri yapmanızı bekliyorum.I expect you to make all the necessary arrangements.
Kötü bir anlaşmayı elden geldiği kadar düzeltmek zorundaydık.We had to make the best of a bad deal.
Diğer düzenlemeleri yapmak zorunda kaldık.We had to make other arrangements.
İngilizce düzeyimi yükselteceğim.I'm going to raise my English level.
Onu düzelteceğini düşündüm.I thought you were going to fix that.
Tom odasını düzenledi.Tom put his room in order.
Tom işlerini düzene koydu.Tom put his affairs in order.
Tom düğün için sakalını düzeltti.Tom trimmed his beard for the wedding.
Tom sakalını bir berbere düzelttirdi.Tom has his beard trimmed by a barber.
Tom'un düzensiz bir sakalı var.Tom has a scraggly beard.
Tom düzensizdi.Tom was untidy.
Tom düzenli değildir.Tom isn't tidy.
Düzenli misin?Are you tidy?
Bunu düzelt.Fix this.
İnsanlar sizi düzensiz olmakla suçluyor mu?Do people accuse you of being disorganized?