dürüstlük ile cümle

dürüstlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Úgy gondoljuk, a melegség és mosoly a becsületesség és őszinteség közvetítése.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Uważa się, że serdeczność i uśmiech sygnalizują uczciwość i szczerość.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Vi tror att värme och leenden förmedlar ärlighet, uppriktighet.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Vi tror at varme og smil kommunikerer ærlighed, oprigtighed.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.We denken dat warmte en glimlachen, eerlijkheid en oprechtheid uitdragen.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Wir denken, dass Wärme und Lächeln
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Νομίζουμε πως η ζεστασιά και τα χαμόγελα σημαίνουν εντιμότητα, ειλικρίνεια.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Ми думаємо, що тепле ставлення та усмішки виражають чесність і щирість.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Мислим си, че топлината и усмивките са израз на честност, откровеност.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.Мы думаем, что сердечность и улыбки собеседника выражают честность и искренность.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.אנחנו חושבים שחום וחיוכים מביעים כנות, יושר.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.نعتقد أن حرارة الاستقبال والابتسامات تعبر عن الصدق، والاخلاص.
Samimiyet ve gülümsemelerin dürüstlük ve içtenlik içerdiğini düşünürüz.親密さをあらわすと思われていますが 訓練された嘘発見人は偽の微笑みを
(Seyirci: Dürüstlük)신뢰요.
(Seyirci: Dürüstlük)קהל: אמינות
(Seyirci: Dürüstlük)الجمهور: الأمانة
(Seyirci: Dürüstlük)おお なんと! いきなり当てられましたね
Teşekkür ederim Teşekkür etmek isterim fedakarlığınız için bana verdiğiniz sevgi ve dürüstlük içinБлагодаря, искам да ви благодаря за вашата щедрост, обичта и честността, които ми дадохте.
Teşekkür etmek isterim fedakarlığınız için bana verdiğiniz sevgi ve dürüstlük için♫ 당신께 감사드리고 싶어요 ♫ ♫ 당신은 정말 관대하세요 ♫ ♫ 당신이 제게 보여준 그 사랑과 솔직함에 ♫
Teşekkür etmek isterim fedakarlığınız için bana verdiğiniz sevgi ve dürüstlük içinאני רוצה להודות לכם על אדיבותכם, על האהבה והכנות שנתתם לי,
Teşekkür etmek isterim fedakarlığınız için bana verdiğiniz sevgi ve dürüstlük için♫ أود أن أشكركم ♫ ♫ لكرمكم ♫ ♫ الحب والصدق الذي أعطيتموني إياه♫
Teşekkür etmek isterim fedakarlığınız için bana verdiğiniz sevgi ve dürüstlük içinお礼を言いたい 愛情と誠実さにも
Ve onu yönlendirmedim bile. Haklısın, dürüstlük.Вие сте прави, почтеност.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Baru saja saya menulis sebuah artikel di Esquire -- mengenai kejujuran secara radikal.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Całkiem niedawno napisałem kolejny artykuł dla "Esquire" na temat radykalnej szczerości.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Chiar de curând, am scris un articol intitulat -- despre onestitatea radicala
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Di recente, ho scritto un articolo per l'Esquire intitolato... sull'onestà radicale.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Gần đây nữa, Tôi có viết một bài cho Esquire có tên là Nguồn gốc của sự trung thực.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Kicsit később írtam egy másik cikket az Esquire-nek a radikális őszinteségről.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.최근에 저는 에스콰이어지에 극단적인 정직함에 대한 기사를 썼습니다.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Mais recentemente, escrevi um artigo para o Esquire sobre a "honestidade radical".
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Más recientemente, escribí otro artículo para Esquire llamado... sobre la honestidad radical.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Nedávno jsem napsal pro časopis Esquire článek o radikální upřímnosti.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Nedavno pa sem za Esquire tudi napisal članek o radikalni iskrenosti.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Nyligen skrev jag en artikel för Esquire om radikal ärlighet.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Plus récemment, j'ai écrit un article pour Esquire appelé -- à propos de l'honnêteté radicale.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Sittemmin kirjoitin Esquireen artikkelin radikaalista rehellisyydestä.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Πρόσφατα, έγραψα ένα άρθρο για το Esquire με τίτλο... με θέμα τη ριζοσπαστική ειλικρίνεια.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Наскоро, написах статия за Esquire относно радикалната честност.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.Позже, я написал для Esquire статью -- о радикальной честности.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.יותר לאחרונה, כתבתי מאמר בשביל "אסקוייר". שמדבר על כנות קיצונית.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.مؤخرا كتبت مقالا لمجلة اسكواير بعنوان النزاهة الجذرية.
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.最近我幫Esquire 雜誌寫咗一篇文章叫做-- 有關徹底的誠實。
Yakin bir zamanda, yine Esquire icin radikal durustluk uzerine baska bir yazi yazdim.「過激に正直」という記事を書きました この活動は
Yani en önemli şey dürüstlük.Așa că cel mai important lucru este integritatea.
Yani en önemli şey dürüstlük.Die wichtige Sache ist also Integrität.
Yani en önemli şey dürüstlük.Donc, la chose la plus importante est l'intégrité.
Yani en önemli şey dürüstlük. Dürüstlükten sonra en önemli ikinci şey ne?Lo más importante es la integridad.
Yani en önemli şey dürüstlük. Dürüstlükten sonra en önemli ikinci şey ne?Quindi la cosa più importante è l'integrità.
Yani en önemli şey dürüstlük.Integriteit, dus.
Yani en önemli şey dürüstlük.결국 신뢰가 가장 중요합니다.
Yani en önemli şey dürüstlük.Vì vậy thứ quan trọng nhất chính là sự chính chực.
Yani en önemli şey dürüstlük.Więc najważniejsza jest uczciwość.
Yani en önemli şey dürüstlük.Затова най-важното нещо е почтеността.
Yani en önemli şey dürüstlük.Итак, главное - порядочность. А второе? После порядочности?
Yani en önemli şey dürüstlük.אז הדבר החשוב ביותר הוא אמינות.
Yani en önemli şey dürüstlük.اذن اهم الاشياء على الاطلاق هو الأمانة.
Yani en önemli şey dürüstlük.では 誠実さの次に大事なことは何でしょう?
Yansıtmanın başarılmış dürüstlük olduğuna dair yavan ve ölümcül güvenimiz ne kadar da ebedi.Ce de durată, asigurarea noastră insipid fatală cum că reflecţia este dreptatea înfăptuindu-se.
Yansıtmanın başarılmış dürüstlük olduğuna dair yavan ve ölümcül güvenimiz ne kadar da ebedi.Jak trwałe jest nasze mdłe zgubne przekonanie że chwila zadumy wystarczy by dojść do prawości.

İlgili Sayfalar