dünyasında ile cümle
dünyasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
O günlerde Sezar Avgustus bütün Roma dünyasında bir nüfus sayımının yapılması için buyruk çıkardı.وفي تلك الايام صدر امر من اوغسطس قيصر بان يكتتب كل المسكونة.
O günlerde Sezar Avgustus bütün Roma dünyasında bir nüfus sayımının yapılması için buyruk çıkardı.當 那 些 日 子 、 該 撒 亞 古 士 督 有 旨 意 下 來 、 叫 天 下 人 民 都 報 名 上 冊
O günlerde Sezar Avgustus bütün Roma dünyasında bir nüfus sayımının yapılması için buyruk çıkardı.當 那些 日子 、 該撒亞 古 士督 有 旨意 下來 、 叫 天下 人民 都 報名 上冊
Onların dünyasında imaj her şeydi.Dalam dunia mereka, citra adalah segalanya.
Onların dünyasında imaj her şeydi.De boede i en verden, hvor image betød alt
Onların dünyasında imaj her şeydi.De levde i en värld där image hade kommit att betyda allt
Onların dünyasında imaj her şeydi.Egy olyan világban éltek, ahol az imázs volt a lényeg.
Onların dünyasında imaj her şeydi.He elivät maailmassa jossa ulkonäöstä oli tullut kaikki kaikessa
Onların dünyasında imaj her şeydi.Ils vivaient dans un monde où l'image était devenue l'essentiel
Onların dünyasında imaj her şeydi.Loro vivevano in un mondo dove l'immagine era tutto
Onların dünyasında imaj her şeydi.Sie lebten in einer Welt in der das Aussehen am wichtigsten ist
Onların dünyasında imaj her şeydi.Ze leefden in een wereld waar imago alles was
Onların dünyasında imaj her şeydi.Žili ve světě, kde se image stala vším.
Onların dünyasında imaj her şeydi.Żyli w świecie, gdzie wygląd był wszystkim.
Onların dünyasında imaj her şeydi.Они жили в мире, где имидж стал всем
Onların dünyasında imaj her şeydi.הם חיו בעולם שבוא התדמית היא חזות הכול
Onların dünyasında imaj her şeydi.عاشوفي عالم سطحي يهتم بالمظاهر
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.Crezi că este un chelios simpatic, însă el tocmai a declarat război gestionării conţinutului.
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.여러분은 딕체니가 훌륭한 대머리아저씨라고 생각하지만
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.Miły łysiejący facet właśnie ogłasza wojnę w sprawie zawartości.
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.Tu crees que es un buen tipo con poco pelo, pero él declaró la guerra en el negocio de los contenidos.
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.Милый лысеющий парень на ваших глазах объявляет войну информационному бизнесу.
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.Мислите, че той е приятен оплешивяващ тип, но той току-що обяви война на бизнеса със съдържанието.
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.אתה חושב שהוא בחור מקריח נחמד , אבל הוא בדיוק הכריז מלחמה
Onun sevimli biri olduğunu sanıyorsunuz ama o sadece iş dünyasındaki savaştan bahsediyor.قد يبدوا لك أنه شخص لطيف وبسيط ، بينما يكون قد أعلن الحرب للتو
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.De exemplu, prezic că ne vom muta dintr-o lume a narcoticelor bazate pe plante, la una sintetică.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Ik voorspel dat we van verdovende middelen op basis van planten gaan overstappen naar synthetische.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.에를들어, 제 예견으로는 식물에서 재배되는 마약류의 세계는 완전 퇴출되고
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Lấy ví dụ, tôi tiên đoán rằng chúng ta sẽ tiến xa hơn từ trồng cây ma túy sang ma túy nhân tạo.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Například já osobně si tipuji, že se přesuneme od rostlinných narkotik k těm syntetickým.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Például szerintem el fogunk távolodni a növényalapú narkotikumok világától a szintetikus felé.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Per esempio, prevedo che ci sposteremo dai narcotici di origine vegetale a quelli sintetici.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Por ejemplo, predigo que pasaremos de un mundo de drogas a base de hierbas a uno sintético.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Por exemplo, prevejo que vamos afastar-nos do mundo de narcóticos baseados em plantas para um mundo sintético.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Predpokladám, že sa napríklad presunieme od narkotík založených na rastlinách k syntetickým drogám.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Sądzę, że niebawem zamienimy narkotyki roślinne na syntetyczne.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.Например, предсказвам, че ще се трансформираме от свят с растения наркотици в синтетичен свят.
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.לדוגמא, אני חוזה שאנו נעבור מעולם של סמים המבוססים על צמחים
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.فعلى سبيل المثال، فإني أتوقع أننا سوف ننتقل من عالم المخدرات النباتية
Örneğin, bitki tabanlı bir narkotik dünyasından sentetik tabanlıya geçiş olacağını tahmin ediyorum.植物由来のものから 合成のものへと 移行するだろうと思います 植物などもはや必要ありませんから
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Aku cukup terkenal di industri permainan di negara kita! Jangan coba melangkahiku!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Ba khá nổi tiếng trong lĩnh vực game ở nước ta! Đừng có mà cố qua mặt ba.
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Ich bin sehr berühmt in der Spielindustrie in unserem Land! Versuch nicht mich zu überschreiten!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Ik ben best beroemd in de spelletje industrie in ons land. Probeer me niet te overstijgen.
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Jag är tämligen kända i spel industrin i vårt land! Försök inte överskrida mig!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Jestem całkiem zanany w świecie gier w naszym kraju! Nie próbuj mnie wyprzedzić!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Je suis assez connu dans l'industrie du jeu de notre pays ! N'essaie pas de me supplanter.
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Sono piuttosto famoso nell'industria dei giochi del nostro stato! Non provare a scavalcarmi!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Sunt destul de faimos in industria jocurilor nu nu mai in tara noastra! Sa nu incerci sa ma depasesti!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!V lokalni industriji igric sem kar znan! Da mi ne bi hodil v zelje!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Είμαι αρκετά διάσημος στις υπηρεσίες παιχνιδιών στη χώρα μας! Μην προσπαθείς να με παραπατήσεις!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!Я довольно известен в игровой индустрии нашей страны! Не пытайся меня переплюнуть!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!אני די מפורסם בתעשיית המשחקים במדינה שלנו! אל תנסה לחרוג לי!
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!!إنني مشهور إلى حد ما في صناعة الألعاب في بلدنا !لا تحاول ان تتخطانى
Oyun dünyasında az çok haklı bir ünüm vardır, benim ezip geçmeye kalkma böyle!スンジョ お前<br>私の地位を奪おうとするなよ
Pazarlama dünyasındaki kimse bunu bilmez.Egy marketinges sem tudja ezt a földön.
Pazarlama dünyasındaki kimse bunu bilmez.Ingen i reklambranschen vet detta.
Pazarlama dünyasındaki kimse bunu bilmez.Không ai trong thế giới tiếp thị biết điều này.
Pazarlama dünyasındaki kimse bunu bilmez.마케팅계는 아무도 이 사실을 알지 못합니다.
Pazarlama dünyasındaki kimse bunu bilmez.Kukaan markkinoinnin maailmassa ei tiedä tätä.