dünyasında ile cümle
dünyasında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu심지어 오늘 날에도 그들의 상황은 정말 심각하겠지만
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtuNawet dzisiaj ich sytuacja byłaby naprawdę tragiczna, ale o ile gorzej musiało być wtedy.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtuאפילו בעולם של היום, המצב שלהם יחשב מאוד מפחיד,
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtuحتي لو حدث ذلك في يومنا هذا، لسيكون موقفهم خطير أيضًا.
Bugünün dünyasında bile durumları gerçekten korkunçtu当時の過酷さがしのばれます
Bulunduğumuz şu noktada, Arap dünyasındaki gençlik çok daha bilge ve değişimi getirebilecek kapasitede.En este momento la juventud del mundo árabe es mucho más sabia y capaz de crear el cambio que los viejos
Bulunduğumuz şu noktada, Arap dünyasındaki gençlik çok daha bilge ve değişimi getirebilecek kapasitede.이 시점에서, 아랍 세계의 젊은이들은 정치적, 문화적, 사상적으로 구 정권들을 포함한
Bulunduğumuz şu noktada, Arap dünyasındaki gençlik çok daha bilge ve değişimi getirebilecek kapasitede.ברגע זה בזמן, הצעירים בעולם הערבי הרבה יותר חכמים ומסוגלים ליצור שינוי
Bulunduğumuz şu noktada, Arap dünyasındaki gençlik çok daha bilge ve değişimi getirebilecek kapasitede.وفي ھذا الوقت بالذات، الشباب في العالم العربي أكثر حكمة وقدرة على إجراء التغيير
Bulunduğumuz şu noktada, Arap dünyasındaki gençlik çok daha bilge ve değişimi getirebilecek kapasitede.政治的にも文化的にも イデオロギー的にも 時代に後れた
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Als unternehmer habe ich gelernt, dass die Menschen am wichtigsten sind.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Facand afaceri si tot, am invatat ca oamenii sunnt factorul cel mai important.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Facendo affari, ho imparato che le persone sono il fattore più importante.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Kot poslovnež sem spoznal, da so najpomembnejši ljudje.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Làm kinh doanh vào sau tất cả, tôi đã học được rằng con người là yếu tố quan trọng nhất.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Melakukan bisnis dan segala hal, saya telah belajar bahwa manusia adalah faktor yang paling penting.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Na het doen van zaken en zo, heb ik geleerd dat de mensen de belangrijkste factor zijn.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Pendant mon travail, j'ai appris que ces gens sont les facteurs les plus importants.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Pracując w biznesie, nauczyłem się, że ludzie są najważniejszym elementem.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Under mitt affärsliv och allt, så har jag lärt mig att den viktigaste faktorn är människor.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Κανονίζοντας δουλειές και όλα αυτά, έμαθα πως οι άνθρωποι είναι οι πιο σημαντικοί παράγοντες.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.Занимаясь бизнесом, я понял, что такие люди очень важны.
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas..במהלך העסקים שלי, למדתי שהאנשים הם הגורם החשוב ביותר
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.العمل بالاقتصاد وكل هذا, لقد تعلمت بأن الناس هم أهم عامل
Bunca yıllık deneyimlerimden öğrendiğim şu ki, insan faktörü, iş dünyasındaki en temel esas.賢い人 1人で 100人分の働きが出来るんです
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlar게다가 코스타리카는 서구 사회가 쓰는 자원의 4분의 1만 쓰고 있을 뿐입니다.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlarDosahují toho pomocí čtvrtiny zdrojů, které obvykle využívá západní svět - čtvrtiny zdrojů.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlarОни живут на четверть тех ресурсов, которые обычно используются в западном мире. Четверть ресурсов.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlarהם עושים את זה ברבע מהמשאבים המשמשים בד"כ בעולם המערבי.
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlarوهم سعيدون باستهلاك ربع ما تستهلكه الدول في العالم الغربي
Bunu, Bati dunyasinda tipik olarak kullanilan kaynaklarin sadece dortte birini kullanarak yapiyorlar四分の一の量しか使わずに 実現しています 四分の一ですよ
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Az étel világában pedig mezőgazdaság a neve.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Ceea ce din punctul de vedere al bucatariei, asta se numeste agricultura.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Dans le monde de l'alimentation, ça s'appelle l'agriculture.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Embora lhe chamem agricultura, no mundo da comida.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.I matsammanhang skulle man kalla det jordbruk.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.In de wereld van de voedselproductie heet het 'landbouw'.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.음식으로 바꿔 말하면 사실 "농경"인 셈인데..
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Mặc dù trong thế giới thực phẩm, nó được gọi là nông nghiệp.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Meskipun disebut pertanian, di dunia makanan.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Obwohl es in der Welt der Nahrung Landwirtschaft genannt wird.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Sebbene si chiami agricoltura, nel settore dell'alimentazione.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Selvom det bliver kaldt landbrug, i madverdenen.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.W świecie jedzenia nazywa się to rolnictwem.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Στο κόσμο του φαγητού λέγεται αγροκαλλιέργεια.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.А с позиции пищи, это называется сельским хозяйством.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.Въпреки че в света на храната се нарича земеделие.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.ובעולם האוכל, קוראים לזה חקלאות.
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.على الرغم من أنها تدعى زراعة في عالم الأغذية
Bununla beraber yiyecek dünyasında tarım olarak bilinir.(笑)
Bu sarkıtlar da, işte bu destekleri saklıyor. Ve kendinizi bir bilim kurgu dünyasında hissetmenizi sağlıyor.Estas gotas esconden donde están los soportes, le da esa apariencia de ciencia ficción.
Bu sarkıtlar da, işte bu destekleri saklıyor. Ve kendinizi bir bilim kurgu dünyasında hissetmenizi sağlıyor.이렇게 흘러내린 것 처럼 보이는게 지지대가 숨겨져있는 부분이에요, 공상과학영화 속에 나오는 것 처럼 보이도록 해주죠
Bu sarkıtlar da, işte bu destekleri saklıyor. Ve kendinizi bir bilim kurgu dünyasında hissetmenizi sağlıyor.Αυτές οι σταγόνες κρύβουν τα υποστηρίγματα ,για να φαίνεται σαν να βρίσκεσαι σε έναν φανταστικό κόσμο.
Çin dünyasında birçok kişi bir kahraman arıyor, bir kişi yalnızdır.En el mundo chino, donde existen muchos que exigen un héroe, solo una persona resalta.
Çin dünyasında birçok kişi bir kahraman arıyor, bir kişi yalnızdır.No mundo chinês, onde muitos querem um herói, uma pessoa figura sozinha.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.A hardverek világában azért, mert a felhasználók minden kütyüből egyre kisebbet akarnak.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.Dans le monde du matériel, c'est parce que nous consommateurs voulons que tout soit toujours plus petit.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.Im Bereich der Geräte weil wir - die Konsumenten - wollen, dass alles immer kleiner und kleiner wird.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.In de wereld van de hardware komt het omdat de klant alles steeds kleiner wil.
Çünkü, donanım dünyasında, biz, tüketiciler her şeyin küçük, daha küçük olmasını istiyoruz da ondan.사용자는 작을수록 좋아하죠.