Bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında bir uyumsuzluk var.On olemassa epäsuhta siinä mitä tiede tietää ja mitä liiketoiminta tekee.
Bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında bir uyumsuzluk var.Υπάρχει αναντιστοιχία ανάμεσα στο τι ξέρει η επιστήμη και το τι κάνουν οι επιχειρήσεις.
Bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında bir uyumsuzluk var.Є невідповідність між тим, що знає наука і тим, що робить бізнес.
Bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında bir uyumsuzluk var.Има разминаване между онова, което знае науката, и онова, което прави бизнесът.
Bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında bir uyumsuzluk var.Имеется разрыв между тем, что известно науке и что практикуют компании.
Bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında bir uyumsuzluk var.יש חוסר התאמה בין מה שהמדע יודע ומה שהעסקים עושים.
Bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında bir uyumsuzluk var.هناك تناقض بين ما يعرفه العلم وبين ما يحدث في العمل.
Bilimin bildiği ile iş dünyasının yaptığı arasında bir uyumsuzluk var.食い違いがあるのです この潰れた経済の瓦礫の中に立って
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.Avem una pentru sectorul nonprofit şi una pentru restul lumii economice.
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.Két szabálykönyvünk van. Egy a nonprofit szektor számára, és egy a gazdasági világ többi részének.
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.다른 하나는 경제계의 나머지 것들에 관한 것입니다. 이것은 인종차별정책처럼,
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.Máme jeden pro neziskový sektor a jeden pro zbytek ekonomického světa.
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.On a deux modes d'emploi. Un pour le secteur à but non lucratif et un pour le reste du monde économique.
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.Temos um para o sector não lucrativo e um para o resto do mundo económico.
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.Tenemos dos normativas. Una para el sector no lucrativo y una para el resto del mundo económico.
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.We maken onderscheid tussen de non-profitsector en de rest van de economische wereld.
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.Имаме два наръчника. Един наръчник за сектора с идеална цел и един за останалия икономически свят.
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.וספר שני - עבור שאר העולם הכלכלי. זהו אפרטהייד, וזו אפליה
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.و الاخر لبقية العالم الاقتصادي انها تفرقة و تمييز عنصري
Birisi kar amacı gütmeyen kuruluşlar için, diğeri de ekonomi dünyasının geri kalanı için.まるでアパルトヘイトです 5つの分野で 非営利セクターが差別されています
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.A kockák hatalmas tudását kombinálta a profi bűnözők kedélyes rábeszélőképességével.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.Aliava as aptidões extraordinárias de um geek com capacidades de engenharia social de um mestre do crime.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.Han kombineret de uhyre talenter som nørd med de charmerende sociale træk fra en verdensklasses forbryder.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.Hij combineerde de vaardigheden van een "geek" met de soepele sociale vaardigheden van de meestercrimineel.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.Il avait à la fois les immenses aptitudes d'un geek avec les aptitudes sociales subtiles d'un expert criminel.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.그는 괴짜가 지닌 대단한 기술과 범죄자가 지닌 세련된 사회공학기술을 겸비했습니다.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.Він був як чудовим комп'ютерщиком, так і вмілим шахраем.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.הוא שילב מיומנויות מדהימות של חנון עם נעימות הליכות של מיומנויות הנדסה חברתית של פושע-על.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.فقد جمع بين المهارات الهائلة لشخص مهووس بالكمبيوتر مع مهارات اللباقة الاجتماعية لمجرم بارع.
Bir teknoloji meraklısının yeteneklerini suç dünyasının sosyal imkanları ile birleştirdi.熟練した犯罪者が備える物腰の柔らかい社交的な技量を 併せ持っていました 私が出会った中で最も賢い人物の一人です 彼は
Biz test ettiğimiz teknolojiler geliştirdik ve şimdi bilgimizi bilim dünyasının geri kalanıyla paylaşıyoruzそして今、私たちは科学の世界の残りの部分と知識を共有しています。 この本から離れて歩いて、そしてバックこの本とは何かに行きます、
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.C'est ça. Il n'y a aucun moyen que tu puisses comprendre le monde profond des fans que nous sommes.
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.Ci rinuncio. è impossibile che tu riesca a capire il profondo mondo di noi fan.
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.E ok. Nu o sa intelegi tu niciodata lumea noastra profunda, lumea fanilor.
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.Ist schon gut. Da ist keine Möglichkeit, dass du die tiefsinnige Welt von uns Fans verstehen könntest.
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.Không sao. không có cách nào bạn sẽ hiểu
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.Sudahlah. Kamu tidak akan bisa mengerti dalamnya dunia kami para penggemar. tapi, apa?
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.To jest dobre. Nie zrozumiesz głębi świata fanów.
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.Δεν πειράζει. Δεν μπορείς να καταλάβεις τον βαθύ κόσμο εμάς των φανς.
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.Это нормально. Тебе никогда не понять наш глубокий мир фанатов
Boşver.<br />Hayran dünyasının ince dünyasını, anlaman mümkün değil.لا بأس ، لا مجال لكِ لكي تفهمي عالم المعجبين العميق الخآص بنا
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.그리고 그 현상은, 기존의 링크가 불어나가는 것 같은 현상은 블로거스피어와 한 특징입니다.
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.Và hiện tượng chồng chéo các đường link đó
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.והתופעה הזאת, התופעה הזאת שבה אנשים נמשכים לקישורים קימים היא מאפיין של הבלוגוספירה,
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.و هذه الظاهرة، هذه الظاهرة لنوع من التمركز على الروابط القائمة هي أحد صفات المدونات الإلكترونية
Bu fenomen, var olan bağlantılar üzerine yoğunlaşma olgusu blog dünyasının karakteristik özelliklerindendir.積み重なるリンクこそが ブログ界の性質なのです 特に政治的なものでは 顕著です
Bu Fulla. Fulla, Arap dünyasının Barbie'ye verdiği karşılık.이것은 풀라입니다. 풀라는 아랍 세계에서의 바비입니다.
Bu Fulla. Fulla, Arap dünyasının Barbie'ye verdiği karşılık.To jest Fulla, arabska odpowiedź na Barbie.
Bu Fulla. Fulla, Arap dünyasının Barbie'ye verdiği karşılık.זוהי פולה. פולה היא התשובה של העולם הערבי לברבי.
Bu Fulla. Fulla, Arap dünyasının Barbie'ye verdiği karşılık.أنها فُلّة. فُلّة هي إجابة العالم العربي لباربي.
Bu Fulla. Fulla, Arap dünyasının Barbie'ye verdiği karşılık.文明衝突の提議者に言わせると
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.Aceasta este meciul Muhammad Ali - Joe Frazier al factorilor de motivare.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır.C'è la stessa motivazione dell'incontro Ali-Frazier.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?비유하자면 동기 부여 모델의 Ali - Frazier 복싱 경기 같은 것이겠죠?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi? Bu Thrilla' in Manila'dır.To Muhammad Ali kontra Frazier podczas walki w Manili.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?C'est le match Ali-Frazier de la motivation, n'est-ce pas ?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?Đây là động cơ kiểu Ali-Frazier phải không các anh chị?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?Dies ist der Ali-Frazier-Kampf der Motivation, nicht wahr?
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?Este é o Ali-Frazier da motivação.
Bu motivasyon dünyasının Muhammed Ali - Joe Frazier karşılaşmasıdır. Değil mi?Це — Мохамед Алі проти Джо Фрейзера, так?