Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.Sprašujemo se... celotna razprava v zahodnem svetu se suče okoli ravni obdavčitve.
Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.Vi stiller spørgsmålet -- hele debatten i den vestlige verden handler om graden af beskatning.
Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.Wir stellen diese Frage - die ganze Debatte der westlichen Welt dreht sich um die Höhe der Besteuerung.
Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.Υποβάλλουμε το ερώτημα -- η όλη αντιπαράθεση στο Δυτικό κόσμο αφορά το επίπεδο φορολόγησης.
Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.Вот мы спорим — весь западный мир спорит — о размере налогов.
Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.Задаваме въпрос - целия дебат в Западния свят е за равнището на данъците.
Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.אנו שואלים את השאלה - כל הדיון כולו בעולם המערבי הוא בנוגע לרמת המיסוי
Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.نحن نطرح سؤالاً -- الجدل الكبير في العالم الغربي هو عن المستوى الضريبي
Soru, tüm Batı dünyasının da tartıştığı vergilendirme hakkında.課税レベルに関することです しかし もう一つ議論すべきことがあると思っていて
Su altı dünyasının güzelliğine özel olarak tutkun olanlar için tasarlananDestiné exclusivement aux passionnés du monde sous-marin et de ses merveilles,
Su altı dünyasının güzelliğine özel olarak tutkun olanlar için tasarlananDirancang secara eksklusif bagi mereka yang begitu menyukai keelokan dunia bawah laut
Su altı dünyasının güzelliğine özel olarak tutkun olanlar için tasarlananتم تصميمه خصيصاً لهؤلاء الشغوفين بجمال عالم أعماق المياه الساحر
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.In deze zaal zijn er mensen die buitengewoon talentvol zijn in de zakenwereld, in multimedia, in het internet.
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.자, 이 강연장에 사업적, 멀티미디어, 인터넷과 같은 경이로운 자원을 관리하고 대표하는 분들이 계십니다.
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.Na tej sali są ludzie reprezentujący sobą niesamowite zasoby biznesowe, multimedialne i internetowe.
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.Nu, i detta rum, finns det folk som representerar enastående affärsresurser, i multimedia, internet.
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.V tem prostoru so ljudje, ki predstavljajo izjemne vire v poslovnem svetu, v multimediji, na spletu.
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.V tomto sále jsou lidé, kteří představují výjimečné jedince byznysu, multimédií, internetu.
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.Зараз, в цьому залі, присутні люди, які мають надзвичайні ресурси в бізнесі, мультимедіа, Інтернеті.
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.Сега, в тази зала, има хора, които представляват изключителни ресурси в бизнеса, в мултимедията, в Интернет.
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.באולם זה עכשיו ישנם אנשים המפגינים תושיות בלתי רגילות בעסקים,
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.الآن، في هذه القاعة، هناك أشخاص يمثلون موارد غير عادية في مجال الأعمال التجارية،
Şu anda bu odadaki insanlar iş dünyasının mutlimedyanın, internetin muazzam kaynaklarını temsil ediyorlar.ビジネス、マルチメディア、インターネットなどの 素晴しいリソースを持った 人たちが集っています
TED'in kendisi bir düşünün. Konferanslar dünyasının deneyim başkenti.Pomyślcie także o TED, stolicy doświadczenia w świecie konferencji.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Akkor rájöttem, hogy talán a nyugati világ nem tarthatja örökké fenn dominanciáját a világban.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.A napadlo mi, že západný svet možno nebude na čele sveta navždy.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.A uvědomil jsem si, že možná západní svět nebude pokračovat svou světovou dominanci navždy.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Dan saya menyadari bahwa mungkin dunia Barat tidak akan terus mendominasi dunia selamanya.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.En ik realiseerde me dat de Westerse wereld misschien niet eeuwig de wereld zou domineren.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.J'ai réalisé que peut-être le monde occidental ne continuerait pas à dominer le monde pour toujours.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.그리고, 아마 서양이 계속해서 영구히 세계를 지배하지 못 할 것이라는 걸 깨닫게 되었습니다.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Mi resi conto che forse il mondo occidentale non avrebbe dominato il mondo per sempre.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Och jag insåg att kanske västvärlden inte kommer att dominera världen för evigt.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Og jeg indså, at måske ville den vestlige verden ikke fortsætte med at dominere verden i al evighed.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Percebi que talvez o mundo ocidental não iria continuar a dominar o mundo para sempre.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Şi am înţeles că poate Vestul nu va domina lumea pentru totdeauna.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Tajusin, että ehkä länsimaailma ei tulekaan ikuisesti hallitsemaan maailmaa.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Und ich realisierte, dass die westliche Welt vielleicht nicht immer an der Weltspitze bleiben wird.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Uświadomiłem sobie, że być może Zachód nie będzie dominował nad światem w nieskończoność.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Và tôi đã nhận ra rằng có lẽ thế giới Phương Tây sẽ không tiếp tục thống lĩnh thế giới mãi mãi.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Y me percaté de que tal vez el mundo occidental no continuaría dominando el mundo para siempre.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.Και συνειδητοποίησα ότι ίσως ο Δυτικός κόσμος δε θα συνεχίσει να κυριαρχεί στον κόσμο για πάντα.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.И осъзнах, че вероятно западният свят няма да продължи да доминира над света завинаги.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.И я понял, что, возможно, западные страны не будут господствовать всё время.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.І я усвідомив, що, можливо, західний світ не буде домінувати у світі завжди.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.ואני מבין שאולי העולם המערבי לא ימשיך לשלוט בעולם לתמיד.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.و أيقنت أنه ربما العالم الغربي لن يستمر في السيطرة علي العالم للأبد.
Ve aniden Batı dünyasının dünya üstündeki egemenliğinin artık sona erebileceğini fark ettim.多分、西洋主導の世界は いつか終わるだろうと思ったのです。 皆さんも同じような体験してませんか?
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.A pomyslela jsem si, "možná že můžu prolomit ten malý skleněný strop, který v kreslení je."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm."Bem, talvez possa quebrar "o pequeno teto de vidro das cartunistas".
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Dan saya berpikir, "Mungkin saya dapat menghancurkan atap kaca tipis ini untuk menjadi kartunis."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.E ho pensato: "Beh, forse posso rompere la piccola barriera delle vignette."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.En ik dacht: "Misschien kan ik het glazen plafondje van de cartoonwereld doorbreken."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.És arra gondoltam, "Hát, talán én be tudnám törni a karikaturizmus üvegmennyezetét."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Et je me suis dit : " Eh bien, peut-être que je peux briser le petit mur de glace de la bande dessinée. "
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.그리고 "좋아, 아마 내가 만화계에 여성들이 나아가지 못하게 하는 장벽을 깰 수 있을거야."라고 생각했었죠.
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Och jag tänkte, "Jag kanske kan krossa det lilla glastaket för serietecknande."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Pomyślałam, "Cóż, może mogę zwojować rysowniczy świat?"
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Şi m-am gândit, "Ei bine, poate pot sparge micul tavan de sticlă al caricaturii."
Ve "Belki de karikatür dünyasının küçük cam tavanını kırabilirim" diye düşündüm.Tak som si povedala, že by som možno ja mohla prelomiť ten malý sklenený strop v karikatúrach.