dünyamı ile cümle

dünyamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.Он также сделал вычисления для всей планеты: сколь долго ей пришлось бы создавать такое количество энергии?
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.אבל הוא עשה את החישוב עבור כדור הארץ שלנו ומה נדרש היה לעשות כדי לייצר את כמות האנרגיה הזו.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.ولكنه قام بإجراء الحسابات لكوكبنا وما فعلته لإنتاج تلك الكمية من الطاقة.
Aynı zamanda Dünyamızın bu enerji yeniden üretmek için ne kadar çalışması gerektiği de hesaplandı.どれだけのことが必要になるかも計算しました 我々が1年に消費する
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.저는 또한 우리나라의 많은 부분, 그리고 특히 세계의 여러 곳에서 빈곤의 반대어는
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.Také jsem přesvědčen, že na mnoha místech této země, a určitě mnohde po světě, opakem chudoby není bohatství.
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.אני גם מאמין שבחלקים רבים בארץ הזו, ובוודאי בחלקים רבים בעולם,
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.وأؤمن أيضاً أنه في أماكن كثيرةٍ من هذا البلد ، وبالتأكيد في مناطق كثيرة من هذا العالم ،
Ayrıca bence, bu ülkenin ve dünyamızın pek çok yerinde fakirliğin zıttı zenginlik değil.またもちろん地球の多くの地域で 貧困の正反対に位置するのは富ではない という世界になっていると 確信しています
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.És a tömeges bebörtönzés, véleményem szerint, alapjaiban változtatta meg a világunk.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Et l'incarcération de masse, à mon avis, a fondamentalement changé notre monde.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Încarcerarea în masă, din punctul meu de vedere, ne-a schimbat lumea în mod fundamental.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.저는 이와같이 높은 투옥률이 우리의 세계를 근본적으로 바꿨다고 생각합니다.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.L'incarcerazione di massa, a mio giudizio, ha cambiato profondamente il nostro mondo.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Masowe zamykanie ludzi, według mnie zasadniczo zmieniło nasz świat.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Massa-opsluiting heeft, naar mijn mening, onze wereld fundamenteel veranderd.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Meiner Meinung nach haben Masseninhaftierungen unsere Welt grundlegend verändert.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Na minha opinião, a prisão em massa mudou fundamentalmente o nosso mundo.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Och det här med massfängslingar har, så vitt jag kan bedöma, ändrat vår värld i grunden.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Podle mého soudu toto hromadné věznění od základu změnilo náš svět.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Y este encarcelamiento masivo, en mi opinión, ha cambiado fundamentalmente nuestro mundo.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Η μαζική φυλάκιση, κατά τη γνώμη μου, έχει ουσιαστικά αλλάξει τον κόσμο μας.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.И масовото лишаване от свобода, по моя преценка, из основи промени нашия свят.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.Массовые "посадки", на мой взгляд, фундаментально изменили наш мир.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.וכליאה מסיבית, לפי דעתי, שינתה באופן בסיסי את העולם שלנו.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.و ضخامة عدد المساجين ، في إعتقادي غيّرت جذرياً عالمنا.
Bana kalırsa, toplu hapsetme dünyamızı kökünden değiştirdi.私たちの世の中は 根本から変わってしまったと断定できます 貧しい地域-特に有色人種の地域-は
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.A média szempontjából olyan, mintha ők nem is léteznének.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Dalam lingkungan media kita, seolah-olah mereka bahkan tidak ada.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Dans notre environnement médiatique, c'est comme s'ils n'existaient pas.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.În mediul mass-media, e ca și cum ei nici nu există.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.In onze mediaomgeving is het alsof ze niet bestaan.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.In unserer Medienlandschaft ist es so, als würden sie gar nicht existieren.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.우리의 미디어 환경에서 보면 그들은 존재하지 않는 것과 같습니다.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Nel nostro ambiente mediatico, è come se non esistessero nemmeno.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.No nosso ambiente mediático, é como se eles nem sequer existissem.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Para nuestro ambiente mediático es como si no existieran.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Trong môi trường thông tin của chúng ta cứ như thể họ không tồn tại
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.V našem mediálním prostředí je to jako by ani neexistovali.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.V našom mediálnom prostredí akoby ani neexistovali.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.W środowisku naszych mediów jakby nie istnieli.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.Στο χώρο των μίντια, είναι σαν να μην υπάρχουν.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.В нашата медийна среда, това е като че ли те дори не съществуват.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.В наших СМИ создается ощущение, как будто их просто не существует.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.У нашому медійному середовищі, все так, наче їх навіть не існує.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.בסביבת המדיה שלנו, זה כאילו הם לא קיימים.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.كما لو أنهم غير موجودين فى بيئة وسائلنا الإعلامية.
Basın dünyamızda sanki onlar hiç var olmamışlar gibi.彼らの存在は無視されています 「マッドメン」と呼ばれる
Bebeğim sen benim dünyamı aydınlattın kimsenin yapamadığı gibiChérie tu éclaires mon monde comme personne d'autre
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Acho que é porque os "media", todos os "media", nos oferecem uma janela para o nosso mundo.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Azt gondolom, azért fontos, mert a média, minden médium, ablakot nyit a saját világunkra.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Cred că e important pentru că media, toate mediile media, ne oferă o fereastră înapoi spre lumea noastră.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Het is belangrijk omdat media, alle media, ons een venster op de wereld geven.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Ich denke, es ist wichtig, weil Medien, alle Medien, uns ein Fenster zurück in unsere Welt geben.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Je crois que c'est important parce que les média, tous les média, nous offrent une fenêtre sur notre monde.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Jeg synes det er vigtigt fordi medier, alle medier giver os et vindue tilbage ind mod vores egen verden.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.제 생각에는 매체라는 것이, 모든 매체라는 것들이 우리 세상을 다시 들여다보게 만드는 창을 제공하기 때문입니다.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Là bởi vì truyền thông, truyền thông, cho ta một cánh cửa sổ xuyên vào thế giới trong ta.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Penso sia importante perché i media, tutti i media, ci forniscono una finestra sul nostro mondo.
Bence, medya, tüm medya, bize dünyamıza geri bakan bir pencere verdiği için önemlidir.Νομίζω ότι είναι σημαντικό επειδή τα μέσα, όλα τα μέσα, μας παρέχουν ένα παράθυρο πίσω στον κόσμο μας.

İlgili Sayfalar