dünyamı ile cümle

dünyamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.Ve společnosti, ve vzdělání a v našich podnicích si nevážíme hraní.
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.W sprawach społecznych, w edukacji i w pracy nie doceniamy zabawy.
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.Στην κοινωνία μας, στην εκπαίδευσή μας και στις επιχειρήσεις μας δεν εκτιμούμε το παιχνίδι.
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.В социалния аспект, образованието и бизнеса, ние не ценим забавлението.
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.В социальной сфере, в образовании и в бизнесе не ценят игру.
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.В соціальному плані, в освіті, в нашому бізнесі ми не цінуємо гру.
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.ואתה לא נהנה. בתחום הסוציאלי, בחינוך ובעסקים,
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.في التنمية الاجتماعية، في مجال التعليم وأعمالنا ، لا يقدر اللعب.
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.喺社會,教育,工作上, 我哋唔重視玩。
Sosyal hayatta, eğitimde ve iş dünyamızda oynamaya değer vermiyoruz.遊びを評価しません 遊びに価値を見出さないから
Tatilde ailemizle vakit geçirdiğimiz deniz kıyısı bizim dünyamız onun da dünyası.Creo que nuestro mundo es su mundo. Entonces nos es fácil comprender sus pinturas.
Tatilde ailemizle vakit geçirdiğimiz deniz kıyısı bizim dünyamız onun da dünyası.Myślę, że nasz świat jest jego światem więc jest to malarstwo do którego łatwo możemy się odnieść.
Tatilde ailemizle vakit geçirdiğimiz deniz kıyısı bizim dünyamız onun da dünyası.Myslím, že v tomto tento náš svět odpovídá i jeho době, a tak je pro nás snadné výjev vnímat a chápat.
Tatilde ailemizle vakit geçirdiğimiz deniz kıyısı bizim dünyamız onun da dünyası.Мисля, че нашият свят е бл и негов. Затова лесно разбираме тази картина.
Tatilde ailemizle vakit geçirdiğimiz deniz kıyısı bizim dünyamız onun da dünyası.و تذهب في إجازة على شاطئ البحر و تقضي وقتا مع عائلتك. أعتقد أن عالمنا هو عالمه
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi -- Google Haritalar'ı,La fel ca hărţile fizice ale lumii influenţate mult de tehnologie -- gândiţi-vă la hărţile Google,
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi -- Google Haritalar'ı,Tak jak mapy fizyczne świata zostały bardzo zmienione przez technologię -- mam na myśli Mapy Google,
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi --이제 오늘날의 기술에 영향을 받아 변화하는 실제 지도들을 생각해보시죠
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi --Způsob mapování fyzického světa výrazně ovlivnila moderní technika.
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi --אבל בדיוק כמו מפות העולם שהושפעו רבות מהטכנולוגיה --
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi --والان ومثلما هو للخرائط الطبيعية لعالمنا والتي استفادت كثيراً من التقنية --
Tıpkı dünyamızın teknolojiden büyük oranda etkilenen haritaları gibi --テクノロジーの恩恵に授かった 物理地図と同様に
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Allt detta ger oss en slags känsla av vilka vi är, av vår särskilda plats i världen.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Dit alles geeft ons een soort gevoel van wie we zijn, van onze eigen plaats in de wereld.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Todas essas coisas nos dão um senso de quem somos, do nosso lugar específico no mundo.
Tüm bunlar bizlere dunyamızdaki belirli bir yerde, nasıl bir insan olduğumuzun hissini veriyor.Todas estas cosas nos dan una especie de sentido de quien somos, de nuestro lugar particular en el mundo
Uzaydan som altından bir meteorun dünyamıza düştüğünü varsayın, bu durumda altının fiyatı ucuzlar.Umožnilo jim to nakoupit o trochu více od ostatních zemí, ale ve skutečnosti to nevytvořilo žádnou inovaci.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.A saját képzeletünk tájai pedig ismerősek számunkra, ez a lelki világunk.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Conhecemos as paisagens da nossa própria imaginação, as nossas paisagens interiores.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Dobre poznáme končiny našej vlastnej predstavivosti, naše vnútro.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Důvěrně poznáme krajinu vlastní představivosti, naše nitro.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.E abbiamo familiarità con i paesaggi della nostra immaginazione, i nostri 'paesaggi interiori'.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Et nous sommes habitués aux paysages de notre imagination, à nos paysages intérieurs.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.그리고 우리는 자신만의 상상속의 풍경과 자신의 내면의 본성에 친숙합니다.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Og vi kender vores egen fantasis landskaber, vores indskaber.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Tunnemme hyvin omat mielikuvitusmaisemamme, sisäiset maisemamme.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Und die Landschaften unserer Phantasie sind uns vertraut.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Vi känner till vår fantasis landskap, våra inskap.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.We zijn vertrouwd met de landschappen van onze eigen verbeelding, onze innerlijke landschappen.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Y estamos familiarizados con los paisajes de nuestra propia imaginación, nuestro paisaje interior.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Και είμαστε εξοικειωμένοι με τα τοπία της φαντασίας μας τα εσώτερα τοπία.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Запознати сме с пейзажите на собственото ни въображение, нашите вътрешни пейзажи.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.Ми знайомі із горизонтами нашої уяви, нашого внутрішнього світу.
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.ראיה באמצעות המוח מכונה לעיתים קרובות - דמיון. אנחנו מכירים את הנופים של הדמיון שלנו -
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.ونحن نألف المناظر الخاصة بخيالنا
Ve bizler kendi hayal gücümüzün, içsel dünyamızın manzaralarına alışkınız.どんな人だって想像はしますから
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Azt mondja, hogy "te nem én vagyok", az "az a növény nem én vagyok, nincs közöm hozzá".
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.E essa história do "eu" criou o mundo que temos hoje.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Ja tämä tarina itsestä oikeasti luo maailmamme.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Och den här berättelsen om jaget skapar verkligen vår värld.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Si aceasta poveste a sinelui într-adevar creeaza lumea noastra.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.Ty nejsi já, ta květina nejsem já, je to něco odděleného.
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.בקרב דברים נפרדים אחרים,
Ve bu ayrılık temelli kimlik anlayışı gerçekten dünyamızı yaratır.この宇宙とも分断されています。
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Cette identité devient le véhicule qui nous permet de naviguer dans notre monde social.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Chính cái tôi ấy trở thành phương tiện điều khiển cách thức chúng ta ứng xử trong cuộc sống thực tại.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Dan diri itu menjadi kendaraan untuk menjelajahi dunia sosial kita.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.Dit zelf wordt ons voertuig voor navigatie in onze sociale wereld.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.E esse eu torna-se o veículo para navegarmos no nosso mundo social.
Ve bu benlik, sosyal dünyamızda yönümüzü bulduğumuz aracımıza dönüşüyor.E quel sé diventa il mezzo per navigare nel mondo sociale.

İlgili Sayfalar