dün ile cümle
dün kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom dün okula gelmedi.Tom didn't come to school yesterday.
Tom dün yeni bir araba satın almadı, değil mi?Tom didn't buy a new car yesterday, did he?
Tom dün baktığı arabayı almamaya karar verdi.Tom decided not to buy the car he was looking at yesterday.
Tom dün gece uyuyamadı.Tom couldn't sleep last night.
Tom dünkü testte bile bir soruya bile cevap veremedi.Tom couldn't answer even one question on yesterday's test.
Tom dün gördüğümüz pahalı görünümlü kırmızı arabaya sahibi olduğunu iddia etti.Tom claimed that he owned that expensive-looking red car we saw yesterday.
Tom dün bir sürü balık yakaladı.Tom caught a lot of fish yesterday.
Tom dün bir çift büyük alabalık yakaladı.Tom caught a couple of large trout yesterday.
Tom ofisime dün öğleden sonra erken geldi.Tom came to my office early yesterday afternoon.
Tom dünya rekoru kırdı.Tom broke the world record.
Tom dün bir kamera satın aldı.Tom bought a camera yesterday.
Tom dün gece Boston'a vardı.Tom arrived in Boston last night.
Tom dün her zamankinden daha erken geldi.Tom arrived earlier than usual yesterday.
Tom dün istifasını açıkladı.Tom announced his resignation yesterday.
Dün Tom'un bana bakış şekli hakkında bir tuhaflık vardı.There was something odd about the way Tom looked at me yesterday.
Benim dün parkta gördüğüm kesinlikle Tom'du.It was definitely Tom that I saw yesterday in the park.
Tom'un dün gece niçin gelmediğini merak ediyorum.I wonder why Tom didn't show up last night.
Tom'un dün gece geç saatlere kadar çalıştığını duydum. Doğru mudur?I heard that Tom was working late last night with you. Is that true?
Dün gece, Tom'un odasından gelen garip bir ses duydum.I heard a strange noise coming from Tom's room last night.
Dün gece yemek yedim ama Tom'un yediğini sanmıyorum.I ate dinner last night, but I don't think Tom did.
Mary'nin dün yaptığından Tom'a bahsetmesen iyi olur.You'd better not tell Tom about what Mary did yesterday.
Dün Tom arabasını geri sürerken Mary'nin bisikletini ezdi.Yesterday, when Tom was backing up his car, he ran over Mary's bicycle.
Tom'un hayali Mary ile dünya çapında rahat etmek.Tom's dream is to travel around the world with Mary.
Tom Mary'nin dünyadaki en güzel kadın olduğunu düşünürdü.Tom used to think Mary was the most beautiful woman in the world.
Tom Mary'ye dün gece onunla buluşacağını söyledi ama asla gelmedi.Tom promised Mary that he'd meet her last night, but he never showed up.
Tom dün öğleden sonra Mary'ye yardım etti.Tom helped Mary yesterday afternoon.
Tom dün akşam Mary'yi aramayı unuttu.Tom forgot to call Mary yesterday evening.
Tom dün gece Mary ile hiç konuşmadı.Tom didn't speak to Mary at all last night.
Tom dün Mary'yi aradı.Tom called Mary up yesterday.
Dün Tom ve Mary dışında hiç kimse gelmedi.No one came yesterday except Tom and Mary.
Tom ve John bazı kızları almak için dün gece bara gittiler.Tom and John went to the bar last night to pick up some girls.
Eski olanlarının yanı sıra çağdaş Farsça şiirler batı dünyasında bilinmemektedir.Contemporary Persian poems haven’t been known in west world as well as ancient ones.
Dünya tehlikeli bir yerdir.The world is a dangerous place.
Tom dün gece kütük gibi uyudu.Tom slept like a log last night.
Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?
O, dün biraz gergin görünüyordu.He was looking a bit nervous yesterday.
Üzgünüm dün seninle konuşmak için bir şans yakalamadım.I'm sorry I didn't get a chance to talk with you yesterday.
Dünyadaki en yaygın isim Muhammed'dir.The most common first name in the world is Mohammed.
Dün gece niçin beni aramadın?Why didn't you call me last night?
Dünyadaki en iyi anneye sahibim.I have the best mom in the world!
Dün akşam akşam yemeği pişirdim.I made tea last night.
Dün saçımı yıkadım. Bugün onu keseceğim.Yesterday I washed my hair. Today I'll cut it.
Önemli olan bugün ne yaptığındır, dün geçmişte kalmıştır.The only thing that matters is what you do today, yesterday is gone.
Dünyayı dil inşa eder.Language builds the world.
Dün gece, o, iyi olup olmadığını sordu.Last night, he asked if you were well.
Para dünyayı yönetir.Money rules the world.
Animesiz dünya Internet erişimi olmayan bir çamaşır makinesi gibi olurdu.The world without anime would be like a washing machine without Internet-access.
Esperanto, dünyadaki en bencil dildir.Esperanto is the most self-centered language in the world.
Dünyadaki birçok insan okumak için vakitleri olmadığından şikayet eder.Many people in the world complain that they don't have time to read.
Dil dünyalar açar.Language opens worlds.
Bildiğimiz gibi burası dünyanın sonu.This is the end of the world as we know it.
Bütün dünya izliyor.The whole world is watching.
Tüm dünya izliyor.The whole world is watching.
Dünyayı araştırabilirsin ama asla Mary'den daha güzel bir kadın daha bulamazsın.You could search the world over and never find another woman more beautiful than Mary.
Dünyayı araştırabilirsin ve asla Tom'dan daha dürüst bir adam daha bulamazsın.You could search the world over and never find another man more honest than Tom.
Mary'nin dün gece meyhanede söylediği şarkıyı Tom yazdı.Tom wrote the song that Mary sang last night at the pub.
Tom dün sabah erkenden Mary'yi görmeye gitti.Tom went to see Mary early yesterday morning.
Tom dün akşam haberdeydi.Tom was on the news last night.
Tom dün gece banyo yaptı.Tom took a bath last night.
Tom bana dün gece Mary hakkında bir rüya gördüğünü söyledi.Tom told me that he had a dream about Mary last night.