dümdüz ile cümle

dümdüz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Yer dümdüz edildiği,When the earth is stretched out taut
"Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak."And turn them into a level plain,
Hayır hayır, yer birbiri ardınca sarsılıp dümdüz olduğu zaman,Surely when We pound the earth to powder grounded, pounded to dust,
Rableri de günahlarını başlarına geçiriverdi de orayı dümdüz etti.So God obliterated them for their crime, and (destroyed) all of them alike.
Ve elbette Biz yer üstünde ne varsa hepsini, kupkuru yapıp dümdüz edeceğiz.For We shall certainly turn it to barren dust.
Dağlar yürütülür, serab olur gider, her taraf dümdüz olur. [27,88; 101,5; 20,105-107; 18,47]The mountains put in motion turning into a mirage.
Yer yayılıp dümdüz edildiği, [20,106-107]When the earth is stretched out taut
"Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."And turn them into a level plain,
Yer birbirine çarpılıp dümdüz hale getirildiğinde,When the earth is ground to powder,
Rabbimin va'di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va'di haktır."But when the promise of my Lord is fulfilled, He will level it; and my Lord’s promise is true.’
Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır. Rabbimin vaadi de haktır.But when the promise of my Lord is fulfilled, He will level it; and my Lord’s promise is true.’
Rabbimin vaadi geldiği vakit de onu dümdüz yapacaktır.But when my Lord's promise is come, He will make it dust.
Okçular köyünün "dümdüz" olduğu söyleniyor.The village of Okcular is said to be "flattened".
Araç çarpışmanın etkisiyle dümdüz olmuştu.The vehicle was almost flattened by the impact.
Dolaylı travma: Kol dümdüz haldeyken elin üzerine düşmeyle oluşabilir.Indirect trauma: by falling and landing with an outstretched arm.
Çoğu folyo içinden dümdüz geçti.Most flew straight through the foil.
Mese, Milyon taşı ile başlar, Aya Sofya'ya yanaşır, batı yönüne doğru dümdüz devam eder.A Mese começava no Milião, perto de Santa Sofia e dirigia-se para o oeste em linha reta.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Geralmente produz uma margem superior vincada e é frequentemente simétrico.
Caddenin sonuna kadar dümdüz git.Ga rechtdoor, tot het einde van de straat.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Poranění má obvykle ostrý horní okraj a často je symetrické.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Ele produc de obicei o margine superioară clară și adesea simetrică.
Dümdüz gidin.Mergeți drept înainte.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Jellemzően élesen kirajzolódó felső határvonala van, és gyakran szimmetrikus.
Düz vites kullanılarak dümdüz uzun bir yolda yarışılır.Το πατινάζ ταχύτητας μεγάλης πίστας είναι το αντίστοιχο αγώνισμα μακράς διαδρομής.
Bunun ardından dünyanın üzeri dümdüz olacaktır.Derfor synes Solen at bevæge sig baglæns.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Ini biasanya mengakibatkan batasan atas yang tajam dan seringkali simetris.
Düz vites kullanılarak dümdüz uzun bir yolda yarışılır.Đường đua drag hầu như theo một đường thẳng.
Genel olarak dümdüzdür; sadece ovalardan oluşur.מתאבד - קיים רק בחבילת הרחבה.
Genellikle dümdüz ve belirgin bir üst sınır oluşturur ve çoğunlukla simetriktir.Увреждането обикновено е с рязко изразена горна граница и често пъти симетрична.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.6만불 이상으로는 모두가 똑같습니다.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Acima disso, temos um linha totalmente reta.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Al di sopra di quello, troviamo una linea piatta.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Au dessus, la ligne de bonheur est absolument plate.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Daarboven zien we een volkomen vlakke lijn.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Darüber bekommen wir eine absolut flache Linie.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Diatas itu, kita mendapatkan garis yang sangat rata.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Efölött azonban a vonal abszolút egyenes.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Nad spomenutou hranicou dostávame ale absolútne rovnú líniu.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Nad touto hranicí jsme ale získali absolutně rovnou čáru.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Natomiast powyżej linia jest zupełnie pozioma.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Ovanför det får vi en helt vågrät linje.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Over den grænse så vi en helt flad kurve.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Pero por encima de ese umbral, obtenemos una línea totalmente plana.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Peste acest nivel, obţinem o linie absolut plată.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Sen yläpuolella, meillä on täysin tasainen viiva.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Và trên mức đó, chúng ta có một đường thằng hoàn toàn.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Πάνω από αυτό, έχουμε μια απόλυτα επίπεδη γραμμή.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Все, що вище цієї цифри - ми отримуємо цілком рівну пряму.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Над тази сума получаваме абсолютно плоска линия.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.Но все, что выше этой цифры -- мы получаем абсолютно ровную прямую.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.מעל 60,000, אנחנו מקבלים קו ישר לחלוטין.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.فوق ذلك، نحن على خط مستوي بثبات.
Ama bunun üstünde, tamamen dümdüz bir çizgi görüyoruz.明らかに ここで言える事は
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...De fapt, multe dintre statui, când le excavezi, spatele e perfect neted -- neted aproape ca sticla.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...In feite zijn veel beelden, als je ze opgraaft, volkomen glad -- bijna als glas.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...사실 많은 석상들은 발굴당시 뒷면이 아주 매끄러웠답니다. 거의 유리처럼요.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...Всъщност повечето от статуите, когато се дълбае в тях, задната част е напълно гладка, почти като стъкло.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...На самом деле, спины многих статуй при раскопке абсолютно гладкие — как стекло.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...למעשה, ברבים מהפסלים, כאשר מוציאים אותם מהאדמה, הגב חלק לחלוטין -- ממש כמו זכוכית.
Aslında bu heykellerin çoğunun kazı sırasında arkaları dümdüz bulunmuş--cam kadar düz...فى الواقع، أغلب التماثيل عند إستكشافها، مؤخرتها ناعمة جداً، كنعومة الزجاج
İlgili Sayfalar