dükkânlar ile cümle

dükkânlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.אלו 65,000 קולבים ברחוב שיש חנויות אפנה לכל ארכו.
Bu moda dükkanlarıyla sıralı bir sokakta 65.000 elbise askısı.هناك 65,000 من علاّقات المعاطف في شارع مليء بمحلات الازياء.
Cehennemde şeker dükkanları var.Ada toko keringat di neraka.
Cehennemde şeker dükkanları var.A poklokban kizsákmányoló munkák vannak.
Cehennemde şeker dükkanları var. Cennette kanatlarını kiralayan insanlar var.Laboratori infernali sfruttano il lavoro minorile, mentre altra gente presta le loro ali in paradiso.
Cehennemde şeker dükkanları var. Cennette kanatlarını kiralayan insanlar var.W piekłach są fabryki. w niebach ludzie wynajmują skrzydła.
Cehennemde şeker dükkanları var.Dílny v pekle.
Cehennemde şeker dükkanları var.Dưới địa ngục bạn thấy sự bóc lột lao động
Cehennemde şeker dükkanları var.En el infierno hay maquiladoras.
Cehennemde şeker dükkanları var.In den Höllen gibt es ausbeuterische Betriebe.
Cehennemde şeker dükkanları var.Je hebt sweatshops in hellen.
Cehennemde şeker dükkanları var.여러분은 지옥에 착취 공장을 가지고 있습니다
Cehennemde şeker dükkanları var.Sunt ateliere cu condiţii grele de muncă în iaduri.
Cehennemde şeker dükkanları var.Temos fábricas clandestinas nos infernos.
Cehennemde şeker dükkanları var.V pekle sú manufaktúry.
Cehennemde şeker dükkanları var.Στις κολάσεις υπάρχουν φάμπρικες-κάτεργα.
Cehennemde şeker dükkanları var.В аду есть цеха использующие рабский труд.
Cehennemde şeker dükkanları var.Намират се сладкарници и в Ада.
Cehennemde şeker dükkanları var.У пеклі є цехи, які використовують рабську працю.
Cehennemde şeker dükkanları var.יש סדנאות יזע בגיהנום.
Cehennemde şeker dükkanları var.هناك متاجر حلوى في الجحيم
Cehennemde şeker dükkanları var.天国に行けば翼をつけてもらえます
Çevrimiçi dükkanlarMetodika internetovej štúdie
Çevrimiçi dükkanlarNove nadzorovane snovi
Çevrimiçi dükkanlarNowe substancje pod kontrolą
Çevrimiçi dükkanlarVerkkokaupat
Çinli vatandaşlara ait evleri ve dükkanları yağmalamak için büyük bir hücum başladı. Her şeyi aldılar.Una gran turba que se puso a saquear las casas y tiendas de los chinos: la gente se llevaba todo.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Chrońcie dzieci przed takimi sklepami.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Držte děti dál od obchodů, které vypadají takhle.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Eloignez les enfants des magasins qui ressemblent à ça.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Giữ những đứa trẻ xa khỏi những cửa hàng trông như thế này.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Halten Sie Kinder von diesen Läden fern.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Jauhkan anak-anak dari toko seperti ini.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Jongeren weghouden uit dit soort winkels.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.아이들이 이런 음식을 먹지 않게 해야합니다.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Mantenham os miúdos fora de lojas como esta.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Otroke odvračajte od trgovin, ki izgledajo takole.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Saquen a los niños de las tiendas que se ven así.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Tartsák távol a gyerekeket az ilyen üzletektől.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Tenete i ragazzi fuori da negozi come questi.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Țineți copiii departe de fast-food care arata așa.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Κρατήστε τα παιδιά μακριά από καταστήματα σαν αυτό.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Держите детей подальше от магазинов, которые выглядят так.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.Дръжте децате извън магазини които изглеждат като този.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.תשמרו שילדים לא יכנסו לחנויות כאלה.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.أبقوا الطلاب خارج متاجر تبدو كهذه.
Çocukları böyle gözüken dükkanların dışında tutun.健康的なものを食べさせよう
Çünkü bekçiler dükkanlardan ziyade televizyon izlemekle meşgullerdi.왜냐하면 경비들은 가게에 신경쓰는 대신 TV를 보고 있었거든요.
Çünkü bekçiler dükkanlardan ziyade televizyon izlemekle meşgullerdi.מכיוון שהשומרים היו שקועים בצפייה בטלויזיה במקום לשים לב לחנות.
Çünkü bekçiler dükkanlardan ziyade televizyon izlemekle meşgullerdi.مستغلين أن الحرس (النواطير) مشغولون بمشاهدة المسلسل بدلا من مراقبة المحل.
Çünkü bekçiler dükkanlardan ziyade televizyon izlemekle meşgullerdi.更にドラマのヒロインにちなんで 「トゥルシ・ジンダバード:
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.Ce ne sono tanti altri nei negozi.
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.Er zijn er nog te vinden in de winkels.
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.Es gibt sie in den Geschäften zu Hauf.
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.Hay cantidad de ellos en las tiendas.
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.Jest ich całe mnóstwo w sklepach.
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.가게에는 훨씬 많은 귀걸이가 있습니다.
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.On en trouve plein d'autres dans les magasins.
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.Sunt o mulţime în magazine.
Dükkanlarda daha bir sürü mevcut.Van még jónéhány az üzletekben.

İlgili Sayfalar